1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. Bahçeli, CHP’nin mi genel başkanı?
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Bahçeli, CHP’nin mi genel başkanı?

A+A-

Dünkü nüshamızda, Seyfi Oktay döneminin yargı skandallarının belgelerini tam sayfa yayınladık.

SHP’li (bugünkü CHP) parti teşkilatlarından, o dönemin Adalet Bakanı’na yazılan istek formları, bizzat SHP’li Seyfi Oktay’ın evinde çıkan evraklarla belgelendi.
İlçe teşkilatı.. İl teşkilatı.. Bakan’a yazı gönderiyor: “Şu şu isimleri, bakanlık kadrosunda ilgili yerlere atayın!”
Rezaletin bini bir para..
Bunun üzerine ne beklersiniz?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan, küçücük de olsa bir açıklama, değil mi?..
En azından, “Doğru bulmuyoruz. Kötüyü örnek gösteremeyiz” gibisinden bir açıklama..
CHP Genel Başkanı’ndan biz açıklama beklerken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı bir açıklama ile kendini gösterdi..
Hayır; DevletBahçeli’nin yaptığı açıklamada, “Akit’in yayınladığı belgeler; Türk yargısında, 1992-1995 arası dönemde CHP kadrolaşmasına nasıl gidildiğini çok güzel ortaya koymuştur” denilmiyor.
“Akit’i tebrik ediyoruz. AK Parti'yi de, bu kadrolaşma sürecinde atanan tüm isimlerin durumlarını yeniden gözden geçirmeye davet ediyoruz. O dönemde atananlar, tek tek tesbit edilmeli ve en kısa sürede emekliye sevkedilmelidirler” şeklinde bir ifade de yok, Bahçeli’nin açıklamasında....
Ya ne var?
CHP’li kadrolaşma yapılan dönemi kutsayan, o dönemin yargısını “tarafsız ve objektif bir yargı” imiş gibi gösteren bir açıklama..
Bilemiyorum, belki de böyle bir açıklama yaparsa, CHP’lilerin çıkıp, “Bakmayın siz MHP’nin sert PKK karşıtı söylemlerine.. 1992-1995 dönemindeki koalisyon ortaklığımıza, parti bünyemizde Leyla Zana’lar, HatipDicle’ler olduğu halde, MHP dışardan güvenoyu vermişti. Eğer o dönemde kadrolaşma şeklinde bir yanlışlık varsa, bunda MHP’nin de suçu vardır” demesinden korkmuş olabilir..
Ama yine de insaf..
Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıkıp savunamadığı CHP’li  kadrolaşmayı, MHP Genel Başkanı nasıl savunuyor?
“Bahçeli nasıl savunmuş, CHP’li kadrolaşmayı?” diye soracak olanlar çıkabilir.
Yazılı açıklamasından, bire bir aktarayım, siz de görün, nasıl savunuluyor, CHP’li kadrolaşma..
“Yargının AKP güdümüne girerek, objektif ve tarafsız kimliğinden sıyrıldığı, bu yüzden de kriz, karmaşa ve kutuplaşma ürettiği her açıdan görünür hale gelmiştir.”
Vay vay vay..
CHP teşkilatının önerdiği isimlerin, yıllarca Adalet Bakanlığı’ndaki kritik noktalara atandığının belgelendiği bir günde, MHP Genel Başkanı, CHP’nin kadrolaştığı yargı için “objektif ve tarafsız kimlik” takdimi yapıyor!..
“Vay vay” ki.. Ne “vay vay!”
“Kadrolaşmanın yapıldığı tarih 1992-1995. Arardan bir çok iktidar geçti. Hâlâ mı o dönemin kadrolaşması var?” diye itiraz edenler olabilir.
Hemen söyleyeyim.. Alın okuyun Seyfi Dede iddianamesini.. CHP’li Seyfi Dede’nin en çok sohbet ettiği ismin, 2011’e kadar HSYK Başkanvekilliği koltuğunda oturmaya devam eden  Kadir Özbek olduğunu görürsünüz.. Kimdir o Özbek, biliyor musunuz?
1992-1995 döneminde, Ankara’da yargı camiası içinde birden bire zirvelere tırmanan bir hakim. İşte o hakim aracılığı ile, 2011’e kadar, hep CHP kafası hakim oldu, yargı dünyasında.. Seyfi Dede telefon etti, CHP çizgisinden x kişi Yargıtay’a seçildi. Seyfi Dede ziyaret etti, CHP tandanslı y kişi, Danıştay’a seçildi.. Ve o Kadir Özbek, son milletvekili seçimlerinde bastı istifayı, CHP’den aday adayı oldu..
İşte bu solcu kadrolaşmayı, MHP Genel Başkanı savunuyor.. O dönemin yargısını, “Objektif ve tarafsız” olarak tanımlıyor..
Sanki bilmiyor, o dönem yargısının, “başörtü yasağı”nı ihdas eden “taraflı” yargı olduğunu..
Sanki bilmiyor, “katsayı zulmü”nden mağdur olup dava açanları, “YÖK’ün yetkisindedir, dava açamazsınız” diye reddedenlerin aynı yargıçlar olduğunu..
Sanki bilmiyor, MHP’li gençlerin, 12 Eylül’den kalan davalarında, aynı ekip tarafından, üst sınırlardan nasıl cezalar verildiğini..
Bilmiyor mu Sayın Bahçeli?..
Bilmiyorsa, yanındaki hukukçu milletvekillerine sorsun, öğrensin..
Bakanlıkta Personel GenelMüdürlüğü yapan, ama solcu kadrolaşmayı kıramayan FarukBal’a sorsun, öğrensin..
Ondan sonra “Hukukun inandırıcılığı her geçen gün aşınmakta, uzayan soruşturma ve kovuşturma süreçleri mağduriyetleri, hak kayıplarını ve feryatları çoğaltmaktadır” itirazını yapsın..
Veyahut da, hazır CHP kongreye giderken, genel başkan adayı olsun..
Çünkü yaptığı açıklama, tam CHPGenel Başkanı’na yakışır bir açıklama.. 

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT