Balyoz’un ekonomi politiği...

28.01.2010 00:01

Atilla Özdür

İdeolojilerin de insanlara benzer yanları bulunuyor. İlahi mesajlardan süzülenler hariç, hiç birisi, mutlak doğruyu gösteremediği gibi her yönüyle mutlak yanlış da olamıyorlar Esasen sıfatların nisbiliği ideolojileri de, diğerlerine nisbet kimi yerlerinde çapraz, bazı ilkelerinde de paralel kılıyor...

Balyozun ekonomi politiği, yabancı egemenliği karşıtlığında bu fakirin temel arzularıyla kökten paralellik gösteriyor. Türk vatandaşlarının Türkiye’de bakkaldan aldıkları sigaraları keyifle, haz alarak tüttürdüklerini gördüğümde, kimlik cüzdanımın üzerine kusasım geliyor... Ekonomideki yabancı etkinliği noktasında tam çakışma halinde olduğumuz Balyoz, tenhada kıstırdığı anda ipi boynuma geçirecek, bunu biliyorum...
Ben sigara içmiyorum. Tiryakiliği, otuz yıl oluyor, terk ettim... Haydi sigaraya karşıtlığım, onun sağlık sıhhate zararından diyelim... Amma bendiniz efendim, kolalı kokalı renkli beyaz ayırımı yapmaksızın tüm gazoz takımından meşrubat ile muhtevasında şeker süsü verilmiş glikoz bulunan unlu sütlü bilimum tatlılara kapımı kapatmış bulunuyorum.
‘Bunların günahı ne’ diyeceksiniz...
Mısır şurubu ihtiva eden bir nesneye yakınlık, pancar tarımıyla uğraşan, besicilik yapan köylümüze düşmanlıktır. Olmadı, bağımsızlığımızın sembolü olan bayrağa ihanettir...
Bunlar benim insanca, vatandaşca ve de Müslümanca inancım...
Balyoz cenahından hiç kimsenin, tiryakilikle ilişkisi olamayanlar da dahil hiç birisinin, vatan sevgisi noktasında bu kertede benimle paralel düşünebileceğine asla ihtimal veremiyorum...

Saadet Partisi Genel Başkanı ile Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı da hatta Balyoz Genel Sekreterliği de, Merkez Bankası’nın aynı zamanda matbaa işletmeciliğini de üstlenmesinden yana ortak politika hedefliyorlar...
Aralarındaki farklılık, Haydar hoca kadınlara öncelik verirken, Saadet erkekleri kayırıyor. Haydar Baş bütün kadınlara dörderyüz lira aylık vaadinde bulunurken, harcasınlar için; Numan Kurtulmuş ise, erkeklere sekizeryüz lira, ekonomi hareketlensin diye...
Kaynak, Merkez Bankası...
Balyoz Partisi’nin Merkez’e yönelik değerlendirmesi her ikisini de kuşatıcı... Parlamento ve oradan seçilen Kabine, ekonominin takım tezgah sahipleriyle tüketicinin para ihtiyacını Merkez Bankası kaynaklarıyla matbaasından karşılamadığı için, Amerikan Merkez Bankası’nın bastığı karşılıksız gıcır gıcır yeşil dolarlar, bizim piyasadaki nakit açığını kapatıyor...
İlginç değil mi, hem Saadet Partisi Genel Başkanı, hem Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı, hem de Balyoz Partisi Genel Sekreterliği bol bol para basıp piyasaya sürmekten yana konferans veriyorlar, seminer tertipliyorlar...
Amma Balyoz, tenhalık bir yerde kıstırmasın bunları, birisine belki biraz suhuletle yaklaşsa da, diğerini doğru stadyumlara...

Balyoz ile benim kafa beraberliğimin bir başka noktasına gelelim...
Balyoz, olanca öfkesiyle kafama inse, inmeye teşne olsa da, hak bildiğimi söylemeliyim. Hiçbir partide görmediğim öneminden menkul asil bir noktayı burada, balyozun sapında gördüm...
Kalkınmak için gerekli sermaye için servet vergisine müracaat edilmeli. Lüks tüketim mallarından alınan vergiler katlanmalı katlanmalı ki, kalkınmaya sermaye oluştursun...
Ulan, nedir bu lüks düşkünlüğü bu memlekette yahuuu.
Ha gel de hak verme Balyoz’a...
Çıkın çarşı pazara, mahalle ve sokakların en ücra noktalarındaki kıtıbıyoz köşelerine, halen inşa halindeki binaların üzerlerinde koca koca tabelalar
Satılık lüks daireler...

Balyoz Partisi bankaları Türkleştirmek, yabancı sermayenin eline verilmiş iktisadi aktifleri geri almak, İznik-Orhangazi’deki Cargill de dahil, yabancı şirketleri ulusallaştırmayı programının omurgasına yerleştirmiş... Tam bu kertede kim ne derse desin, Balyoz’a hizmeti ben şahsen namus telakki ederim...
Hepsi iyi ve güzel de, adamların da elleri boş değil ki... Sevr’li günleri yeniden geri getirmek isteyecekler. Çünkü mal canın, bazı mahallerde de namusun yongasıdır...
Camiler bombalandığında Sakaryalı Dumlupınarlı günlerin yedi düveline karşı Balyozlu günlerde süngü taktıracak kimi bulacak...
Haydi ben çıksam ortaya, zaferden sonra kazığa oturtmayacakları ne malum...
Faks: (0212) 632 83 06

VAKİT

  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim