Başörtülü Kürt kızı

19.08.2009 04:46

Ahmet Taşgetiren

Diyelim ki her şey, tıkır tıkır işledi, "açılım" gerçekleşti, Kürt kızı Rojda, Kürtçe'yi öğrenmeye, köyünün Kürtçe ismini kullanmaya, göğsünü gere gere "Ben Kürt'üm" diyebilmeye başladı.

Sonra?

Sonra diyelim, bir gün, "İnançlarım benden bunu istiyor" diyerek, başını örtmeye karar verdi. İlköğretimin 6'ncı, 7'nci, 8'inci sınıfında, lisede ya da üniversitede...

İlköğretimde müdürü Kürt'tü.

Lisede müdürü Kürt'tü.

Üniversitede rektörü Kürt'tü.

Üniversitenin kapısındaki güvenlik görevlileri bile Kürt'tü.

Geldi Rojda, okulun kapısına...

Çevrildi.

Böyle giremezsin, denildi.

-Neden, diye sordu Rojda. Ben Kürt'üm ve bütün özgürlükleri kazandım.

-Bu, başka bir şey, dedi güvenlik görevlisi Kürt Mehmet, Kürt kızı Rojda'ya... Başındaki örtü ile giremezsin. Henüz bu özgürlük tanınmadı. Ne Türk'e ne Kürt'e... Üstelik Kürt olan müdürümüzün, rektörümüzün emri de böyle.

Ne yapsın başörtülü Kürt kızı Rojda?

Böyle bir manzarayı tasavvur edebiliyor musunuz?

Böyle bir manzara ihtimal dışı mıdır?

Acaba "Demokratik açılım" dediğimiz şey, Kürt kızı Rojda'nın bu özgürlüğünü de kapsıyor mu?

Yoksa henüz ona sıra gelmedi mi?

Yoksa onun için henüz uluslararası ve ulusal konjonktür hazır olmadı mı?

Belki de oraya, buralardan geçilerek gelinecek!

Alevi açılımı...

Gayrimüslim gruplara yönelik açılım.

Kürt açılımı...

Bu kadar açılım yaptıktan sonra herhalde, gariban dindarların inanç özgürlüğüne de sıra gelir?

Öyle var sayılıyor olmalı.

Yoksa Türkiye'de hiç kimse, özellikle, hâlâ askeri alanlara eşi ile birlikte gitmeyen-gidemeyen Cumhurbaşkanı, Başbakan vs. orada bir sancı odağının yaşayıp gelmekte olduğunu görmezlikten gelemez.

Peki, Kürt kızı Rojda ya da onun adına kimlik mücadelesi veren dindar Kürtlerimiz ne düşünür bu "İslami mesele" hakkında?

Yoksa bir kere "Kürt kimliği" elde edilince, "İslami mesele" gözden çıkarılır bir şey haline mi gelir? Yoksa "Türk olsun da çamurdan olsun"un Kürtçe'de de "Kürt olsun da çamurdan olsun" gibi bir karşılığı mı var?

Yapmaya çalıştığım şey, "açılım"ın gerekliliğini yok saymak değil.

Ama Türkiye'de "Demokratik açılım" dediğiniz zaman, bunun "Kürt açılımı"na indirgenmesini yadırgıyorum. Ve Sayın Cumhurbaşkanı'nın da bir ara "Türkiye'de Müslüman çoğunluğun da inanç özgürlüğü problemi var" tespitiyle ifade edilen asıl büyük sancının ıskalanmasıdır.

Kürt kızı Rojda için, başörtüsü yasağı uygulayan rektörün ya da o yasağı üniversite kapısına taşıyan güvenlik görevlisinin Kürt ya da Türk olması çok önemli mi? Yani, despotça uygulamaları bir Türk yaptığında milliyetçilik damarım bunu içime sindirmemi mi sağlamalı? Ya da Kürt kızı Rojda, "zulmü uygulayan" Kürt olunca, "Eh buna dayanmak gerekir" mi demeli?

Ben, külli bir sistem açılımı gerektiğini düşünüyorum.

Ben, ucu teröre kadar uzanan bir "Kürt sorunu"nun ülkenin başına bela haline getirilmesinin de aslında, sistemik bir zemini bulunduğunu düşünüyorum.

Öcalan ve PKK bile sistemin ürünüdür, diyorum ben.

Ve çözüm için yola çıkan AK Parti, bu sistem restorasyonunu öneremiyor.

Sorarım size:

-AK Parti açısından Türkiye'de bir inanç özgürlüğü sorunu olmadığı düşünülebilir mi?

Sorarım size:

-İnanç özgürlüğü sorununu, bizzat Cumhurbaşkanı ve Başbakan yaşarken, AK Parti'nin "Demokratik açılım" paketi tartışmasında en küçük bir ima ile dahi olsa, bu sorunlar gündeme gelmez...

Gelmez, çünkü o alan "cıss"lı alandır. O alanın arkasında uluslararası irade yoktur. O alan, AİHM'de bile, "Yasak hemşerim" diye cevaplanan alandır.

Niye yazıyorum bunları?

Politik bilincin daha diri olması için.

Kürt kızı Rojda, (ya da İslami duyarlılığı olan Kürtler) başörtülü hali ile ne yapacağını düşünsün diye...

Sistemin ağababaları, dağa çıkmayanların da hakkını dikkate alsın diye...

Ya da "açılım"ın mimarları, gerçek bir açılıma da kafa yorsunlar diye...

Ya da herkes, dünya görüşüne ve zihni koordinatlarına bir kere daha göz atsın diye...

BUGÜN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim