1. YAZARLAR

  2. Serdar Arseven

  3. Bahçeli... Kenan Evren’in izinde!..
Serdar Arseven

Serdar Arseven

Yazarın Tüm Yazıları >

Bahçeli... Kenan Evren’in izinde!..

A+A-

Merhum Türkeş’in oğluna yazdığı “sav”lanan mektubu biliyorsunuz...

Bahçeli tarafından vekil yapıldı yapılalı bu konuya girmeyen Muhterem Tuğrul Bey, bir başka partide Genel Başkan iken bizi kabul ettiğinde...
Babası’nın, “Devlet Bahçeli’ye dikkat!..” muhtevalı mektubunu göstermişti:
“Devlet Bahçeli (...)’dendir!..”
Muhterem Türkeş o gün onu söyledi.
Sonra...
Yani...
Listeye iyi yerden girdikten sonra
“Aslında o öyle değil” dedi...
“Şöyle” dedi:
“Bahçeli (...)ci değildir. Aslında... Babamın bana yazılmış öyle bir mektubu yoktur. Tutun ki öyle olsa dahi ne olacak? Vladimir Putin KGB, Ehud Barak MOSSAD, Baba Bush CIA’e çalışmıştır.”
Biz o gün onu yanlış anlamışız!..
Bizim kendisini yanlış anladığımızı listeye iyi yerden girdikten sonra fark etmiş...
Olabilir tabii...
Niçin olmasın?
Biz yanlış anlamışızdır.
Tuğrul Bey öyle bir şey dememiştir.
Başka birinden bahsetmiştir de biz öyle anlamışızdır!..
Allah hayırlısını versin!..

Tuğrul Bey ne zaman ne derse desin...
Ben bu mektubun sahih olabileceğine inanmadım.
Daha doğrusu inanmamak için elimden geleni yaptım.
Lâkin, olan bitenler...
MHP gibi köklü bir partinin zararına olduğu şüphe götürmeyecek politikalarda ısrar, gücümü tüketiyor...
Olmadık iddialara inanmaya zorluyor beni bizzat Sayın Bahçeli!..
O zorlasın...
Ben hâlâ yerimdeyim.
Bahçeli’nin (...)’den olduğuna inanmıyorum!..
Hâlâ inanmıyorum!..

Meclis’e özellikle Sayın Bahçeli’yi izlemek için gittim dün.
Merak ettiğim, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın, 12 Eylül Anayasası’ndaki “değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez” maddelere yönelik eleştirisine cevap verip vermeyeceği idi.
Hani...
“ANİ”den...
Biraz da “Ahtamar’lı Ermeniler sayesinde” Cuma namazı kılmaya karar verdi ya...
“Acaba” dedim:
“Bir açılım daha yapar mı?..”
“Bana konuşmasından övgüyle bahsetme imkânını sunar mı?..”

Ne açılımı, ne imkânı!..
Adeta...
“Evet Serdar, doğru teşhis etmişsin. Ben sapına kadar Sağ Kemalist’im. Ben, rejimin sadık bekçisiyim. Ben mevcut laiklik anlayışının kalesiyim. Ben değiştirilmesi teklif dâhi edilemez maddelerin hâmisiyim” dercesine...
-İsim vermeksizin- Sayın Haşim Kılıç’a yüklendi Bahçeli.
Kenan Evren’in bütün bir milletin iradesine ipotek koyan, millet hakimiyetini sıfırlayan “Teklif dâhi edilemez” dayatmasına sahip çıktı.
Ve bununla bağlantılı olarak...
Hançere yırtarcasına Kemalizm’in baş sloganını haykırdı:
“Ne mutlu Türküm diyene!..”

Sayın Bahçeli,
MHP’yi mümkün olduğunca dar bir alana sıkıştırmaya mı çalışıyor acaba?..
Başında bulunduğu partinin olabildiğince az oy almasını sağlamak mı niyeti?..
Böyle olduğuna elbette inanmıyorum ama Bahçeli’nin niçin böyle yaptığını tahmin edebilmek ne mümkün!..
“Sağ Kemalist” siyasetin alabileceği oy ne kadardır?..
“Kenan Evren” zihniyetinin savunuculuğu, statüko bekçiliği hangi partiyi nereye taşıyabilir?..
MHP VE BARAJ!..
Bahçeli istediği kadar bağırsın...
“Unutmayacağız bunları, bir kenara yazdık” filan diyerek tehdit etsin...
Ben, MHP’ye ilişkin hiçbir değerlendirmemde yanılmadım.
Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesinin sonrasındaki ilk genel seçimde MHP’nin Fazilet Partisi’nden çok daha fazla oy alacağını, yüzde yirmiye yaklaşacağını yazdım diye, o günün Milli Görüşçülerinden az fırça yememiştim.
Bir sonraki seçimin arifesinde de baraj altında kalacaklarını duyurduğum MHP’liler hücum etti bana.
Şimdi de...
MHP’nin barajın altında olduğunu söylüyorum.
MHP barajın etrafında...
Ve Kılıçdaroğlu, maalesef Baykal’ın da Bahçeli’nin de üstünde.
Bozulan bozulsun, vaziyet bu!..

Dün Meclis’te anayasa değişiklik paketine “Hayır” demenin de ilerisine geçen bir Bahçeli izledim.
Anayasanın ilk üç maddesini savunmasında değildi problem.
Bu milletin anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesini “teklif etme” ehliyetine “dâhi” sahip olmadığını savunmasına takıldık.
Üyesi olduğu Büyük Millet Meclisi’nin sıfırdan anayasa yapma iradesini hiçe sayan, 12 Eylül Anayasası’nın “dogmatik zihniyetine” kuvvetli bir imanla bağlı olduğunu ortaya koyan bir Genel Başkan’a kim niçin oy verecek?..
Bahçeli’nin yönettiği MHP ne yapar?..
Kenan Evren anayasasını savunur.
Özgürlüklere karşı çıkar.
Farklı kimlikleri inkar eder.
Slogan atar.
Hakaret eder.

Beyaz TV’nin canlı yayınında karşı karşıya geldiğimiz Ülkücü camianın önde gelen isimlerinden Prof.Dr. Özcan Yeniçeri, “Başbakan Kadir Gecesi doğmuş olmalı. Her şey istediği gibi gelişiyor” demişti.
Doğru...
Özellikle Sayın Bahçeli’den çok memnun Başbakan!..
O’nu çok seviyor.

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT