1. HABERLER

  2. HABER

  3. “Babamı İşkenceyle Öldürdüler”
“Babamı İşkenceyle Öldürdüler”

“Babamı İşkenceyle Öldürdüler”

27 Mayıs 1960 sabahı Emre Oktay'ın hafızasında hâlâ dün gibi... Babasının gözaltına alındıktan 4 ay sonra işkenceyle öldürüldüğünü belirten Oktay, "Haberi alınca yıkıldık. Ağabeyim verem oldu" dedi

A+A-

27 Mayıs'ta TSK içindeki cuntanın yönetime el koymasıyla sadece siyasileri değil dönemin üst düzey bürokratları da tutuklanıp kışlalara götürüldü. Askerler dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Faruk Oktay'ı almaya evlerinin kapısına geldiklerinde, Oktay'ın oğlu Emre daha 13 yaşındaydı. 27 Mayıs 1960 sabahı Emre Oktay'ın hafızasında hâlâ dün gibi... Babasının gözaltına alındıktan 4 ay sonra işkenceyle öldürüldüğünü belirten Oktay, "Haberi alınca yıkıldık. Ağabeyim verem oldu" dedi.

Fatma Aydın / Yeni Şafak

İstanbul Nişantaşı'nda Hayat Apartmanı 4 nolu daire. İstanbul Emniyet Müdür Faruk Oktay'ın evi. Evin önünde iki kamyon asker, bir tank, bir top ve etrafı aydınlatmak için getirilmiş projektörler... Topun namlusu, dördüncü kata doğrultulmuş. Projektörlerle etraf gündüz gibi aydınlatılmış... Evde İstanbul Emniyet Müdürü Faruk Oktay, eşi ve iki çocuğu... Emre 13, Ömer 15 yaşında. Emre evin havaya uçurulacağını düşünüyor bir an. Faruk Oktay, valiliğe, belediye başkanlığına açtığı telefonlardan bir sonuç alamıyor. Sıkıyönetim Komutanlığını arıyor, Bay X diye görüştüğü kişi kendisine; "teslim ol" diyor. Faruk Oktay elbiselerini giyiyor, çocuklarıyla vedalaşmadan, askerler tarafından götürülüyor. 27 Mayıs 1960'ta Askerler tarafından götürülen Oktay'ın ölüm haberi 30 Eylül'de ailesine bir gazeteci tarafından söyleniyor. Ölüm nedeninin kalp krizi olduğu söyleniyor. Cenazeyi almaya giden ailesi, vücudundaki işkence izlerini görünce, Oktay'ın işkenceden öldüğünü anlıyor.

BEN BAY X, TESLİM OL!

Emre Oktay o sabahı şu cümlelerle anlatıyor: "27 Mayıs sabaha karşı uyandım. Babam telefonla konuşuyor: 'Evladım, peki tamam. Ellemeyin. Hiç karşı gelmeyin. Silahlarınızı bırakın. Askerdir gelen. Hiç karşı koymayacaksınız.' Emniyet müdürlüğündekiler babama 'asker geldi, tanklar burayı çevirdi müdürüm, ne yapacağız' diye soruyorlarmış. Bu konuşmanın ardından babam valiyi, belediye başkanını aradı. Babam sürekli arıyor ama telefonu açan yok. Babam bu sefer sıkıyönetim karargâhını aramış. Darbe yapanlardan Numan Esin ile konuşmuş." Emre Oktay, Sıkıyönetim Komutanı Numan Esin'in daha sonra yayınladığı hatıralarında bu olayı şu cümlelerle anlattığını belirtiyor: "Numan Esin bu konuşmayı kendi kitabında övünerek şöyle anlatmıştı: "Numan Esin: "Kimsiniz?" / "Ben Emniyet Müdürü Faruk Oktay'ım, kiminle görüşüyorum?" / "Ben Bay X... Teslim olun!"

BİZANS ZİNDANINDA BİR EMNİYET MÜDÜRÜ

Babası Faruk Oktay'ın önce Davutpaşa Kışlası'na oradan da Yassıada'ya götürüldüğünü belirten Emre Oktay, kendilerine babasının kalp krizi sonucu öldüğünü bildirdiklerini ancak cenazeyi aldıklarında darp izlerinin olduğunu gördüklerini söyledi. Bir daha göremediği ve bir ömür boyu sarılma hasreti çektiği babasının işkence sonucu öldüğünü görgü tanıklarının daha sonra yayınladıkları hatıralarından da doğruluyor: "Babamı, 28 Nisan olaylarında öğrencilere ateş edip öldürmekle suçlamışlar. Babamın Yassıada'da yanında bulunan arkadaşlarının anlattıklarına göre, babama diyorlar ki; "Celal Bayar ve Adnan Menderes size öğrencilere ateş et emrini verdi ama siz ateş etmediniz değil mi? Ama onlar bu emri verdiler değil mi? Babam; "Hayır vermediler" diyor. Bunun üzerine babam işkence görüyor ve Yassıada'da Bizans'tan kalma zindanlara atılıyor. 27 Mayıs 1960'ta götürüldü, 30 Eylül 1960'ta işkenceyle öldürüldü benim babam..."

TEOMAN KOMAN YARGILANSIN!

TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun kurulmasının önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Emre Oktay, 27 Mayıs'ta görev alan subayların da yargılanması için TBMM'ye başvurmuş. Emre Oktay, gelişmeleri anlatırken önemli de bir bilgi paylaştı. Dönemin Yassıada Komutanı Tarık Güryay'ın yaverinin daha sonra MİT Müsteşarı ve Jandarma Genel Komutanı olan Emekli Orgeneral Teoman Koman olduğu bilgisini Meclis Komisyonu'na verdiğini söyledi. Oktay: "Yassıada Kumandanı Tarık Güryay için gazeteci Turhan Dilligil; "Allah'sız Kumandan" lakabını takmıştır. Bu lakap ona tam da oturmuştur. Tarık Güryay'ın emir subayları, Teoman Koman ile Akay Şakman'ın yargılanması için TBMM İnsan Hakları Komisyonu'na müracaat ettim. Henüz bir cevap gelmedi." 

HABERE YORUM KAT