‘Baas ve Esed’den Asla Vazgeçemeyiz!’ Demenin Dayanılmaz Hafifliği

16.10.2015 19:50
‘Baas ve Esed’den Asla Vazgeçemeyiz!’ Demenin Dayanılmaz Hafifliği
Beşşar Esed’i ve Baas rejimini korumayı kendileri için ‘İslam ve müslümanları savunmak’ olarak gören ve o yolda ölenleri de ‘şehîd’ olarak niteleyebilenleri, sahi nasıl anlamalıyız?

Selahaddin E. Çakırgil'in yorumu:

Hak, güçlü olmayınca, bâtıl durumuna düşer; bâtıl da güç sahibi oldukça, kendisini hak gibi göstermekte daha bir avantajlı duruma geçer.

Güç gösterilerinde, savaşlarda kimin haklı, kimin haksız olduğu, neticeye göre, neticeci bir anlayışla değerlendirilecek olursa, açıktır ki, savaşın sonunda kim galib gelirse, o haklı sayılacaktır.

Ancak, bu, hak kavramıyla da bağdaşmaz, sünnetullah denilen ilahî kanunlarla da.. Çünkü, Kur’an’da, ‘Savaş ve yenilgi günlerini insanlar arasında dolaştırır dururuz..’ buyrulur. Yani, savaşta, mücadelede galib gelen, yenen taraf mutlaka haklı, yenilen de mutlaka haksız sayılamaz. Eğer öyle olsaydı, Uhud’da müşrikler karşısında yenilgi alan Hz. Peygamber (S) ve Hz. Huseyn’in Kerbelâ’da kesilen başı önüne konulan Yezid’in, Şam Sarayı’nda bu sahneyi kendisinin haklılığının sembolü olarak gören-gösteren tavrının doğru olarak kabul edilmesi gerekirdi..

Asıl olan, savaşa başlarken de, sonucunda da yenilgi alınmış olsa bile, hep haklı olduğuna inanarak ve haklı çizgide kalınarak tarafların kendi konumlarını belirlemeleridir.

Yazının Devamı >>>

Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim