Barışın ilk şartı

09.11.2010 15:50

Yasemin Çongar

Çeyrek asrı aşan bu kirli savaşı bitirmenin yolu yöntemi üzerine daha çok yazıp çizecek, barışın koşullarını, güvencelerini, olmazsa olmazlarını daha çok tartışacağız kuşkusuz. Devlet, örgütle konuşuyor artık; barışı sağlamak için daha fazla, daha kapsamlı, daha sistemli konuşması da gerekecek... Toplum, Kürt meselesini, eşitlik meselesini, silahı bırakıp siyaset yapma meselesini, Anayasa’daki vatandaşlık tanımının yenilenmesi meselesini, anadilde eğitim meselesini tartışıyor, tartışacak; demokrasi ve barış bu tartışmanın içinde olgunlaşarak hayata geçecek. Ama Kürt açılımının sınırları ne kadar genişlerse genişlesin, devletle örgüt arasındaki müzakerenin boyutu nereye ulaşırsa ulaşsın, barışmanın o “evrensel” kuralı, bu memlekette de değişmeyecek bence; savaşın ilk kurbanı olan “hakikat,” barışın da ilk şartı olacak...

Tuğgeneral Zeki Es’in askerî mahkemece tutuklanmasını, her şeyden önce, bu şartın sağlanması yönünde önemli bir adım sayıyorum ben. Zeki Es, malum, 27 Mayıs 2009’da, Hakkâri’nin Çukurca İlçesi Hantepe Bölgesi’nde, altı askerin ölümüne ve ordunun yeni operasyonlarına yol açan mayınları “Bizzat kendim yerleştirdim” diyen Çukurca Tugay Komutanı’ydı. Es’in böyle dediğini ve onun üstü konumundaki Hakkâri Tümen Komutanı Tümgeneral Gürbüz Kaya’nın da, “Hiç önemli değil, kahrolacak bir şey yok” cevabıyla, olayın üstünü örttüğünü, bir ses kaydı sayesinde, tesadüfen öğrenmiştik hatırlarsanız.

Genelkurmay, bu bilgiyi gizlemiş; mayının Kuzey Irak’tan sızan PKK’lılar tarafından patlatıldığını açıklamış; bunun üzerine, Başbakan Erdoğan, DTP liderlerine verdiği randevuyu son anda iptal etmiş, ordu yeni kara ve hava operasyonları düzenlemiş; ölümler sürmüş, savaş ilerlemiş, açılım arayışı ve barış umutları yine ertelenmişti.

Şimdi Zeki Es, altı askerin ölümüne sebebiyet vermekten yargılanırken, aynı zamanda, “hakikati” gizlemenin de hesabını verecek hukuk önünde.

Ve Gürbüz Kaya... Mayın patlamasında, Zeki Es’in gösterdiği “vicdani tepki”yi dahi paylaşmadığı ve Genelkurmay’ın ölen askerlerin ailelerine ve bütün topluma yanlış bilgi vermesini bizzat sağladığı ses kaydıyla sabitlenen o komutanda şimdi sıra.

Ölen askerlerin aileleri, adlarıyla sanlarıyla konuşarak, “Gürbüz Kaya’nın da tutuklanmasını bekliyoruz” diyorlardı dün. Haklı bir beklenti bu. Adalet de bunu gerektiriyor, barış da. Zira bu savaş, biraz da Gürbüz Kaya gibi, ateşi yalanlarla körükleyen komutanlar sayesinde bunca yıl sürdü, bunca can aldı; hakikat bizden ne zaman gizlense, daha çok kanadık, daha çok öldük.

Dün Ankara büromuzdan Arzu Yıldız ile Van muhabirlerimizden Adem Kaya’nın ortaya çıkardığı haber de, asıl bunun için çok önemli işte. Arzu ile Adem, hakikati bizden gizlenmek istenen karakol baskınlarının, daha önce Taraf’ın sayfalarında defalarca deşilmiş, sorgulanmış, tartışılmış sırlarını bu kez adaletin önüne taşıyacak bir süreç için düğmeye basıldığını duyuruyorlar bugünkü manşetimizde.

Van Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı, toplam kırk sekiz askerin öldüğü ve asker ya da gerilla üniforması içinde daha nice gencin ölümüne zemin hazırlayan Dağlıca, Aktütün, Gediktepe, Hantepe baskınlarına ilişkin soruşturma başlattı.

Bu soruşturma, savaşın devamını isteyenlerin söyledikleri yalanları, yaptıkları şikeleri, kurdukları kanlı ittifakları ortaya çıkarmak için büyük bir fırsat. Bu soruşturmanın nihayet açılmış olması, tıpkı Zeki Es’in tutuklanması gibi, sadece adaletin yerini bulması için değil, barışın ilk şartı olan hakikate ulaşmamızı kolaylaştıracağı için de başlıbaşına önemli bir “ilk.”

Taraf, üç yıla varan yayın hayatında, bu savaşın yalanlarını deşifre edip, hakikatini ortaya sermek için çok uğraştı. Arşive bakın; Dağlıca’da, Aktütün’de, Hantepe’de, Gediktepe’de yaşananlardan sonra bu gazetenin neler yazdığını ve başta dönemin Genelkurmay Başkanı olmak üzere, “devlet” adına konuşan birtakım adamların, yazdıklarından ötürü bu gazeteyi nasıl suçladıklarını, nasıl tehdit ettiklerini görün. O adamların asıl korktukları şey, bu ülkede barışı isteyen herkesin en çok ihtiyaç duyduğu şeydi; yani “hakikat”ti.

Şimdi korktukları, yavaş yavaş başlarına geliyor. Van’daki soruşturma, bölgede görev yapan askerî personel hakkında, “silahlı terör örgütüne üye olmak, kasten adam öldürmek ve görevi kötüye kullanmak” dâhil bir dizi suçlama getiriyor. Ve soruşturmayı yürütenler, dönemin Hakkâri Tümen Komutanı Tümgeneral Gürbüz Kaya dâhil, birçok rütbelinin de “şüpheli” konumda olabileceğini gizlemiyorlar.

“Bekleyip göreceğiz” demeyeceğim. Beklemeyeceğiz çünkü; Taraf, Çukurca’daki mayın davası gibi, Van’daki soruşturmanın da yakın takipçisi olacak.

Türkiye’nin önünde uzun zamandır ilk kez ciddi bir barış fırsatı var. Türkiye, uzun zamandır ilk kez, savaşı bitirmenin yollarını bu kadar geniş bir zeminde, bu kadar yoğun ve kararlı biçimde konuşuyor.

Bu konuşmanın hedefine ulaşması için, hakikati, savaşın sürmesini isteyenlerin elinden kurtarmamız gerekiyor önce. Mutlaka başaracağız. Buna inanıyorum.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim