Balyoz davası mahkeme salonlarından taşıyor

08.08.2010 04:56

Murat Yılmaz

Türkiye, darbecilerle yüzleşiyor ve hesaplaşıyor. Kamuoyunda yürüyen canlı tartışmalar ve teşhirlerle darbeciler kamu vicdanında mahkûm olmuş durumdalar. Medyadaki çoğulculuk sayesinde darbe teşebbüsleri hakkında ortaya çıkan bilgi ve belgeler, yargıyı da harekete geçiriyor.

Mahkemelerdeki soruşturma ve yargılamalar, darbecilerin yargılanmaması üzerine kurulmuş askerî-bürokratik vesayet rejimini kökünden sarsıyor. Bu yargılamalardan en ehemmiyetli biri Balyoz davasıdır.

Ortada binlerce sayfalık belgeler, ses kayıtları ve raporlara dayanan kabul edilmiş güçlü bir iddianame ve içlerinde muvazzaf general ve subaylardan oluşan 100'ün üzerinde şüpheli var. Anayasal düzeni silah kullanarak değiştirmek suçuyla suçlanan ve şimdi üst düzey komuta heyetinde yer alan şüphelilerin tutuklanması talebi, askerî bürokrasi ve darbecilerin yargılanmasını istemeyen vesayet taraftarlarında ciddi bir reaksiyon doğurmuş durumda. Bu konu etrafında gelişen tartışma ve yargıya müdahale çabalarına rağmen iddianamenin kabul edilmesi ve yeniden tutuklama kararının alınması 2010 YAŞ toplantısı öncesinde kamuoyunun dikkatini yeniden Balyoz davasına çekmişti.

Şimdi mahkeme, yapılan itirazlardan sonra, şüphelilerin tutuklanması kararını kaldırdı. Şüpheliler yeni bir gelişme olmazsa tutuksuz yargılanacak. Ancak tartışma bu kararla ortadan kalkmayacak, tam aksine artacak. Her şeyden evvel yargıya müdahale iddiaları tartışma konusu olacaktır. Bir diğer konu asker kişilerin yargılanması, yakalanması ve kaldıkları ceza ve tutukevleriyle ilgili olacaktır. Ortada mahkemenin yakalama kararı olasına rağmen, muvazzaf general ve subayların yakalanmaması ve adeta adaletten kaçırılması, bu konuda yeni düzenlemelerin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bütün bunlardan daha önemlisi, bu kadar ağır suçlamalarla yargılanacak askerî personelin görevlerine devam edecek olmasıdır.

Dava henüz karara bağlanamadı ama bugüne kadar gelişen darbelerin ve darbe teşebbüslerinin ordudan kalan kadrolar marifetiyle revize edilerek devam ettirildiği biliniyor. Şimdi Balyoz darbe planında şüpheli sıfatını taşıyan kişilerin bu planı devam ettirip ettirmedikleri, revize ederek devam ettirdikleri şimdilik bilinmiyor. Şu halde, bu konuda mahkeme kararı verinceye kadar demokratik siyasi otorite ve seçilmiş siyasi otorite ne yapmalıdır sorusu hayatiyet kesbediyor.

Hükümete Düşen Rol

Hükümet, demokratik anayasal düzenin korunması ve darbecilerle mücadele konusunda siyasi kararlılığını gösterecek yeni bir hamle yapmalıdır. Bu hamlenin ilk ayağı tıpkı diğer bürokratlara tatbik edildiği gibi şüpheli askerî personelin açığa alınması ve icap ediyorsa emekli edilmesidir. İkinci aşama ise askerî vesayetle ve darbecilerle mücadelede hukuki engellerin kaldırılmasıdır. Üçüncü olarak darbe ve darbe teşebbüslerinin üzerine giden gazeteciler aleyhine süregiden hapis ve tazminat cezalarını kaldıracak ifade hürriyetini genişletecek bir mevzuat düzenlemesidir. Son olarak darbelerden doğrudan veya dolaylı olarak mağdur olanların mağduriyetlerinin giderilmesi, darbecilerin isimlerinin kamu alanlarından silinmesi ve başarılı darbecilerin devlet törenleriyle anılması gibi protokol kurallarının kaldırılmasıdır.

Haklarında bu kadar ithamların olduğu askerî kişilerin görevlerine devam etmesinin, orduyu bu kişilerin açığa alınmasından daha fazla yıprattığı zamanla anlaşılacaktır. Özellikle bu personelin yaptığı her türden hata, görevi ihmal ve suistimal orduyu ve ordu üst yönetimini sıkıntıya sokacaktır. Hele bu kişilerin yeni darbe teşebbüslerine karışması ve kaos yaratacak tertiplerle ilişkilerinin ortaya çıkması dramatik sonuçlar doğuracaktır. Son günlerde YAŞ tartışmaları dolayısıyla gözlerden kaçan bir hususun bu meyanda altını çizmekte fayda var. İlk defa şehit aileleri Genelkurmay Başkanlığı'nı protesto ettiler. Bu protestoların gereği yerine getirilmezse, kitlesel protestolar da ihtimal dahilindedir. Çünkü kamuoyunda askerî bürokrasiye karşı artan bir infial söz konusudur.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim