Baharın Gülleri Açarken

08.12.2011 00:21

Ahmet Varol

Daha önce muhtelif yazı ve konuşmalarımızda "Arap baharı" olarak adlandırılan halk devrimlerinin, toplumların tepesine çöreklenmiş kan emici dikta rejimlerinin çökertilmesi merhalesini oluşturduğunu vurgulamıştık. Bunun Yemen ve Suriye'de de halkın zaferiyle sonuçlanacağına inanıyoruz. Özellikle Suriye'deki direnişin başarıyla sonuçlanması sadece bu ülkeyi değil hâlen dikta rejimleriyle yönetilen tüm Arap toplumlarını etkileyecektir. Onun için Suriye devrimini önemsemek, bu ülkedeki kan emici Baas diktasının karşısında durmak ve mazlumların davalarına sahip çıkmak tüm İslâm coğrafyasındaki özgürlük mücadelesine katkıdır.

Fakat dikta rejimlerinin çökertilmesi sadece bahçedeki gülleri, faydalı bitkileri kuşatmış, onların kendilerini göstermelerine ve faydalarını sunmalarına engel olan ayrık otlarından temizlenmesidir. Asıl bahar işte bu güller ve çiçekler açınca, bahçedeki meyveler ürünlerini vermeye başlayınca gelecektir. Ama bu da kolay olmayacak çok kısa sürmeyecek.

Yerine göre Arap baharı, yerine göre de Arap intifadası diye adlandırılan halk hareketlerinin diktatörleri devirmesinden sonra yeniden yapılanma merhalesine giriliyor. Bu merhalede halkın tercihine başvurulması ve kitlesel tabanın desteğiyle yola çıkılması temellerin sağlam atılması açısından önemlidir. Çünkü onların karşısına geçecek uluslararası güçler bu halk desteklerini gözardı edemezler. Ayrıca askerî darbe benzeri tepeden inme devrimler, halkçı söylemlerle yola çıksalar da kısa sürede dikta rejimlerine dönüşebiliyor. Elbette halkın desteğiyle yola çıkmak toplumun herhangi bir kesimini memnun etme telaşıyla, Allah'ın adaletini hâkim kılma hedefinden sapmaya da yol açmamalı. Çünkü tüm kesimleri aynı anda memnun etmek zordur. Herkesin hakkının verileceği ulvi adaletin hâkim kılınması birinci ideal, insanların arzularına kavuşmalarının sağlanması suretiyle memnun edilmeleri ikinci ideal olmalıdır. Çünkü birileri memnun edilirken başkalarına haksızlık edilmesi halinde adalet ve hukuk yerini bulmaz.

Biz de Arap baharının gülleri açarken yüce adaletin hâkim kılınacağı bir yeniden yapılanma merhalesine girilmesini, bu konuda hassasiyet sahibi insanların da çabalarına destek verilmesini temenni ediyoruz. Tarihte ve günümüzde örneklerine rastladığımız, ilahi adaleti uygulama iddiasıyla yola çıkıp da zulmü ilahileştirmeye kalkışan sistemlerin ve anlayışların da birer ibret vesikası olarak masaya konması, aynı yanlışa düşülmesinden son derece sakınılması için gereken hassasiyetin gösterilmesi gerekir.

Bu uzun girizgâhtan sonra Mısır seçimlerine geçelim. Bu ülkede seçim öncesi siyasi altyapı ve manzara hakkında daha önce arka arkaya yayınlanan üç yazıda ayrıntılı bilgi vermiştik. Gazetemizde 24-26 Kasım tarihlerinde yayınlanan bu yazılarımızı kişisel web sitemizden (www.vahdet.info.tr) de okuyabilirsiniz. O yazılardaki bazı tahminlerimizin isabetli olduğu gelişmelerden anlaşılıyor.

Türkiye'de halkın zihni genellikle ülkemizde uygulanan seçim sistemine alışık olduğundan Mısır seçimleri karmaşık gelecektir.

Mısır seçimlerinin kesin sonuçlarını almak ve nasıl bir siyasi manzara oluştuğunu görebilmek için 2012'nin Ocak ayı ortalarına kadar beklemek gerekiyor. Çünkü üç kademeli seçim sistemi var. Ayrıca her kademenin kesin sonuç alınamayan bölgelerinde ikinci kez sandık başına gidiliyor. Buna da iade deniyor. Dolayısıyla iadelerle birlikte toplam altı kez sandık macerası yaşanıyor. Her kademede 27 vilayetten 9'unda oy kullanılıyor.

Şimdiye kadar yaşananlar sadece birinci kademeyi oluşturuyor. Bu kademede ilk oy kullanımı 28 Kasım Pazartesi sabahı başlayıp 30 Kasım Çarşamba akşamı sona erdi. Ayrıca 27 seçim bölgesinde iade gerçekleştirildi ve bu kademeden alınan sonuçlardan ilk etapta bir fikir edinilmiş oldu.

İkinci kademe 14 Aralık sabahı başlayacak. Üçüncü kademe ise 2012 başlarında gerçekleştirilecek. Biz inşallah müteakip yazımızda birinci kademeden alınan sonuçların genel bir değerlendirmesini yapacağız. Kesin sonuçlarla ilgili bilgileri ve değerlendirmeleri ise inşallah tüm kademeler tamamlandıktan sonra Müslüman Kardeşler'in basın ve tanıtım biriminde yer alan kıymetli dostlarımızdan alacağımız bilgilerden de istifade ederek sizlere aktaracağız.

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim