1. YAZARLAR

  2. Ali Bulaç

  3. Aydınlara gözaltı!
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Yazarın Tüm Yazıları >

Aydınlara gözaltı!

A+A-

1982 yılbaşını Selimiye'de geçirdim. 29 günü Gayrettepe'de iki metrekarelik hücrede geçirdikten sonra tutuklandım, sonra ağır dayak ve işkencelere maruz kalacağım Kartal-Maltepe Askeri Cezaevi'ne gönderildim.

Bir keresinde Selimiye'ye duruşma için getirildiğimizde Oktay Akbal'la karşılaştık. Duruşma salonunun girişinde bir bankın üzerinde sırasını bekliyordu. Yanına yaklaşıp "geçmiş olsun" dedim. "İslamî kesim"den olduğumuzu bildiği için cevap bile vermedi, kalkıp gitti. Öylesine kalakaldım. Sonra, ben görevimi yerine getirdiğimi düşünüp rahatladım.

İlhan Selçuk ve Doğu Perinçek gibi iki önemli ismin gözaltına alınmış olması -başka gazeteciler de var- bana bu yazıyı yazdırmaya mecbur bırakıyor. Kesinlikle bunun "meslekî dayanışma" ile ilgisi yok. Biliyorum ki, çoğu zaman meslekî dayanışma, haksızlıkları tolore etmeye sevk eden bir asabiyete dönüşüyor. Oysa İslamiyet'in vaz'ettiği ilk prensiplerden biri "Hangi kabileye mensup olursa olsun, hiçbir suçlu korunmayacak" hükmüdür. İnsanlar şu veya bu inanca, dünya görüşüne, siyasî partiye mensup olabilir ve suç işleyebilir. Bize düşen görev, ahlakî olarak suçluyu savunma pozisyonuna düşmemektir. Yakın akrabamızdan, ailemizden de olsa haksız haksızdır, haklı haklıdır. İslam'da hukukun üstünlüğü ve temel haklar felsefesinin özü "her hak sahibine hakkının verilmesi" ilkesine dayanır ki, bunu vaz'eden 1400 sene önce bizzat Hz. Peygamber (sas)'dir.

Elbette suç teşkil eden fiiller ile bunlara verilecek cezaların hukuk tarafından tayin edilmesi ve hukukun da adil devlet, tarafsız ve bağımsız yargı tarafından uygulanması gerektir. Ancak şiddet ve teröre, toplumda nefret ve düşmanlık yaymaya, etnik grupları ve sınıfları birbiri aleyhinde kışkırtmaya, savaş kışkırtıcılığına ve açık hakarete yol açmadığı müddetçe ifade özgürlüğünün hiçbir şekilde kısıtlanmaması gerekir. Deniz Baykal ve CHP'liler, Hacı Bektaş toplantılarına katıldıkları, dinî metinlerden referanslar verdikleri, İslam tarihinin karmaşık konularına daldıkları halde onlara hiçbir şey yapılmazken, tamamıyla ifade özgürlüğü çerçevesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan R.Tayyip Erdoğan aleyhinde dava açılması açık çifte standarttır. Siyasîler bu fikirleri dile getirmeyeceklerse, kim dile getirecek?

Batı'ya güç katan ifade özgürlüğüdür. Bu özgürlüğe inanmayan, geçmişte bu özgürlüğü kısıtlamış olanlar olsa bile, bu özgürlük onların elinden alınamaz. Bu açıdan İlhan Selçuk, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Hulki Cevizoğlu vb. çizgide bugün olup bitene muhalefet eden aydınlar düşüncelerini hiç korkmadan dile getirmelidirler. Yukarıda çizilen sınırları aşmadıkça bu aydınların muhalefeti demokrasi için gereklidir, bize ufuk açar, iktidar da eleştiri kamçısı altında kendine çekidüzen verir.

AK Parti'ye kapatma davasını anlamadım; 80 küsur yaşındaki İlhan Selçuk'un "örgüte üye olmaksızın örgütün amaçlarını bilerek örgüt adına vazife yüklenmek" gerekçesiyle gözaltına alınmasını anlamış değilim. İstenildiğinde bu gerekçeden hareketle "Kürt sorunu"nu ağzına alan Kürt aydınlar, işgale karşı görüş beyan eden veya laikliğin otoriter ve totaliter politikalara alet edildiğini söyleyen Müslümanlar gözaltına alınabilir. Belagati iyi olan bir savcı, küresel ekonomi, özelleştirme ve serbest piyasayı savunan liberal bir aydın hakkında da dava açabilir.

Benim prensibim şudur: "Sultanın sarayından, zenginlerin sofrasından uzak" durmak; yeraltı veya yurtdışı illegal hiçbir örgüt veya oluşumla ilişkili olmamak. Kendi başıma kaldığımda savunabileceğim düşünceleri dile getirmek.

Modern toplumda aydınlar önemli rol oynar. Kamusal hayata çıkışları onları "aydın" kılar. Ama aydınların görevi despotizme, hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına karşı mücadele etmektir. Aydınlar, devletin içindeki rekabet veya çatışmanın bir kanadının uzantıları rolünü oynuyorlarsa, amaçları gizli güç odaklarıyla rejimi kesintiye uğratmak veya legal siyasîlerle ittifaklar kurup iktidarın nimetlerinden yararlanmak ise bu rolleri meşruiyetlerine gölge düşürür.

Zaman gazetesi

YAZIYA YORUM KAT