1. HABERLER

  2. HABER

  3. Balyoz Dilekçelerini Genelkurmay Yazdı
Balyoz Dilekçelerini Genelkurmay Yazdı

Balyoz Dilekçelerini Genelkurmay Yazdı

Mahkemenin 102 kişiyle ilgili 'yakalama' kararı üzerine Karargâh'ta acil zirve yapıldı. Hazırlanan üç ayrı dilekçe, hızla sanık avukatlarına iletildi.

A+A-

GENELKURMAY KARARGÂHI HUKUK BÜROSU GİBİ ÇALIŞTI

Balyoz sanıklarının avukatlarınca İstanbul Adliyesi'ne verilen 83 itiraz ve redd-i hâkim dilekçesinin arkasından Genelkurmay çıktı. Mahkemenin yakalama karan üzerine 23 temmuz gecesi Orgeneral İlker Başbuğ, Genelkurmay Adlî Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu ile bir araya geldi.

DİLEKÇELERİ AVUKATLARA ADLÎ MÜŞAVİRLER ULAŞTIRDI

Toplantıda üç matbu dilekçe hazırlanıp tutuklamalara itiraz edilmesi kararlaştırıldı. Başbuğ'un emriyle Deniz, Hava, Kara ve Jandarma Adlî Müşavirleri de Karargâh'a çağrıldı. Avukatların dilekçeler üzerinde müvekkilleriyle ilgili değişiklikleri yapıp mahkemeye sunması sağlandı.

Balyoz davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25'i muvazzaf general ve amiral 102 subay hakkında yakalama karan çıkarması Genelkurmay'da şok etkisi yarattı. Yakalama emrinin verildiği 23 temmuz cuma günü Karargâh'ın ışıklan sabaha kadar yandı. Subayları 'Balyoz'dan kurtarmak için formüller arandı.

Acil düğmesine basıldı

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23 Temmuz cuma günü verdiği yakalama kararının ardından Genelkurmay'da "acil" düğmesine basıldı. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Genelkurmay Adlî Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu'ya sanıkları kurtarmak için hukuki argümanlar geliştirmesini emretti. Çubuklu, ceza kanunları başta olmak üzere hukuki metinleri tek tek inceledi. Ancak 102 sanığın tutuklanmasını önlemek için bir argüman geliştiremedi. Konuyu, Başbuğ'a da iletti.

Dışarıdan hukukçu çağrıldı

Başbuğ-Çubuklu görüşmesi sonucu Karargâh'a dışarıdan bir hukukçunun çağrılıp, konunun enine boyuna değerlendirilmesi ve sanıkları kurtarma planı yapılmasına karar verildi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde görevli aynı zamanda da Ankara Barosu başkanlığına aday olan Prof. Dr. Metin Feyzioğlu'nun Genelkurmay'a çağrılması kararlaştırıldı. Vakit kaybedilmeden Feyzioğlu ile irtibata geçildi ve kısa süre sonra Karargâh'ta toplantı başladı. Feyzioğlu ve beraberindeki askerler, sabaha kadar sanıkları nasıl kurtaracaklarına dair formüller üzerinde çalışma yaptılar. Bu kapsamda yol haritası çizilerek adım adım neler yapılacağı masaya yatırıldı. Bu sırada Başbuğ'un emriyle Hıfzı Çubuklu, Deniz, Hava ve Kara Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı'nın Adlî Müşavirlerini Karargâh'a çağırdı. Müşavirler sabaha kadar toplantının bitmesini bekledi.

üç adet dilekçe

Toplantıda üç adet matbu dilekçe hazırlanmasına ve tutuklanmalara itiraz edilmesine karar verildi. Dilekçelerden biri yakalama kararına itiraz, diğeri redd-i hâkim talebi, sonuncusu ise bu dilekçelerden sonuç alınmaması ve subayların cezaevine girmesi durumunda tutuklamaya yapılacak itirazı içeriyordu.

Dilekçelerin birer örneği de kuvvet komutanlıklarından gelen adlî müşavirlere verildi. Dilekçelerin bir an önce sanık avukatlarına ulaştırılması ve avukatların kendi müvekkillerinin durumuna göre değişiklikler yaparak mahkemeye sunmalan emredildi.

Plan aynen uygulandı

Genelkurmay'ın emri aynen planlandığı gibi uygulandı. Dilekçeler, sanıkların avukatlarına ulaştırıldı. Sanık avukatları İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz ve redd-i hâkim taleplerini içeren

dilekçelerini sundular. Redd-i hâkim talebi fikrinin Prof. Dr. Metin Feyzioğlu'dan geldiği belirtildi. Toplantıda kararlaştırılan bir konu da hazırlanan dilekçelerin Karargâh'tan çıktığının bilinmemesi ve sanıklara yardım ediliyor izleniminin verilmemesine dikkat edilmesiydi. Avukatlar bu konuda uyarıldı. Dendiği gibi oldu ve tek elden çıkmış dilekçeleri avukatlar hazırlamış gibi kamuoyuna sunuldu.

Toplantının ardından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ da hazırlanan metinlerle ilgili bilgilendirildi. Başbuğ da siyasilerle temasa geçecek ve tutuklama kararının kaldırılması için hükümetle görüşecekti. Başbuğ-Erdoğan zirvesi de bu toplantıdan sonra gerçekleşti.

1 Genelkurmay'da yapılan toplantıda dokuz sayfadan oluşan üç farklı dilekçe hazırlandı. Dilekçelere bir de kapak yazısı eklendi. Kapaktaki notta dilekçelerdeki koyulaştırılmış bölümlerin ilgili personelin kendi durumuna uygun şekilde doldurulması istendi.

2. Karargâhta redd-i hakim, yakalama ve tutuklama kararlarına itiraz eden üç ayrı dilekçe hazırlandı.

3. Avukatlara ulaştırılan dilekçelerde bazı bölümler koyu renkte yazıldı. Yukarıdaki belgede görüldüğü gibi 'bir/iki'. 'hâkimlikçe/itiraz üzerine' gibi bölümleri her avukatın kendi müvekkil durumuna göre doldurması istendi.

Askerlerin akıl hocası

Karargâhtaki Balyoz Zirvesi'ne Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde görevli Prof. Dr. Metin Feyzioğlu da çağırıldı. Ankara Barosu Başkanlığı'na da aday olan Feyzioğlu, askerlerle sabaha kadar planı görüştü. Redd-i hâkim fikri ondan geldi.

MEHMET BARANSU / TARAF

HABERE YORUM KAT