1. YAZARLAR

  2. Alper Görmüş

  3. Balyozda “çelişki” avı ve son bomba...
Alper Görmüş

Alper Görmüş

Yazarın Tüm Yazıları >

Balyozda “çelişki” avı ve son bomba...

A+A-

Balyoz Darbe Planı’nda çelişki bulma, bu yolla iddianame hakkında kuşku uyandırma çabası son zamanlarda internetten gazetelere kaymış görünüyor. Bu yaygın çaba bazen içeriği ilişkin “çelişki”lere dikkat çekiyor (“Seminerin yapıldığı tarihten birkaç yıl sonra kurulan bir gençlik örgütünün o planda ne işi var?”), bazen de tekniğe ilişkin “çelişki”lere (“Nasıl oluyor da dokümanın çıktısının üzerindeki tarih, dokümanın oluşturulma tarihinden eski oluyor?”)...

Milliyet’ten Aslı Aydıntaşbaş,  Balyoz davasının 1 numaralı sanığı emekli orgeneral Çetin Doğan’ın avukatı Celal Ülgen’le konuşmuş (Milliyet, 2 Ağustos), bu türden “çelişki”leri bir de ondan dinlemiş. (Aydıntaşbaş, Celal Ülgen’in, söyleşi başlamadan önceki “Bana 1.5 saat verin, size Balyoz’un nasıl kurgu bir darbe senaryosu olduğunu kanıtlayayım. Biraz daha süremiz olursa Kafes, ki o gerçekten içi boş bir olay, Amirallere Suikast ve de İrticayla Mücadele Planı’nı konuşuruz” sözlerinden o kadar etkilenmiş ki, lafı Ülgen’e bırakmadan önce raconu kesmiş: “Takriben 2.5 dakikada, Poyrazköy’de SAT komandolarının amirallere suikast amacıyla yeri eşeleyip mühimmat gömdüğü iddiasını, etkili bir biçimde çürütüyor.”)

Amberin Zaman da Aydıntaşbaş’ın söyleşisinde dile getirilen kimi soruları Balyoz planını deşifre eden Mehmet Baransu’ya sormuş, onun cevaplarını aktarmış (Habertürk, 3 Ağustos).

İsterseniz, referans verdiğim iki yazıya giderek, “Balyoz’da çelişki avı”nda an itibariyle elde avuçta nelerin bulunduğunu öğrenebilirsiniz. Ben ise bugün, bu faaliyetin son ürününü anlatacağım size...

“Balyoz’da ‘Ege Ordusu’ bilmecesi”

Amberin Zaman’ın yazısının Habertürk’te çıktığı gün (3 Ağustos), Milliyet’in “politika” sayfasının tepesinde yeni bir “balyoz davası çelişkisi” zuhur etti. Haberi yazan muhabir, Aslı Aydıntaşbaş’ın Celal Ülgen’le söyleşiye gitmeden önce kendisine danıştığı Musa Kesler’di. Kesler, Celal Ülgen’i şöyle anlatmıştı Aslı Aydıntaşbaş’a: “Ergenekon davasında iki tür avukatla karşılaşıyoruz. Biri daha ideolojik ve hamasi savunma yapanlar; ikincisi ise daha ciddi, Türk Ceza Kanunu’na referanslarla hukuki argümanları öne çıkaranlar. Ülgen bu kategoride...”

Neyse... Biz Ülgen’in “ciddi hukuki argümanları”nı bir kenara koyup Musa Kesler’in haberine gelelim...

“Balyoz’da ‘Ege Ordusu’ bilmecesi” başlıklı haberin tamamı şöyle:

“Aralarında muvazzaf subay ve generallarin de bulunduğu 196 kişi hakkında dava açılmasına dayanak olan ve 2002 yılında hazırlandığı ve 2003 yılında düzenlenen toplantıda ele alındığı öne sürülen ‘Balyoz Güvenlik Harekât Planı’ adlı belgede ‘Ege Ordusu Komutanlığı’nın da adı yer alıyor.

