Assolist sussun, hariçten gazel okunacak!

16.07.2012 00:50

Asım Yenihaber

Mevzu İslâm olunca, Alevilik olunca yapılan bundan başkası değil...

Lafı eğip bükmeye, dolaştırmaya, burnu kulağın arkasından göstermeye gerek yok: Bunun son örneğini Zaman gazetesinde okuduk.

Etyen Mahçupyan’ın yazısından bahsediyoruz.

Peşin söyleyelim, Etyen Bey’in sosyal bilimler alanındaki yetkinliğinden şüphemiz yok. Yazar olarak da çoğu zaman beğendiğimiz, beğenmediğimiz zaman da “böyle de düşünülebilirmiş!” diye takdir ettiğimiz bir imza.

Fakat bazı ahvalde kendi çok savunduğu ilkelere aykırı iddialarla ortaya çıkabiliyor. Ceberrut bir tavır takınabiliyor. Daha önce Balkanlar’la ilgili bir yorumu dolayısıyla görüşlerimizi açıklamıştık.

Şimdi mevzu Alevilik!

Yani İslâm. Böyle dedik ama, değerli yazarımız bunu kabul etmiyor.

Alevlik söz konusu olunca, ona göre, İslâm’ın alanı dışına çıkmış oluyoruz.

Bunu Diyanet üzerinden söylüyor yazar.

Diyanet, Alevilik konusunda konuşamaz. Çünkü o Sünni İslâm’ın kurumu... Demek ki, Sünni İslâm var, bu kabul ediliyor. Öyleyse Sünnilik dışı İslâm da olabilir. Bunu neden kabul etmiyor?

Diyanet eğer Sünni İslâm’ın bir kurumu ise kendi alanı ile ilgili otorite ise, bütün İslâm konusunda konuşmaması mı gerekiyor?

Galiba bu söylenmiyor.

“Alevillik Müslümanlık dışıdır, sen konuşma” deniliyor!

Daha da ötesi: “Gayri meşru olursun deniliyor!”

Aleviliğin ne idüğü konusunda dinî bir kurum fikir beyan edemiyor, ama bütünüyle alanın dışında olan bir yazar kolayca ahkâm kesebiliyor.

Yazar bu men edici tavrı takınmadan önce, Alevilik, Bektaşilik tarihi ve bu tarih içinde ortaya çıkan metinlerden haberdar mı?

Eğer haberdar olsa idi, “Alevi-Bektaşi klasiği” denilebilecek metinlerin, hem orijinal halleriyle hem de bugünkü dile aktarılmış şekilleriyle sadece Diyanet tarafından yayınlandığının da farkında olurdu.

O metinler Aleviliğin İslâm’la, Sünnilikle ilişkilerini de apaçık ortaya koyuyor.

Hadi diyelim Kitabî alanın dışına çıktık. Bugünkü Alevilik de geniş ölçüde Kitabî alanın dışında. Buna rağmen, İslâm akidesinin temel kabulleri Aleviler tarafından ret mi ediliyor?
Mesela Kur’an, mesela Peygamber? Mesela Ehl-i Beyt?

Böyle bir şeyden haberdar değiliz.

Elbete bir Alevilik-Bektaşilik var, bir de bunlar üzerinden ateizme geçmiş fakat kendilerini Alevi gösterenler var... Hani Ali’siz Aleviler!

Türkiye’de büyük Alevi çoğunluğu, inancından uzaklaşmamış olanlar, dinsizliğe sapmamış olanlar, İslâm dışı sayılmak istemezler. Daha açık söyleyelim: Kendilerinin gayrimüslim addedilmesini redderler. Bunlar cemevlerinde toplanıyor olabilir. Burada hem bazı geleneksel ritüellerini icra edebilir hem de ibadet edebilirler.

Geçmişte de böyle idi. Bütün tekkeler, dergâhlar aynı zamanda ibadet mekânları idi.

Şimdi yazar, Sünniliği ayrı bir din sayıyor anlaşılan. Öyleyse, İran Şiilik üzerinden dini yorumluyor, öyleyse İran’ın da Müslümanlık iddiası yanlış!

Bekliyorum: “Ey İran’ın dinî önderi, Şiileri Müslüman saymakla gayri meşru tutum takınıyorsun! Kendine gel!” yazısı ne zaman yazılacak?

Gelelim sadede: Aleviliği farklı bir din sayanlar olabilir mi? Olabilir. Onlar sadece kendileri için konuşurlar, kendi cemevlerini kurarlar ve üzerine de “Müslüman olmayan Alevilerin mabedi yazabilirler!” buna da kimse karışmaz!

YENİ AKİT 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim