1. YAZARLAR

  2. Yıldıray Oğur

  3. Barış İçin Beş Adım
Yıldıray Oğur

Yıldıray Oğur

Yazarın Tüm Yazıları >

Barış İçin Beş Adım

A+A-

100 TL.

Bir insanın hayatını kurtarmak için sizden

100 TL isteseler vermez miydiniz?

Ya yüzlerce gencin hayatı için?

İşte geçen cuma günü devletin içindeki ‘iyi adamlar’ yüzlerce gencin hayatını kurtaracak o 100 TL’yi bulup, bir koster kiraladı, o kostere binen avukatları İmralı’ya gidip Öcalan’la haftalık görüşmelerini yaptı ve ardından beklenen Ramazan Ateşkesi kararı geldi.

Taraf’ın manşeti üzerine devreye girip krizi çözen isim görünürde AKP Grupbaşkanvekili Suat Kılıç’tı. Ama gelen bilgilere göre İçişleri Bakanlığı’nın çözüme direnen milliyetçi bürokrasinin yarattığı krizi, Kılıç ve Adalet Bakanı’na verdiği talimatla bizzat Başbakan Erdoğan çözmüştü. Sık sık “Bir şehit daha vermemek için gerekirse bütün iktidarımı veririm” diyen Başbakan, referandum sürecinde cesaretle devreye girmiş, barış şansının üç beş statükocu bürokrata kurban edilmesini engellemişti.

“Yeni askerler” de ateşkesi destekliyor

Başbakan’ın barış için umut vaat eden bu cesaretini Ankara’da başka paylaşanlar da var artık. “Artık” diyorum çünkü bu yeni durum sadece bir haftalık bir maziye sahip. Hayırlı bir krizle atlatılan YAŞ toplantısının ardından oluşan yeni Genelkurmay ve üst düzey askeri kadro içinde açılım, çözüm ve ateşkes sürecine yüksek sesle olmasa da destek verenler var.

O komutanlardan biri 26 Ocak 2006’da Murat Yetkin’e ismini vermeden konuşmuş ve şöyle demişti: ‘Tabii adına ister Kürt sorunu, isterseniz başka şey deyin, sorun artık terör sorunu olmaktan çıktı. İstendiği zaman rahatsızlık vererek, varlığını hissettirmek amacıyla hep el altında tutulacak olsa da, terör ikinci planda önem taşıyor. Sorun artık Kürt ayrılıkçılığı, bölücülük, yani siyasi. Bölücü hareketin taleplerini dile getirmesi için artık teröre fazla ihtiyacı yok.’

Yetkin o gün kenidisine bu sözleri söyleyen kişinin yeni Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner olduğunu açıkladı geçenlerde.

Yani devletin PKK konusundaki bilgisi de değişiyor. Devlet artık PKK’nın silahlı bir güç olmaktan çok, bir siyasi güç olduğunu keşfediyor. Ateşkes çağrısının ilkkez dillendirildiği balıkçıda duyulan “PKK’nın talepleri için artık silahlı mücadeleye ihtiyaç yok” görüşü devlet katında yayılıyor.

PKK çatışmasız alana çekildi

Tabi ki Türkiye bir referandum ve seçime doğru giderken ateşkesi korumak da çözüm için adım atmak da zor. Hem de her iki tarafta da kontrol dışında olan güçler, savaşın sürmesini isteyenler varken.

Bu noktada ateşkesi koruyabilmek için devletin resmen operasyonları durdurma kararı vermesini beklemek mantıklı değil. İşte bu yüzden PKK’nın güçlerini çatışma ihtimali olan bölgelerden çatışmasız alanlara doğru çekmesi, asker ve PKK’nın en azından bu ateşkes sürecinde karşı karşıya gelmesini engellemek için atılmış önemli bir adım. PKK ateşkes kararını bu çekilme manevralarını tamamladıktan sonra açıkladı zaten.

BM ile silahsızlanma temasları

Ateşkes açıklamasının PKK’nın silahlı gücü HPG’den değil de siyasi kanadı KCK ve Kongra Gel’den gelmesi de anlamlı. Bu, Kürt sorununun artık siyasi bir sorun olduğunu PKK’nın da kabul ettiğinin işareti. PKK’nın silahsızlanma konusundaki samimiyetini göstermek için ise bir grup militanını BM’ye -herhalde Mahmur kanalıyla- teslim etmesi tartışılıyor. Bu konuda bazı somut girişimler ve görüşmeler olduğu duyumları da geliyor.

‘Z’ den değil, ‘A’ harfinden başlansın

Önümüzde bir aylık geçici bir ateşkesten daha fazlası var. PKK, ateşkes açıklamasında eğer bazı talepleri yerine getirilirse silahı tümüyle bırakmaktan bahsediyor. Beklenenden daha az radikal ve karşılanabilir talepler bunlar. Türk tarafında tüyleri diken diken eden özerklik bile listede yok. PKK, silahı bırakmak için operasyonların durmasını, Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesini, KCK ve Habur’da tutuklananların serbest bırakılmasını, Yüzde 10 seçim barajının düşmesini istiyor. Bir ayda bunların yapılamayacağının herkes farkında. Ama gelen haberler, atılacak iyi niyetli bir adımın bile barış sürecinin ilerlemesi için yeterli olabileceğini gösteriyor. Peki Türkiye referanduma giderken hükümet kendisini PKK ile temasta gösterecek böylesine bir adımı atıp, muhaliflerine bir türlü bulamadıkları “Hayır” gerekçesini verir mi?

Öcalan’a bir televizyon

Bu haklı bir soru. O halde barış için ‘z’ harfinden değil ‘a’ harfinden başlansın. Mesela Öcalan’a kaldığı F-Tipi cezaevinde diğer mahkumların sahip olduğu hakları verilsin. Serbest bırakılmasından, bir çiftliğe yerleştirilmesinden değil, kendisiyle aynı cezaevinde kalan 4 mahkûmun sahip olduğu televizyon ve düzenli gazete okuyabilme gibi haklardan bahsediyoruz. Bir de sadece TRT FM ayarlı olmayan bir radyodan.

Önümüzde bir ay var. Nefislerin köreltilmesi için tutulan oruçlar, dillerimizi de kalplerimizi de yumuşatmalı. Türkler ve Kürtler bu bayram bayramlaşmalı. O zaman bu Ramazan son 30 yılın tüm 11 aylarının gerçekten de sultanı olur.

Sivil Kürt siyasetinin 21 ağustos toplantısı

PKK, ateşkes kararı ve tümüyle silahsızlanma için ileri sürdüğü siyasi taleplerle aslında topu sivil Kürt siyasetine attı. Eşbaşkanlığına Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un getirildiği Demokratik Toplum Kongresi bu amaçla 21 ağustos tarihinde olağanüstü ateşkes gündemiyle toplanıyor. Aralarına Altan Tan gibi PKK çizgisinde olmayan Kürt siyasetçilerin de olduğu kongrenin 101 üyesinin ateşkes ajandasında Cumhurbaşkanı, Başbakan ve siyasi parti liderleriyle görüşmeler yapmak da var.

TARAF

YAZIYA YORUM KAT