1. YAZARLAR

  2. İbrahim Kiras

  3. Aydın Doğan Milliyet’i aldığı zaman
İbrahim Kiras

İbrahim Kiras

Yazarın Tüm Yazıları >

Aydın Doğan Milliyet’i aldığı zaman

A+A-

Ergenekon soruşturması dolayısıyla açılan tartışma alanının aynı zamanda “eski Türkiye” ile “yeni Türkiye” arasındaki nihai hesaplaşmanın da zemini olacağı anlaşılıyor.

Medyadaki aktörler de bu zemindeki konumlanışlarıyla nihai konumlanışlarını belirlemiş oluyorlar.

Dolayısıyla kimlerin “yeni Türkiye”de yeri olacak, kimlerin bir yeri olmayacak sorusu söz konusu tartışmanın tetikleyicisi olmak durumunda.

Haddizatında medya sektörünün Türkiye’nin değişimine ve bu çerçevede özellikle son dönemde hızlanan sosyal dönüşümlere ne derecede ayak uydurabildiği sorusunun ayrı bir önemli var. Çünkü medya sektörü mahiyeti itibarıyla sosyal hareketliliğin hem yansıtıcısı hem de aktörlerinden biri olmak durumunda.

Ne yazık ki Türkiye’deki medyanın dünyadaki teknolojik yenilikleri takip edebildiği oranda olsun, kendi toplumunun dönüşümünü kavrayabildiğini söyleyemeyiz.

Türkiye’de genel anlamda medya sektöründen bahsettiğimiz zaman ister istemez Doğan grubundan bahsetmiş oluyoruz. Bu grubun gazeteleri toplam gazete tirajının yüzde otuzu kadar satış yapıyor, ancak reklam gelirinin yüzde 60’ını elde ediyor. Yani rakiplerinden iki kat daha karlı bir işletmesi var Doğan’ın!

Bu bakımdan bugün medya sektörünün problemleri büyük ölçüde “Aydın Doğan’ın nereden nereye geldiğiyle” ilintilidir.

Aydın Doğan 1980’de Milliyet’i alarak medya sektörüne adım atmıştı. O zaman Türkiye’de evlerin % 99’unda telefon yoktu, tek bir televizyon kanalı vardı. Bugün 3G teknolojisiyle görüntülü arama yapabiliyoruz, kanalların sayısını bilen yok.

Aydın Doğan Milliyet’i aldığı zaman köylerde yaşayan nüfus şehirlerde yaşayan nüfustan fazlaydı. Bugün nüfusumuzun yüzde 70.5\'i şehirlerde yaşıyor.

Aydın Doğan Milliyet’i aldığı zaman Türkiye’de kamu ağırlıklı ve dışa kapalı bir ekonomik sistem yürürlükteydi. Bugün dışa açık piyasa ekonomisi modeli uygulanıyor.

Aydın Doğan Milliyet’i aldığı zaman Türkiye’nin yıllık ihracat tutarı 3 milyar dolar bile değildi. Bugün 100 milyar doların üstünde.

O zaman bu ihracatın büyük kısmı tarım ve madencilik ürünlerinden oluşuyordu. Bugün toplam ihracatın % 90’a yakını sanayi ürünlerinden oluşuyor.

Aydın Doğan Milliyet’i aldığı zaman Türkiye’nin dört bir yanı düşmanla çevriliydi. Bugün “komşularla sıfır problem” politikası yürürlükte.

Aydın Doğan Milliyet’i aldığı zaman dünya iki kutuplu bir politik düzen içindeydi. Sovyet sisteminin çöküşünden sonra ABD Pax Amiracana diye adlandırılan tek kutuplu bir düzen dayatmak istedi, yapamadı. Bugün Rusya, Çin, AB gibi güçlerle işbirliği içinde çok kutuplu bir dünya sistemine yönelmiş görünüyor.

Örnekleri sayfalarca yazsak bitmez. Sözün kısası Aydın Doğan Milliyet’i aldığı zaman dünya başka bir dünyaydı, Türkiye başka bir Türkiye’ydi.

Dünya değişirken, Türkiye değişirken Aydın Doğan da değişmiştir herhalde. Ama Aydın Doğan’ın yayın organlarında neredeyse her türlü değişime karşı takınılan hasmane tutum hiç değişmedi, değişmiyor. Öyleyse ya Doğan’ın profesyonellerinin değişimle ilişkilerinde profesyonellik dışı etkenlerin belirleyiciliği var; ya da bizzat patronajın konumlanışında.

Her halükarda grubu bekleyen tehlike giderek yakınlaşıyor.

Mesela, yayın organları “yeni Türkiye”ye karşı “eski Türkiye”nin savunuculuğunda ısrar ederken, Doğan’ın öteden beri “İstanbul merkezli geleneksel sermayenin sözcülüğü” şeklinde algılanan rolü de değişmek durumunda kalabilir.

STAR

YAZIYA YORUM KAT