1. YAZARLAR

  2. Fehmi Koru

  3. Bağımsız gazetecilik ha!
Fehmi Koru

Fehmi Koru

Yazarın Tüm Yazıları >

Bağımsız gazetecilik ha!

A+A-

“Kişiyi nasıl bilirsin?” diye sormuşlar, hoş bir cevap gelmiş: “Kendim gibi...”

Birbiri ardına fos çıkan manşet haberleriyle suçüstü yakalanmış bir gazete, isim de vererek, bazı gazete ve televizyonların Başbakanlık Basın Merkezi (BBM) tarafından yönlendirildiğini iddia ediyor. Gazetenin yayın yönetmeni de olan yazarı olayın şöyle bir senaryoya uygun geliştiğini düşünüyor: “Açarsın telefonu 'Canım ne var bugün gündeminizde' diye sorarsın. Karşı taraf 'Falan var, filancanın demeci var' der. Seçersin bir haberi 'Bunu büyüt. Son dediğini hiç koyma, ne gereği var canım? Ha güzel bir fotoğraf da geçmiş ajans, birinci sayfayı açar' dersin. Gerisine de karışmazsın. Yarın ne çıkacak diye heyecana lüzum yok. Manşet sipariş, karikatür zaten cepte...”

O gazete ve içinde yer aldığı grubun diğer yayın organlarının, geçmişte ve yakın zamanlara kadar, böyle bir emir-komuta zinciri içerisinde haberlerini kotardığını, konulara yaklaşımlarını bu tarz bir trafiğin içinde yer alarak belirlediğini düşünmenizde hiçbir zarar yok. Bu kadar kendinden emin bir tavır ancak 'ilk elden bilgi ve deney' ile edinilebilir çünkü...

Böyle bir medya düzenine razı olanlar sonucuna da katlanırlar elbette. Emir-komuta içerisinde hareket ediyorken bir gün isyankârlığa kalkıştığında, kendini talimatlarına açık tuttuğun merkez (BBM), bunu başıbozukluk kabul eder ve birbirinizle kanlı-bıçaklı hale gelirsiniz.

Bir iddiaya göre, o gazete ve içinde yer aldığı medya grubu ile BBM arasındaki ilişkiler böyle bir sebeple gergin hale gelmiş bulunuyor. Vaktiyle BBM ile görüşmeden çatılmayan gazete manşetleri şimdi BBM'nin bağlı olduğu kişiye ve partisine öfke kusuyor. Emir alan daha talepkâr hale geldiğinde emir veren de daha fazla beklenti içerisine giriyor; talep karşılanamadığında veya beklentiye cevap verilemediğinde kopuş ve kavga mukadder oluyor. İddia, o gazete ve ana gövdeyle BBM'nin arasının böyle açıldığı...

Kendileri böyle bir ilişki içerisinde idiyseler, başkalarının da benzer sebeplerle görüş belirlediğini, manşet attığını düşünmeleri doğal.

İsimlerini teker teker saydığı gazetelerin BBM ile böyle bir ilişkileri var mı? Sanmıyorum... Kendi hesabıma iktidarla olan ilişkilerimi gazetecilik ilkelerinin izin verdiği ölçülerle sınırladığımı biliyorsunuz. Bir gazete ve gazeteci için esas olan, haklarında yazı yazdığı veya haberlerini verdiği kişileri mutlu etmek değildir; gazetecilikte esas olan, okurları bilgilendirmek ve haberdar etmektir.

Her gazetecinin (bir ölçüye kadar gazeteler ve kanalların da) bir siyasi görüşü vardır, olması da doğaldır; siyasi görüşümüz bir partiyle örtüşebilir de. Seçimlerden önce oylarını CHP'ye veya bağımsız sol adaylara vereceklerini açıklamıştı pek çok meslektaşımız; onlarla farklı pencereden bakanlar da var bu âlemde ve buna da onların ses çıkarmaması gerekiyor.

CHP'li bilinen, ya da oylarını CHP'ye vereceğini açıklamış gazetecilerle onların köşelerini işgal ettiği gazetelerin, kolay anlaşılamayacak bir biçimde, karşı görüşe yaranma çabasına girmesidir garip olan. Pek çok gazete ve haber bülteni kendi asli renklerine nihayet şimdilerde kavuştu; kimi CHP'li olduğunu gizlemiyor artık, kimi de demokrasi-dışı çözümler peşinde koşuyor. Tıpkı 1960, 1971 ve 1980'den sonra ve 28 Şubat sürecinde olduğu gibi...

Durum kabaca bu: Geçmişte BBM'ye bakarak hizaya girmiş, kendi siyasi tercihlerine aykırı yayınlar yapmış gazete ve televizyon kanalları, şimdi aykırı kimliklerini fâş etmenin verdiği rahatlıkla, “Vur abalıya!” talimatına uygun hareket ediyorlar. Evet, yine talimatla hareket ediyorlar. Bir kere talimat almaya alışan, her daim talimat bekler çünkü... Bunun adına da 'bağımsız gazetecilik' diyorlar, hiç yüzleri kızarmadan...

Yüzleri kızaran cinsten olsalardı, utançlarından seslerini çıkarmazlardı zaten.

Yeni Şafak gazetesi

YAZIYA YORUM KAT