1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. Bak sen şu çatlak savcıya!
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Bak sen şu çatlak savcıya!

A+A-

28 Şubat sürecinde darbe rüzgarları estirilirken.. “Dik durma özürlü” hukukçuların bir taraflara savrulmalarına, zaten mazeret hazırdı..

“Askerler öyle istiyor!”

Ama artık.

Özgürlüğün hakim olduğu bu dönemde..

Hâlâ yasakçı söylemlerin hukukçular tarafından dillendirilmesine tahammül edemiyorum.

Kendisini özgürlükçü olarak tanıtan bir savcı eskisi var..

Ö. Faruk Eminağaoğlu..

Öyle ki.. Neredeyse “Hakim-savcıların siyasi parti başkanlığı yapmaları bir haktır” diyecek.. 

O kadar özgürlükçü.. O kadar serbestlikten yana..

Ama iş, dini özgürlüklere gelince..

Adamın kafası “yasak”tan başka bir şey bilmiyor.

Başörtü?

Yasak..

Cuma’ya gitmek?

Yasak..

Uydurmuyorum..

Bunlar için ayrı ayrı iptal davası açan bir yasakçı kafa..

Eşi de, Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği’nde avukat olunca..

İnsan ister istemez..

Genelkurmay, eski alışkanlıklarını mı tekrarlıyor? Eskiden Adli Müşavir Erdal Şenel yollardı, “Akit’i cezalandırın. Müdürünü hapse atın’ yazılarını..

Şimdi de, Serpil hanımın eşi ile mi açtırılıyor, “O yasak olsun, bu yasak olsun” davaları?

(Serpil hanım, darbeci dönemlerde de Genelkurmay’da avukat idi.. Ankara Barosu’ndaki adrese göre, halen Genelkurmay’da görev yapıyor görünüyor.)

¥

Eminağaoğlu dava açtı diye..

Tabii ki eski yasaklar, hemen geri gelecek değil..

Ama, halen görevde bulunan ve bu savcı eskisinin kafasında olan savcılar var ki..

“Ortaöğretimde başörtü yasak olsun” isteği ile açılan davada..

Danıştay 8. Daire savcısı, “Heee.. Dogri.. Yasak olmalı” demiş!

Savcının ismi, haberlerde geçmiyor.. Dolayısı ile cinsiyetini bilmiyorum;“Bay savcı” da, “bayan savcı” da diyemiyorum..

Ama şunu diyebilirim..

Bu savcı, hukuk bilgisini bir kenara bırakın..

Azıcık bir mantık muhakemesinden bile aciz!

Şu isteğe bakar mısınız: 

“Dava konusu yönetmelik ile yapılan düzenleme kapsamında oluşacak olan farklılaşma nedeniyle çocukların bu durumdan nasıl etkileneceği pedagoji ilkeleri çerçevesinde konunun uzmanlarınca değerlendirilmelidir.”

“Azıcık bir mantık muhakemesinden bile aciz!” derken abartıyor muyum?

Hayır..

Kafa şu..

Yasaklama yaparken, pedagoji ilkeleri çerçevesinde uzmanların konuyu değerlendirmesi gerekmiyor.

Darbeci birisi çıkıyor: “Haaazrol.. Bugünden tezi yok, kızların başını örtmesi yasaktır” diyor..

Darbeci bu emri verince.

Öğrencilerin başını örtmesinin, “pedagoji ilkeleri” çerçevesinde otomatikman yasak olması gerekiyor.

Ama..

Halkın % 50 oy ile iktidara getirdiği siyasiler.. “Kıyafet serbesttir”dediğinde..

Serbestliğin uygulanması için, “pedagoji ilkeleri” çerçevesinde, uzmanlardan rapor almak gerekiyor..

Yesinler sizin, “uzman”ınızı da.. 

“Pedagoji ilkeleri”nizi de!

Ulan hokkabazlar..

Hayatta her şey.. Genel kural gereği serbesttir..

Bir şey serbest olacağı zaman değil..

Yasaklanacağı zaman gerekçe getirilir..

Bu çatlak savcı ise..

Yasaklama için istemediği gerekçeyi, raporu..

“Genel kural” gereği serbestlik getirildiğinde istiyor..

“Nato kafa nato mermer..”

İşte tam da buna denir..

¥

Kafa öyle çatlak ki..

Başörtünün yasaklanmasını isterken..

Kendisi mevzuatı aktarıyor....

Anayasa’daki ilgili maddeyi veriyor.. 

Özgürlüklerin ancak, “kanunla sınırlanabileceği”ni belirtiyor..

O zaman sormak lazım bu, çatlak savcıya..

Göstersene bana bir tane..

Başörtüyü yasaklayan kanun..

Yasağı ima eden bir kanun maddesi?..

Yok.. Ne temel eğitim kanunlarında.. Ne de diğer kanunlarda..

Başörtüyü yasaklayan bir kanun maddesi yok..

Dün de yoktu, bugün de yok..

Alışmışlar bir defa..

Mevzuatı anlatıp.. Sonra kendi çatlak kafalarındaki zırvaları.. Sanki kanunda varmış gibi, dayatmaya..

Bunların başındakiler de, bugüne kadar sormamışlar..

“Manyak mısın nesin.. Yukarıda ‘Kanunla sınırlanır’ diyen sensin.. Kanun maddesi göstermeden, hemen aşağıda ‘Yasak olsun’ diyen yine sen.. Nasıl bir kafaya sahipsiniz siz?”

Kimse hesap sormayınca da..

Bu özgürlük döneminde bile..

Böyle çatlak ses çıkartmaya cesaret edebiliyorlar!

Huzur ortamını bozmak için, “İlla yasak.. İlla yasak” diyorlar..

Oysa onların çocuklarına karışan var mı? 

Hayır..

Ama onlar..

Bizim çocuklarımıza karışıyorlar: “Ben çocuğuma başını örttürmüyorum. Onlar da örttürmeyecek!”

İster çatlayın, ister patlayın..

Zorbalık dönemi kapandı beyler..

İsteseniz de.. İstemeseniz de.. 

Herkes serbest olacak..

Özgürlük yanlısı gibi görünerek, kimse despotluk yapamayacak!

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT