1. YAZARLAR

  2. D. Mehmet Doğan

  3. Bahçeli mantık!
D. Mehmet Doğan

D. Mehmet Doğan

Yazarın Tüm Yazıları >

Bahçeli mantık!

A+A-

Malum muhtelif “mantık” çeşitleri var: Formel mantık var, sembolik mantık var, Aristo mantığı var, saçaklı mantık var... Var oğlu var!

Bir de “Bahçeli mantığı” var!
Bir zamanlar Hasan Ali Yücel mantık kitabı yazmış. Elbette ders kitabı. Kendisi meşhur bir adam, maarif vekilliği filan yapmış. Kitapçılardan Hasan Ali Yücel’in kitabını soranlar, ilginç cevaplar alırlarmış.
Soru malum: “Hasan Ali’nin mantığı var mı?”
Bahçeli’nin mantık ilmiyle pek arasının olmadığını, konuşmalarını bir kerecik dinleyenler dahi anlamakta güçlük çekmez.
Birbiriyle ilintisiz konular, olaylar arasında öyle bağlar kurar ki, “pes” dersiniz.
Yine bilindiği üzere, güzide partimizin Başbuğ sonrası değişmez genel başkanı Bahçeli Bey, bir aralar; yani 28 Şubatçı hükümetlerde, Başbakan yardımcılığı yapmıştır. Mümtaz başbakan yardımcımız, vazifesi müddetince Türkiye’den ayrılmamayı prensip edinmiştir. Bu yüzden dış seyahati yoktur.
Bir tanesi hariç tabiî.. Büyük devlet adamımız, Uygur Türkleri üzerine ağır baskılar uygulayan, amiyane tabiriyle isyan ettirecek ölçüde inim inim inleten, Çin’in Cumhurbaşkanına, Türk devletinin devlet nişanını takmaya gitmiştir taa Çin’e!
Türk dünyası ile ilişkilerin en üst seviyede olması gereken başbakan yardımcılığı dönemi, maalesef ilişkilerin en bozuk dönemi olmuştur.
İşte Bahçeli, İsrail’in sivil ve silahsız vatandaşlarımızı katlettiği günün ertesi gün grupta konuşuyor: “Türkiye, hükümetin çaresiz ve çapsız politikalarının sonucundan, en bunalımlı günlerini yaşamıştır” diyor.
(Değerli okuyucular, konuşmanın burasına gülme efektini ben koymadım! Siz kendiliğinizden güldünüz!)
Başbuğ sonrası başkanın Türkçe fukaralığı konusunda daha önce yazmıştım. Ne kadar yazsak bitmez. İşte bir iki cümle:
“Geride yaptığımız uyarılar teker teker çıkmaya başlamıştır.”
“Daha da tehlikelisi AKP ve Başbakan Erdoğan, bu sonucun, hezeyanın sadece sorumlusu değil bizahati nedir.”
Eskiden milliyetçiler, hiç olmazsa iyi Türkçe bilirdi. Bahçeli’nin Türkçesi, Türkçe’yi sonradan öğrenenlerden daha berbat, maalesef!
Bahçeli, hükümetin, başbakanın iç ve dış siyasetini çok şiddetli eleştiriyor.
Hakkıdır, eleştirir!
Fakat, ikna edici olur mu? O; tutarlılığına, Türkçe’sinin gücüne ve mantığının kudretine bağlı.
“Türkiye’yi AKP hükümeti değil, uluslarası güçler yönetmekte” imiş!
“İsrail yardım gemilerimizi vururken, Başbakan Erdoğan, Medeniyetler İttifakı’nın Eşbaşkanı olarak Brezilya’da caka satmakta” imiş...
Sözlüklerden “insaf” kelimesi ne zaman ihraç edildi?
Türkiye’yi son defa, 28 Şubat döneminde uluslararası güçler yönetti. Türkiye, küçücük İsrail’in güdümüne sokulmuştu. İsrail’e gitmeyen, bağlılık arz etmeyen üniformalı, üniformasız devlet erkânı yoktu. Seçkin başbakan yardımcımız, o sıralar bundan hiç rahatsızlık duymamıştı. Belki de o zamanki rahatsızlığını şimdi dışa vuruyordur!
Türkiye’nin iç siyasetini bir yana bırakacağız, fakat son 8 yıldır dış siyasette katetttiği mesafe, daha önce kestirilemeyecek noktalara ulaşmıştır. Türkiye, dünyanın müessir güçleri arasına girmiştir. Siyaset takip etmemekte, siyaset tayin etmektedir.
Bugün Türkiye, İsrail’e rest çeken bir ülkedir! Olay patlak verince müdahil olup, Güvenlik Konseyi’ni harekete geçiren ve İsrail’e kınama kararı aldıran devlettir. İsrail daha önce hiç kınandı mı? Ben hatırlamıyorum!
Mantık herkese lazım, Bahçeli’ye de!..

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT