Banyas Katliâmı ve İran'da Yeni Bir Dönem mi?

16.05.2013 01:04
Banyas Katliâmı ve İranda Yeni Bir Dönem mi?
Evet, bu, savaşın ötesinde korkunç bir canavarlık.. Dile getirilen ma’zeretler de asla geçerli olamaz. Köpek, bir kimseyi ısırdığı zaman, o kişi de köpeği mi ısırır?

İran’da Yeni Bir Refsencanî Dönemi Olabilir mi?

Selahaddin E. Çakırgil

Banyas Katliâmı ve diğer cinayetler daha nasıl itiraf olunsun?

1-Reyhanlı’daki büyük patlamayla ilgili olarak, en fazla suçlanan M. Ural’ın etrafındaki şüphelere bir önceki yazıda bu değinilmişti. Bunun üzerine, ‘T.C. rejiminin bilinen suçlamalarını siz de kesin kanıt imiş gibi kabul etmiş olmuyor musunuz?’ şeklinde bazı e-mail mesajları aldım.

Herhangi bir konuda gerçeğin anlaşılması için, bir takım iddiaların -elde kesin delil yokken- mutlaka yanlış ve bir takımlarını da kesinlikle doğru kabul etmek diye bir şey olamaz. Sözkonusu patlamayla ilgili olarak, mezkûr kişi hakkında dile getirilen iddialara, ciddî bulunmaları açısından değinilmiştir.

Nitekim, sözkonusu kişi de, 13 Mayıs akşamı, BBC’nin türkçe programına yaptığı açıklamada, kendisi hakkındaki suçlamaları elbette ki kabul etmiyordu ve Reyhanlı patlaması‘karanlık akılların yaptığı bir eylem’ olarak niteliyordu. Ama, onun açıklamalarından çıkan sonuç, bu işlerin içinde olabileceği ihtimalini hiç de kenara itmiyor, tersine daha bir güçlendiriyordu.

Esasen, Londra’da yayınlanan Times gazetesi de, , Suriye istihbaratıyla ve rejimle ilişkisi sıkı M. Ural’ın olduğunu beyan ile, bir video görüntüsünde, onun, ’Banyas teröristlerin (yani muhaliflerin) denize tek erişim yoludur. Banyas'ı kuşatmak son derece âcildir (…) Banyas'ı kuşatmak ve sonra temizliğe başlamak..  Mukaveme Suriye örgütü olarak bizler devreye girip savaşı desteklemeliyiz.dediğini yazmıştı.. Bu konu kendisine sorulduğunda, Ural, , ’temizlik’  derken silahlı muhalifleri kasdettiğini, belirterek şöyle diyordu: ’Orada diyorum ki, vatan hainlerini kuşatmak ve onları temizlemek gerekli. Benim hedefim teröristlerdir, eli silahlı olanlardır. (...) Banyas, hainlerin denize açılan tek kapısıdır, burayı kuşatmak, hainlerden temizlemek ve kurtarmak gerekir. Eğer ordu bize ihtiyaç duyarsa bir hafta içinde girebiliriz.' dedim. Ama bize bu konuda ne teklif geldi, ne de gittik. Katliâm yaptığımız iddiası saçmadır, bunun isbatı yoktur..’  diyor ve ayrıca, ’Mukaveme Suriye’ örgütü ile Esed yönetimi arasında ’organik bir bağ olmadığı’nı da iddia ediyordu. 30 yıldan fazladır Türkiye'ye gitmediğini de söyleyen bu Hatay’lı kişi, Reyhanlı Patlaması’nda İsrail istihbarat servisinin parmağı olduğunu da ileri sürüyordu. Ki, bu ihtimal de reddedilemez herhalde..

Sözkonusu kişi, -30 yıl öncelerde- THKPC/ ‘Âcilciler’ diye anılan grubun bugün artık olmadığını söylerken, 'Bu örgütle yattık, bu örgütle kalktık, doğrudur. İçinde olmaktan şeref duydum.’  demeyi de ihmal etmemekte..

Bu sözlerde, o  kişi ve çevresinin, son Reyhanlı patlamasında ve diğer eylemlerde bir dahlinin olmadığına işareti var mıdır?

*

Böyle bir canavarlığın hiç bir izahı olamaz!

2- Dehşetli bir video filmi internetlerde.. Sadece 27-28 saniyelik..

İddiaya göre, Suriye’de, Baas rejimi muhalifi bir savaşçı, öldürdüğü bir rejim askerinin kalbini çıkarıp yiyormuş..

Eğer bu sahneler gerçek ise, onun kime aid olduğu değil, böyle bir canavarlığın yapılmış olması önemlidir ve böyle bir canavarlığı her kim yaparsa yapsın, hayvandan da aşağıdır ve savaş çılgınlığı içinde, insanın ne kadar canavarlaşabildiğinin örneklerindendir. Biz bu gibi canavarlıkları, Uhud Gazvesi’nde, Hz. Hamza’nın şehid edilmesinden sonra, kalbinin çıkarılıp yenilmesi canavarlığından da biliyoruz;  keza, son yüzyılın yığınla savaşlarından da.. Ki, en tazelerini, Irak’ı işgal eden Amerikan emperyalizmi askerlerinin,  Bağdad’da Ebu Gureyb zindanlarında sergilediği korkunç cinayetler ve keza, daha birkaç ay önce, Afganistan’daki Amerikan askerlerinin, öldürdükleri sivil insanların bedenleri üzerine idrar yaparken çekilmiş görüntülerinden de..

Ama, bu gibi filmlerin, ‘propaganda savaşları’ için özel olarak hazırlanabileceğini de unutmamak gerekir. İran- Irak Savaşı sırasında da, Saddam rejiminin, bir İtalyan film şirketine hazırlattığı ve İran güçlerine esir düşen bir Irak askerinin bir jeep’e bağlanıp yerde sürüklenirken kolunun kopması sahnesinin dünyayı nasıl etkilediğini hatırlamakta fayda vardır. Ki, o sahnelerin tamamen bir kurgu olduğu sonra belgelenmişti.

*

Bu son örnekte de.. Suriyeli muhalif savaşçı denilen bir kişi, Esed rejimi askerinin ciğerini ve kalbini söküp ısırırken görüldüğü videonun gerçek olduğunu teyid etmiş ve mazeret olarak da, öldürdükleri o askerin cep telefonunda buldukları videoda bir kadın ve iki kızına yaptıkları alçaklıklardan dolayı öç almak duygusuyla izah etmiş ve ‘Elimde bir video daha var, onda da başka bir rejim yanlısı şebbiha’yı, (milis gücü savaşçılarından birini) testereyle kesiyor ve onu parçalara ayırıyorum..’ demiş ve de ‘2012 yılı Şubat ayında Humus’da, Baba Amr’da bizim çocuklarımızı katleden ve kadınlarımıza tecavüz eden onlard,  Baniyas’da da.. Bunu biz başlatmadık, onlar başlattı. Sloganımız: Göze göz, dişe diş..” diye eklemiş..

Evet, bu, savaşın ötesinde korkunç bir canavarlık.. Dile getirilen ma’zeretler de asla geçerli olamaz.

Köpek, bir kimseyi ısırdığı zaman, o kişi de köpeği mi ısırır?

Yazının Devamı…

 

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim