Balyoz'a balyoz

22.01.2010 06:13

Mustafa Ünal

Bu kez darbe planının adı; Balyoz. İsim içeriğiyle örtüşüyor. İsmiyle müsemma yani. Altındaki imza Orgeneral Çetin Doğan'a ait. Eski Birinci Ordu Komutanı.

İsmi 28 Şubat sürecinde çokça telaffuz edildi. Hiçbir yasal dayanağı olmayan illegal BÇG'ye başkanlık yaptı. Muhafazakâr bir aileden gelen Doğan, irtica konusunda sert çıkışlarıyla tanındı.

Bugüne kadar birçok darbe planı deşifre oldu. En korkuncu bu. Fatih ve Beyazıt camilerinin bombalanması gibi provokatif eylemler insanın kanını donduruyor. Senaryo olarak düşünülmesi bile vahim. 200 bin kişinin tutuklanmasından söz ediliyor. Hedef bir tek irticacı bırakmamak... Sonuna kadar savaş.

Medya da ihmal edilmemiş; yazarlar 'tutuklanacaklar ve iş teklif edilecekler' diye listelenmiş. Hiçbir meslektaşımızın böyle bir planın parçası olacağına ihtimal vermem. Belki bir-iki kişi...

Taraf'ın yayınladığı kadarıyla biliyoruz. Gazete ellerinde 5 bin sayfalık doküman olduğunu söylüyor. Islak imzalı belgeler, ses kayıtları, krokiler, listeler... İnkârı pek mümkün değil. Haber yayınlanır yayınlanmaz gözler Çetin Doğan'a çevrildi. 'Acaba ne diyecek?' diye. Akşam saatlerinde internet sitesine planı doğruladı. 'Tatbikat, senaryo' dedi.

Televizyonda ise inkâr etti. Meşru zeminde görev yaptığını söyledi. Ekranda 2003'teki Askerî Şûra toplantısıyla ilgili ayrıntı verdi. Başbakan olarak toplantıya katılan Abdullah Gül'ü uyardığını, 'nasıl davranması gerektiğini' söylediğini aktardı. Anlattıkları siyasete ilgisini ortaya koydu. Hatırlıyorum, o günlerde Gül'ün Çetin Doğan'a gerekli cevabı verdiği kulislere yansımıştı. Gül'ün bazı başbakanlar gibi sessiz kalacağına ihtimal vermem.

Çetin Doğan'ın ismine Özden Örnek'in günlüklerinde de rastlıyoruz. Çizgisini göstermesi açısından önemli... Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Örnek'e Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'le yaptığı görüşmeyi anlatmış... İşte o satırlar: 'Size söylemek istemezdim ama geçen yıl size en fazla desteği kim verdi? Şöyle bir düşünün'.

Yalman bu sözleri söylemesinin nedenini ise şöyle açıklıyor: 'Geçen yıl eğer ben ona karşı Çetin Doğan'la birlikte olsaydım, onu paramparça edeceklerdi.' Anlaşılan o ki Doğan sadece Başbakan'a karşı değil Genelkurmay Başkanı'na karşı da tavır içinde. Öyle bir tavır ki, Yalman bunu 'paramparça edeceklerdi' diye kelimelere döküyor. Balyoz gibi ifade... Son darbe girişimi ile ilgili görüşü sorulan Özkök Paşa, 'Bahçede torun kovalıyorum.' deyip konuşmak istemediğini ifade etse de herhangi bir yalanlamada da bulunmadı.

Çetin Doğan ismini emekliliğine yakın Irak'a asker gönderme ile ilgili konuşmasından da hatırlıyoruz. 'Bize ne Yemen'den bize ne Galiçya'dan' şeklindeki sözleri toplumun hemen her kesiminden sert tepki görmüştü.

Anadolu'da 'iftiranın yakışanından kork!' diye bir söz var. Hiç kimseye 'Çetin Doğan'dan böyle bir şey beklenmez. Asla o yapmış olamaz' dedirtmedi.

Genelkurmay'ın açıklaması da ilginç. Semineri doğruladı. İçeriğinin bir bölümünü yalanladı. Planın 'dış tehdide ilişkin olarak hazırlandığını' duyurdu. Yazılanların dış tehditle ilgisi yok. Tatbikat veya harp oyunu bir başka ülke üzerine olsaydı, bunu hiç kimse sorun yapmazdı. Ordunun görevi olan bu.

Bir senaryo olduğunu kabul etsek bile, hangi ordu içeride kendi vatandaşına karşı bir savaş oyunu oynanmasına izin verir? Genelkurmay'ın açıklaması maalesef inandırıcı değil.

Gelinen noktada görev Genelkurmay'a düşüyor. Böyle zayıf açıklamalar yapmak yerine bir an durup düşünmesi ve ardından kamuoyunu tatmin edici kararlar alması lazım. Ağustosa kadar değil, daha geniş ve uzun bakarak, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yıpranmasını önleyecek bir eylem planı geliştirmesi kaçınılmaz hale geldi. Yapılması gerekenler de belli...

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim