Başbakanlığının bittiği an(!)

08.10.2011 00:17

Leyla İpekçi

Tenzile Hanım'ın yüzüne uzun uzun baktım. Gün boyunca bilgisayarların ve televizyonların ekranından onun oğluyla birlikte çektirdiği kareler geçti.

Daha doğrusu Tayyip Bey'in annesiyle birlikte çektirdiği kareler demek gerekiyor. Çünkü Tenzile Hanım'ın medyaya 'görüntü vermek' gibi bir meselesi yoktu bence. Tenzile Hanım'ın yüzündeki o kederli ve aynı anda coşkulu, bezgin, sıkılgan ama aynı anda mahcup ifade, bizleri çok sonraya davet ediyormuş meğer. Yaşamdan sonrasına. Ebediyete bakan o karede beni büyüleyen bu annenin simasına bakakaldım.

Daha sonra video görüntülerini de izledim. Tenzile Hanım, oğlu Erdoğan tarafından bir sofraya oturtuluyor. Erdoğan, annesine doğru eğiliyor, ona haşarı oğlan çocuğu bakışlarıyla bakıyor: 'Hadi anne' der gibi! Birlikte objektiflere poz vermeleri için uğraşıyor, velhasıl durmaksızın pervane oluyor anasının etrafında. Annesi tepki vermemeye çalışıyor. Kendini tutuyor olmalı. Öyle rahat, gevşek filan değil, öyle bir insan değil zaten. Belki sahici olamamaktan mustarip en çok. O anda onun için Başbakan Erdoğan, eteklerinden çekiştiren çocuğu. Bir şey tutturduğu zamanlarda yaptığı gibi tıpkı.

Yıllar önce, Erdoğan İstanbul belediye başkanı olduktan beş altı ay sonra onunla bir 'pazar söyleşisi' yapmıştım Yeni Yüzyıl gazetesi için. Çocukluk anılarından bahsederken babasının çok celalli olduğunu anlatmıştı. Erdoğan'ın yüzünden bulutlar geçmişti sert bir anısını anlattığı sırada. Hemen ardından, babasına karşı annesiyle nasıl ittifak ettiğini, nasıl suç ortaklığı yaptığını anlatmıştı tebessüm ederek. Kim bilir diye geçirmiştim içimden, neler çekmişti anneciği, celalli kocasına benzeyecek olan oğlundan!

Bütün anneler böyledir aslında. Dört buçuk yaşımda annemi yitirdiğim için, anne evlat ilişkilerine hep 'öteki' olarak bakmak zorunda kaldım. Yaşıtlarım anneleriyle didişip dururken, annelerinin onlara bakışlarındaki ılık ürpertilerle merhametin nasıl kuşatıcı bir özellik olduğunu anlardım. Anne olmayı kimseden öğrenemezdiniz. Ancak sevenlerin bileceği bir sırdı bu. Evlatlar ne kadar da şanslıydı.

Erdoğan'ın da yüzüne baktım görüntülerde uzun uzun. Annesine elbette çok şeyler vermek istiyor, ama vakti sınırlı ve o tabii bir başbakan. Yani Tenzile Hanım'ın Anneler Günü'nü kutlarken poz vermek durumunda. Bu kısıtlı koşullarda annesine vereceği belki en kıymetli hediye bu. Annesi biliyor. Oğluyla birlikte olduğu için elbette gözlerinin içi gülüyor. Ama Tenzile Hanım 'orada' değil. Ne gazetecilerle birlikte o anda, ne oturtulduğu sofrada, ne bulundukları o bahçeye ait. Başka bir yerde o. Kadim annelik bilgisiyle yoğrulduğu, elleriyle çocuklarını büyüttüğü, rızkını bulduğu, elleriyle semaya dönüp dua ettiği, şükrettiği, hamdettiği yerde...

Oğlunun bir başbakan olması onu ne şımartmış, ne gösteriş düşkünü yapmış. Hep olduğu gibi o. Bugünün 'neo anne'leri gibi değil; 'bildiğini sanmıyor'. Bilmediğini biliyor. Bunun getirdiği bir teslimiyet içinde. Sahici bir özgürlük bu. Tenzile Hanım, eski anneler gibi: Neyse o! Oğlunun bir başbakan olduğunu ve bazı şeylerin 'mecburen' yapılması gerektiğini çoktan kabullenmiş. Razı olmayı, sabretmeyi, çile çekmeyi... Yine de hiç işi yok medyayla, polemiklerle, magazinle. Kendi haresinin içinde. Kendi bulutunun yağmuruyla avunuyor.

Erdoğan sarılıyor bir başka karede annesine. Bir sonraki karede çiçekleri verecek, elini öpecek. Mahcup oluyor annesi. Yüzü al al olmuş. Ne yapacağını bilemiyor kucağına sığmayan çiçeklerle. Ama Erdoğan'ın onu bırakacağı yok! Son bir hamleyle kucaklıyor anacığını. Elini omzuna dolayıp sarılıyor. Yanak yanağa oldukları o an: Tenzile Hanım'ın yüzündeki katmanlar açılıyor, perdeler kalkıveriyor. Sahici bir buluşma daha işte. Kahkahalar eşliğinde.

Ve: Erdoğan için başbakanlığının bittiği an! Anneleriyle büyümeyen çocuklar vaktinden önce olgunlaşır ve anne evlat ilişkilerinin ortasında kendilerini hep acemi hissederler. Anneleriyle büyümüş oğullar ise anneleri ebediyete intikal edene dek tam olarak büyümezler hiç. Artık hayallerine yama yapacak bu evlat. Annesinin ölümü ardından ondan en güzel anılarını iade alacak. Torunlarına aktarabilmek için. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun Tenzile Hanım'ın.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim