1. YAZARLAR

  2. D. Mehmet Doğan

  3. Balyoz medyası!
D. Mehmet Doğan

D. Mehmet Doğan

Yazarın Tüm Yazıları >

Balyoz medyası!

A+A-

Onları Türkiye’de herkes tanır: Bilumum darbelerin çanak yalayıcıları, omzu kalabalıkların hık deyicileri, küçük rütbelilerin postal parlatıcıları...

Son günlerde “sivil diktatörlük” diye bir şey icad etmişlerdi...
Türkiye’de her türlü diktatörlüğün dalkavukluğunu yapmayı vazife addedenlere kestirmeden söyleyeceğimiz şu: Ülkede gerçekten bir diktatörlük olsa idi, mutlaka tarafınızdan desteklenirdi!
O diktatör tez elden kahraman ilân edilirdi! O idarenin kulu, köpeği olurdunuz!
Cumhuriyet tarihinin diktatörlük dönemleri ne zamandır? Bütün bu dönemlere baştan beri övgü düzen sizler değil misiniz? Sizin defterinizde kahramanlar neden hep diktatördür?
Gerçek diktatörler sizin baştacınızdır.
Bir ara da “yandaş medya”! diye tutturmuşlardı!
“Balyoz harekat planı” bunların gerçek sıfatını bir daha ilan ediyor: Yanaşık düzen medyası!
Bir zamanlar bir Nazi propaganda filmi seyretmiştim. Birinci Dünya Harbinin muharip atları artık sütçü beygiri olarak hizmet vermektedir. Sütçü beygirleri bir sabah savaşa çağıran bir boru sesi duyarlar. Bu ses önce kulaklarını dikmelerine, silkinmelerine, sonra da çektikleri arabadan iplerini kopararak borunun çalındığı tarafa dörtnala koşmalarına yol açar!
Boru çalındı mı kulak dikeceklerin listesi bir hayli kalabalık...
Birileri Fatih camiini bombalayacak, bunlar da cemaati! İçinde kimler yok ki? Anlı şanlı yayın yönetmenleri, her üç satırda bir efelenen kalemşörler; fevkalade laik, olağanüstü din karşıtı herzevekiller, arada bir milliyetçi veya ulusalcı rolü kesen yandan çarklılar...
Adının basın tarihine altın harflerle yazılacağından emin bir çok emirkulu, en başta!
Darbecilerin hükümet listesinde başbakan gösterdikleri TOBB başkanı, darbeleri ve darbecileri en ağır dille lanetledi! Muhtemelen kendisine sorulmadan listeye yazılmıştı.
Mezkür listedeki iki isim dışında hiç biri itiraz etmedi!
Demek ki konudan bihaber değiller. O yüzden başka “hayır biz darbeye taraftar değiliz, asla sayyad-ı bî insafa hizmet eden köpekler olmayız” diyen çıkmadı.
Delikanlı görünümlü Güngör’müş postalist ise, Balyoz’u manşet yapan gazete yöneticisine “senin de baban darbeciydi!” demekle yetindi!
Kenan Evren’in babası hocaydı!
Oruç tutmaz, namaz kılmazdı; örtünmenin dinde yeri olmadığına inanırdı, babasının hocalığı, emmisinin hacılığı dini bütünlüğüne delil oluyordu!
Bu listede bulunup da itiraz etmeyenler için söylenecek çok şey var. İlk kademesi: Sükut ikrardan gelir!
Bu liste; darbeciler tarafından kullanılabilecek gazeteciler listesi.
İsmi geçenler de kullanışlı gazeteciler!
Bu tipler herkes tarafından kullanılabilir. Para sahipleri tarafından, iktidar sahipleri tarafından, güç sahipleri tarafından... Yeter ki onları kullanmak için gerekli şartlar sağlansın. Kimine para, kimine bilmem ne!
Bu iktidar onları bu şartlar altında kullanmak isteseydi, eminim ki bir çoğu itiraz etmezdi. Bu tıynettekiler için patronun kimliği önem taşımaz. Fakat Türkiye’de esas patron seksen yıldır postal sahipleri olarak bilinmiştir. Peşin olarak ilk ubudiyetlerini postallılara yaparlar. Başka sahip çıkan olmayınca da, onlar için seslerini yükseltirler!
Hizaya gel! dendiğinde de derhal yanaşık düzen gösterirler!

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT