Bahçeli'nin çizgisi ve milli menfaatler

14.08.2009 00:03

Mustafa Ünal

Tarihten bir sayfa... O kadar geriye gitmeyeceğiz; 12 Ocak 2000. İktidarda DSP-MHP ve ANAP koalisyon hükümeti var, Başbakan Bülent Ecevit, yardımcıları Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz.

Gündemin en hararetli konusu Abdullah Öcalan'ın idam dosyası. Mahkeme kararını vermiş, terör olaylarından sorumlu tuttuğu Öcalan'a 'ölüm' demiş. Kimsenin itirazı yok. Tartışılan, bundan sonra ne olacağı...

Öcalan olayı 8 ay önceki seçim meydanlarında bolca kullanılmış; Bülent Ecevit 'PKK elebaşısını yakalayıp Türkiye'ye getiren başbakan' olarak oylarını artırmış. MHP hakeza. Ayrıca 28 Şubat'ın silik siyasetine halkın tepkisi olarak tarihinin en yüksek oranını yakalamış. Öcalan'ın idamını gerçekleştirecek parti olarak da kendisini topluma takdim etmiş.

Hızını alamayan bir MHP milletvekili adayı 'Beni seçin, eğer Öcalan'ı asamazsak ben kendimi Meclis'te asacağım' demiş. Zirveden bir gün önce Osmaniye'den seslenen Devlet Bahçeli 'Öcalan'ın idamının gerçekleşeceği' yönünde mesaj vermiş.

Liderler zirvesine giderken Türkiye'nin manzara-i umumisi bu. Koalisyonu oluşturan partilerin genel başkanları sık sık bir araya geliyorlar ama bu seferki gerçekten tarihî önemde. MHP tutumunu esnetmezse koalisyonun sonu bile gelebilir.

Demirel'in görev süresinin uzatılması da konuşuluyor ama ağırlıklı gündem Öcalan'ın idam dosyası. Zirve nasıl sonuçlandı? Ertesi günü bu sütunda çıkan yazıdan bazı pasajlar... "Uzun bekleyişin ardından zirveden net bir karar çıkıyor: Apo'nun idam dosyası Başbakanlık'ta bekleyecek. Başbakan Ecevit'in açıklaması ertelemeye bazı rezervler koyuyor gibi görünse de, cümleler tekrar okunduğunda bunun MHP tabanını okşamaktan öte anlam taşımadığı anlaşılıyor.

Başbakanın açıklamasında terör örgütü ve yandaş çevrelerinin istismarında veya mevcut durumun Türk devletiyle milletiyle yüksek menfaati aleyhine kullanıldığı takdirde dosyanın ivedilikle Meclis'e sevk edileceği ve derhal infazın gerçekleşeceği belirtiliyor. Bu soyut sözlerin MHP için söylendiği açık.

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin içeride kolay ikna edilmediği anlaşılıyor. Üç lider 7 saat boyunca Apo konusunu tartışıyor. Aslında ortak değerlendirmeden çok, bu kadar uzun süre Bahçeli'nin görüşünü değiştirmesi için harcanıyor. Ve başarılıyor da...

Zirveden çıkan 'sonucun' MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin içine sinmediğini söylemek mümkün. Zira sıkıntılı hali toplantı sonrası yüzüne yansıyor. Bir gazetecinin sorusuna 'Bizim açıklamamız olmaz. Başbakan açıkladı.' şeklinde cevap verirken sergilediği görüntü, ses tonuna yüklediği anlam da sıkıntılı halinin tezahürü.

Sonuçta günlerdir, gözlerin odaklandığı zirve net bir kararla bitti; ama tartışma sona ermedi. Bir ateş topuna dönüşen Apo dosyası MHP'nin kucağına düştü. Bahçeli'nin bekletmeye 'evet' demesi parti içinde çok derin yaralar açabilir. Bunun ilk işaretlerini Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu dün akşam verdi. Ecevit'in açıklamasından hemen sonra 'Kararı uygun görmüyorum. Bu MHP'nin görüşü değil.' dedi ve MHP Başkanlık Divanı'ndaki toplantıyı hatırlattı: 'Biz orada dosyanın derhal Meclis'e sevk edilmesi gerektiğine karar verdik. Arkadaşlar da bu eksendeki görüşleri kamuoyuna aktardılar...'

Türkiye 9 yıl aradan sonra yine bugün Öcalan'ın idam dosyası kadar yakıcı Kürt açılımını tartışıyor. AK Parti hükümeti çözüm arayışı içinde. MHP çok sert, Bahçeli'nin açıklamaları aşinası olduğumuz üslubunun ötesinde, sert ve ağır. MHP lideri idam dosyasındaki tutumunu tekrarlayamaz mı? Bahçeli yeri geldi, parti içindeki itirazlara bile kulaklarını tıkayarak 'memleketin çıkarına gördüğü' hükümet icraatlarını MHP'nin geleneksel politikalarıyla örtüşmemesine rağmen destekledi. İdam dosyası sadece biri, başka örnekler de var.

Demokratik açılımın sağlıklı zeminde yürümesi için MHP'nin idam dosyasında olduğu gibi duygusallığı bırakarak, sağduyuyla sürece katkı yapması gerekmez mi? MHP denklemin içine girerek çok eleştirdiği sürecin ölçülü, dengeli seyretmesini sağlayabilir. Bahçeli'nin çizgisine uygun olan da bu değil mi?

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim