1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. ZONGULDAK

  4. Barbar Fransa’nın Mali’ye Yönelik Müdahalesini Lanetliyoruz!..
Barbar Fransa’nın Mali’ye Yönelik Müdahalesini Lanetliyoruz!..

Barbar Fransa’nın Mali’ye Yönelik Müdahalesini Lanetliyoruz!..

Feda-Der, Ereğli şehir meydanında Fransa'nın Mali saldırısını protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı.

A+A-

Zonguldak Ereğli’de faaliyetlerine devam eden Feda-Der (Fikir ve Eğitim için Dayanışma Adalet Derneği) Ereğli şehir meydanında Fransa'nın Mali saldırısını protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasının Necdet Can okudu.

Basın Açıklamasının Tam metni:

Barbar Fransa’nın Mali’ye Yönelik Müdahalesini Lanetliyoruz!..

Afrika halklarının tarihinde en vahşi işgal, sömürü ve katliamlara imza atmış bir güç olan Fransa, Mali saldırısıyla sömürgecilik çağını yeniden canlandırma çabası sergiliyor. Fransız ordusunun 11 Ocak tarihinde hava bombardımanı ile başlayan saldırısı kara operasyonlarıyla artarak sürerken, şimdiden pek çok Mali’li sivilin hayatını kaybettiğini öğreniyoruz.

Fransa’nın Mali’ye müdahalesinin temelinde insani gerekçeler değil, siyasi ve ekonomik çıkarlar yatmaktadır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) ile  paralel hareket eden Fransa zalim bir rejimi zorla ayakta tutmayı ve Mali’de Müslümanların  iktidarını engellemeyi hedeflemektedir.

Fransa'nın  geçmişteki sabıkaları vicdanı olan herkesin kanını dondurur.  Vietnam’da 500 bin, Cezayir’de 2 milyon, 10 Afrika ülkesinde 3 milyon insan Fransız devleti tarafından en vahşi yöntemlerle soykırıma tabi tutulmuştur.

Fransa soykırım devletinin utançları saymakla bitmez. 1994’te Fransa'nın askerleri ile desteklediği çeteler Ruanda’da 3 ay gibi kısa bir sürede 800 bin kişiyi katlettiler. İnsanlık tarihinin gördüğü en korkunç katliamlardan biri olan bu soykırım karşısında , Fransa'nın o günkü cumhurbaşkanı Francois Mitterand’ın  “ o ülkeler de bir soykırım yaşanması o kadar da önemli değil” Sözleri  kulaklarımızda hala yankılanmaktadır.

Mali’de özellikle ülkenin kuzeyinde güçlü olan İslami muhalefet sadece Mali yönetimini değil, bir bütün olarak Batı dünyasını ve pek çok Batı Afrika ülkesini korkuya sevk etmiştir. Kuzeyden başkent Bamako’ya doğru ilerleyişini sürdüren İslami muhalefete karşı egemen güçler bir yandan siyasi-askeri operasyonlar yürütürken, bir yandan da karalama kampanyasını tam gaz sürdürmektedirler. Tam bir yıldır uluslararası kamuoyuna yönelik olarak İslami muhalefet ısrarlı bir propaganda kampanyasıyla canavar ruhlu, korkunç yaratıklardan oluşan bir topluluk olarak sunulmaktadır. Adeta “Mali’yi bekleyen korkunç tehlike”(!)ye karşı tüm dünya harekete geçmeye çağrılmaktadır!

Gerek Fransa gerekse de bölgeye yönelik hesaplar peşindeki tüm Batılı ülkeler hiç utanmadan “Mali’de İslamcı bir devletin inşasına izin verilemeyeceği”ni tekrarlamaktadırlar. Emperyalistler Mali hükümetini kendi halkına karşı koruma kapsamına almaya ve halkın iradesini hiçe sayarak zalim Bamako rejimini sürdürmeye çalışmaktadırlar. Yüzlerce Fransız askerinin ve özel kuvvetlerinin konuşlandığı ülkeye Nijer, Burkina Faso, Senegal, Benin ve Nijerya’nın da askeri destek sağlamasının yanı sıra, İngiltere hava operasyonu; ABD ve Almanya da lojistik destek sağlayacağını duyurdu.  Bu çerçevede 20 Aralık 2012 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin de onayıyla “uluslar arası Mali destek gücü” adı altında Afrika ülkelerinin askerlerinden 3.500 kişilik bir güç oluşturulmasına karar verilmiştir. Ne var ki, 8 Ocak’ta Kona kentinin direnişçilerin eline geçmesi üzerine Fransa kendi başına saldırıya geçmiş ve Mali’yi işgal hareketini başlatmıştır.

SÖMÜRGECİLİĞİ YENİDEN DİRİLTME HAYALLERİ GÖRÜYORLAR!..

İslam topraklarının sömürgecilerce işgali söz konusu olduğunda ABD’siyle, Rusya’sıyla, İngiltere’siyle, Fransa’sıyla, Çin’iyle emperyalist güçlerin aralarındaki rekabeti bir kenara bırakıp ittifak ettikleri bir kere daha ortaya çıkmıştır. “Müslüman halkların iktidarına izin vermeme” anlayışı adeta tüm sömürgeci güçlerin ortak paydasıdır. Ve bu güçler yanlarına bazı bölge devletlerini de alarak Mali’de İslami direnişe karşı bir savaş başlatmışlardır. Dün Bosna’da  BM korumasında binlerce müslümanın katledilmesine göz yuman hatta onaylayan  Batılı güçler, Suriye’de de onbinlerce Müslümanın fosfor, misket ve varil bombalarıyla vahşice öldürülmesi karşısında aynı tavrı göstermektedir. Değişen hiçbirşey yok. Müslümanların direnişinin olduğu heryerde sömürgeci zihniyet bu direnişi engellemeye susturmaya hatta boğmaya devam ediyor. İslam dünyasındaki devrimlerin arkasında batılı güçlerin olduğu iddiaları sömürgeci Fransa’nın mali’ye müdahalesi ile bir kez daha yalanlanmıştır.

Buradan Müslüman halklara duyuruyoruz ki; yaşadığımız coğrafyalardaki firavunları nemrutları diktatörleri ve darbecileri topraklarımızdan kovma kudreti kendi elimizdedir. Allah Amerika’dan da Fransa’dan da NATO’ dan da daha büyüktür.

Mali’deki bu saldırıların akıbetinin ne olacağını öğrenmek isteyenler Afganistan’a ve Somali’ye bakabilirler. Ne Fransa, ne de müttefiklerinin Mali halkını temsil eden İslami mücadeleyi yok etmesi mümkün değildir. Ne var ki, emperyalist güçlerin müdahalelerinin tüm İslam coğrafyasında olduğu gibi Mali’de de büyük yıkımlara, katliamlara yol açması kaçınılmazdır. Sömürgecilik geçmişini yeniden diriltmeye yönelik bu saldırgan tutumunun Fransa hükümetine ağır bir bedel olarak döneceğine kuşku yoktur.

Mali’de ülkeyi kimin yöneteceğine karar verme hakkının sadece Mali halkına ait olduğunun altını çiziyor, Mali İslami hareketi ile dayanışma içinde olduğumuzu duyuruyoruz. Ve başta Fransız halkı olmak üzere, tüm dünya halklarını Fransız hükümetinin bu ahlaksız, gayrı meşru, emperyalist saldırısına karşı Mali halkının bağımsızlığından yana tavır almaya çağırıyoruz.        

Buradan sesimizin ulaşabildiği herkese sesleniyoruz. Bizler Ereğli’de yaşayan Müslümanlar olarak zulmün her türlüsüne, nerede olursa olsun kimden gelirse gelsin kime yapılırsa yapılsın karşı olduğumuzu ve elimizden geldiğince direneceğimizi haykırıyoruz.

 Gerek Türkiye sınırları içerisinde gerekse tüm dünyada yaşanan zulüm ve haksızlıklar karşısında “dua etmekten başka yapacak bir şeyimiz yok” söyleminin ürettiği pasifliği kolaycılığı aşarak hayata müdahil olma bilinci ile hareket etmemiz gerektiğine inanıyoruz. Bu çerçevede gerek Mali için gerekse tüm İslam dünyası için söylenecek çok sözümüz  yapacak çok şeyimiz var. Rabbimizin vahyinin şahitliğinin bunu gerektirdiğine inanıyoruz.

fedader-mali-20130122-01.jpg

fedader-mali-20130122-02.jpg

fedader-mali-20130122-03.jpg

fedader-mali-20130122-04.jpg

fedader-mali-20130122-05.jpg

HABERE YORUM KAT

3 Yorum