“Fakat bu komutanlığın adı 2007 yılına kadar ‘Ege Ordu Komutanlığı” idi. Yani planın hazırlandığı dönemde “Ege Ordu Komutanlığı” olarak geçen birimin adı 5 yıl sonra değiştirilmiş olan haliyle; “Ege Ordusu Komutanlığı’ olarak yer aldı.

‘Balyoz Güvenlik Harekât Planı’ davasının iddianamesinde plana ait olduğu öne sürülen ve Ege’de bir Türk jetinin düşürülmesini öngördüğü iddia edilen ‘Oraj Hava Harekât Planı’nın ‘İcra’ başlıklı bölümüne yer verildi. İddianamede, belgede yazılı olan ‘Ege Ordusu Komutanlığı ile doğrudan temas kuracak ve Ege Ordusu K.lığı karargâhına irtibat personeli görevlendirecek” ifadeleri yer aldı.

“Ancak belgede yer alan ‘Ege Ordusu Komutanlığı’ tanımlaması, ‘Balyoz Güvenlik Harekât Planı’nın yazıldığı iddia edilen 2002 yılında kullanılmıyordu.

O tarihlerde bu birimin adı ‘Ege Ordu Komutanlığı’ydı. 1975 yılında kurulan Ege Ordu Komutanlığı, 2007 yılında yani ‘Balyoz Güvenlik Harekât Planı’nın hazırlandığı öne sürülen 2002 yılından 5 yıl sonra, ‘Türkçe anlatım düzeni’ dikkate alınarak ‘Ege Ordusu Komutanlığı’ adını aldı.”

Haber böyle... İçindeki gizli yorum da şu: Belli ki bu “Balyoz Güvenlik Harekât Planı” denen belge 2007’den sonra hazırlanmıştır, yani kurgudur. Komployu hazırlayıp yazıya dökenler, planın hazırlandığı 2002’de Ege’deki ordunun “Ege Ordu Komutanlığı” adıyla anıldığını unutmuşlar, kendi uyduruk metinlerini kaleme aldıkları tarihte kullanılan “Ege Ordusu Komutanlığı” tabirini kullanmışlar ve yakayı ele vermişlerdir.

Google’a “Ege Ordusu Komutanlığı” yazdım ve...

Ben, Musa Kesler gibi bir muhabirden, kaynağının söylediklerini haberleştirmeden önce, “Ege Ordusu Komutanlığı” tabirinin 2007’den önce hiç kullanılmadığı bilgisinin doğru olup olmadığını test etmesini beklerdim.

Yapacağı iş gayet basitti: Google’a girip “Ege Ordusu Komutanlığı” yazacak ve 2002-2007 arasında komutanlığın zaman zaman böyle adlandırılıp adlandırılmadığını kontrol edecekti.

Onun yapmadığı işi ben yaptım. Yarım saat içinde derlediğim bilgileri dikkatinize sunuyorum...

“Ege Ordusu Komutanlığı” deyince elbette akla ilk gelen isim, Hurşit Tolon. Malûm, şimdi Ergenekon sanığı olan bu komutanımız, Ege Ordusu Komutanlığı yaparken sık sık köylere gidip ülkedeki “hainler” konusunda halkı bilgilendirir, bu yönüyle sık sık gazetelere haber olurdu. Hatırlayanlar olacaktır, bir defasında da İzmir’de verdiği konserde Türkçe şarkıların yanı sıra Kürtçe, Rumca ve Ermenice şarkılar da söyleyen Sezen Aksu’ya haddini bildirmişti!

Ben ilk olarak “Ege Ordusu Komutanı Hurşit Tolon” yazdım Google’a. Karşıma iki adet Hakkı Devrim (Radikal) makalesi çıktı. Bunlardan biri 22 Eylül 2002, öbürü de 15 Mayıs 2004 tarihini taşıyordu. Devrim, her iki yazısında da “Ege Ordu Komutanı Hurşit Tolon” değil, “Ege Ordusu Komutanı Hurşit Tolon” diyordu. Yine, Yeniçağ gazetesinden İbrahim Berk de 2 Ekim 2001 tarihli yazısında “Ege Ordusu Komutanı Hurşit Tolon” diyordu.

Belli ki, “Ege Ordu Komutanlığı” kullanımındaki Türkçe problemi birilerini her zaman rahatsız etmişti ve bu kullanımın en yaygın olduğu dönemde dahi “Ege Ordusu Komutanlığı” demeyi tercih edenler vardı.

Yaptığım kazı çalışması sırasında bulduğum değerli bir maden de Anadolu Ajansı’ndan (AA) gelmişti. Ajans, 2006’deki Şura kararlarını duyururken, “Ege Ordusu Komutanlığı”ndan giden ve “Ege Ordusu Komutanlığı”na getirilen orgenerallerden söz ediyordu. (4 Ağustos 2006 tarihli Hürriyet ve Sabah’ın haberleri.)

2006 Şura kararları “maden”iyle ilgili bir ilave yapma ihtiyacı duyuyorum: AA muhabirlerinin, böyle haberleri mutlaka “devlet”in onlara verdiği yazılı metinlerden aktardığını biliyoruz. Bu haberlerdeki “Ege Ordusu Komutanlığı” ibaresi de Genelkurmay Başkanlığı’nın Anadolu Ajansı’na verdiği resmi metinden alınmış olsa gerek.

Bizzat Hurşit Tolon kullanıyor...

Devam ediyorum... 2004’teyiz... Ağustos 2004’te Hurşit Tolon, o zamanki adıyla “Ege Ordu Komutanlığı”ndan Birinci Ordu Komutanlığı’na terfi ettirilmiştir. Ege’nin bölgesel gazetesi Yeni Asır, bu gelişmeyi şu cümleyle duyurur okurlarına: “(...) Öte yandan Tolon’un Ege Ordusu Komutanlığı’ndan ayrılması esnasında tören mangasında bulunan bazı askerler gözyaşlarını tutamadı. (Yeni Asır, 20 Ağustos 2004).

Fakat daha da ilginci var... Ege’den ve İzmir’den ayrılış vakti yaklaştıkça, Hurşit Tolon’un ziyaretçileri sıklaşır... Ziyaretçilerden biri de 5 Nisan 2004’te karargâha giden İzmir Belediye Başkanı Ahmet Priştina’dır. Tolon, yaptığı konuşmada şöyle der: “(...) Garnizona yaptıkları ziyarete, şahsım, Ege Ordusu komutanları ve personelim adına teşekkür ederim.” (Zaman, 6 Nisan 2004).

Son olarak Milil Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde yayımlanan bir ihale ilanından söz edeceğim. İhalenin tarihi 30 Eylül 2005...

İhale ilanında işin adı bölümünde “Ege Ordu Komutanlığı Disiplin Cezaevi Çevre Aydınlatması İşi” ibaresi var. Bundan bir satır sonra, idare adı bölümünde “Ege Ordusu K.’lığı” deniyor. Beş satır sonra malın teslim yeri bölümüne geliniyor ki karşısında şu bilgi var:  “Ege Ordusu Komutanlığı, Narlıdere / İZMİR...” Ve nihayet ihalenin yapılacağı yer bölümüne geliyoruz, onun da karşısında şöyle deniyor: “EGE Ordusu K.lığı İhale Komisyonu Bşk.lığı Narlıdere / İZMİR.”

Benim yarım saatte ulaştığım bilgiler böyle... Hiç kuşkum yok, bu mesaiye birkaç saatini ayıracak biri esaslı bir ganimet devşirecektir.

NOT. Yazıyı bitirdikten sonra, “Ege Ordusu bilmecesi”nin Çetin Doğan’ın damadının ve kızının birlikte hazırladıkları “blog” da da olduğunu gördüm. Bu, Musa Kesler’in haberinin, avukat Celal Ülgen’in “ciddi hukuki argümanlarından biri”nden neşet etme ihtimalini güçlendiriyor.

TARAF

YAZIYA YORUM KAT