Askeri Cuntanın Fuhuş Tuzağı ve ÇYDD

30.11.2010 14:57
Askeri Cuntanın Fuhuş Tuzağı ve ÇYDD
Medyaya son birkaç ay içerisinde giderek yoğunlaşan bir biçimde yansıyan haberlerde ordu içerisinde “fuhuş, şantaj ve casusluk” kelimelerini hep yan yana gelmiş bir halde görür olduk.

Fuhuş, istihbarat örgütlerinin kullanabileceği en etkili silahlardan biri olmayı halen sürdürüyor.

Konuyu Yeni Akit'teki köşesinde de yorumlayan yazarımız Kenan Alpay, 'İstihbarat savaşlarının dini-imanı-ahlakı olmaz!' kaidesine uygun olarak yetiştirilen bir kişinin hedefe ulaşmak için her yolu meşru göreceğinin kesin olacağına dikkat çekti. Uzun yıllar karşı karşıya kaldığımız askerî vesayet ve darbe düzeninin ardında bu makyavelist siyasetin yattığını belirten Alpay, siyasete ve topluma yönelik TSK'nın her daim kontrolü elinde tutma ve terbiye etme konseptinin, kendini "iç ordu" şeklinde tanzim etmesinden kaynaklandığını vurguluyor. Nitekim halkın dini, etnik, mezhebi, siyasi vs tercihlerini takip etmek, fişlemek, andıçlamak, muhtıra ve darbelerle baskı altına alma girişimleri bu "iç ordu" mantalitesinin sonucudur.

TSK'nın yargı ve üniversiteler kadar medya ve sivil toplum örgütlerini de halka karşı askeri bir düzene kavuşturma çabalarının yeni olmadığı bir vakıa. Sivil toplum örgütü görünümlü bazı oluşumların örgütlenip cepheye sürülmesi, yaratılmak istenen Kemalist ulus toplum modeline ulaşma amacına matuftu. İşte Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) isimli sivil makyajlı militarist oluşumun tam da bu sebeple örgütlenip, desteklendiğini belirten Kenan Alpay, ÇYDD'nin iç düşmana karşı yürütülen "topyekûn savaş" cephesinde konuşlandırıldığının altını çiziyor: "ÇYDD, daha çok psikolojik harp yürütmek ve istihbarat toplayarak cunta faaliyetlerine destek olmak misyonunu ifa ediyordu."

"Kardelenler" Eğitim Değil, Devşirme Projesi!

Askeri Cunta faaliyetleri ve fuhuş tuzağı ile ÇYDD'nin bağlantısı noktasında ÇYDD'nin korkunç ve çirkin bir misyon ile mücehhez kılındığını ifade eden Alpay, reklam bombardımanı ile bütün bir Türkiye'ye yutturulmak istenen "kardelenler"in bir eğitim projesi değil "devşirme/ajanlaştırma" projesi olduğuna dikkat çekiyor: "TSK'nın, TÜSİAD'ın, merkez medyanın açık çek verdiği ÇYDD'nin temel amacı neydi? Zeki, çalışkan ve gelecek vadeden çocukları dini-ahlaki ve etnik aidiyetlerinden koparıp eğitim ve sosyalleşme süreçlerinde saf kan bir Türk ulusal kimliğine kavuşturmak. Yani, Türk ulusal kimliğine 'ideolojik ajan' kazandırmak."

ÇYDD'nin kritik pozisyonu ekonomik ve sosyal mahrumiyetlerle sıkıştırılmış bir toplumun çocuklarını burs, yurt, akademik kariyer vs gibi imkânlarla geleceklerini rehin alma sürecinde ortaya çıkmıştır. Ergenekon operasyonları çerçevesinde ÇYDD'nin Kadıköy Şubesi'nde ele geçirilen bir mektup askeri cunta ile bu dernek arasındaki ahlak dışılık ortak paydasını çok iyi resmetmektedir. Darbe soruşturmasında da adı geçen Tuğamiral S. O. K. tarafından Türkan Saylan'a hitaben yazılan mektupta Deniz Harp Akademisi'ne yakın yerlerde açılacak "Ata Evleri"nin Kardelen Ayşeleri ve Genç Subayları kaynaştırmak üzere planlanan görevlerinin reorganize edilmesine dair tavsiyeler yer alıyor.

Tuğamiral'in ÇYDD Başkanı'ndan taleplerinin genellikle teğmenlerle tanıştırılan kızların sık sık parti düzenleyip kontrol altında tutması, tanıştırılan kızların irtibatı aksatmaması, yeni yeni kızlarla tanıştırılması vs gibi 'küçük' ricalardan oluştuğunu belirten Alpay, DHA'da görevli bir albayın başını çektiği fuhuş çetesinde yer alan kadın subayların tamamının ÇYDD burslusu oldukları bilgisini veriyor.

İsimler, rütbeler, görev yerleri ve fuhuş tuzağına düşürdükleri subayların pornografik görüntüleri şimdi savcılığın elinde. Fakat TSK kendi bünyesindeki fuhuş çetesi ile ilgili bir açıklama yapmıyor. ÇYDD de hangi bursiyerlerinin bu işte neden ve nasıl görev aldığını izah etmiyor! Fuhuş çetesindeki bursiyerleri, DHA'ya yakın bölgelerde açılan Ata Evleri, Kardelen Ayşelerle Genç Subaylar arasında organize edilen muhabbetler gibi konular hiç yer bulamamış ÇYDD sitesinde.

Alpay, yazısını şöyle noktalıyor: "ÇYDD, İslam'ı-ahlakı hayattan silip modern-laik ulus toplum inşa etmek amacıyla çıktığı yolda Anadolu'nun dört bir tarafından derleyip topladığı 'Kardelenleri' militan bir tuzak, yumuşak bir şantaj ve etkili bir kontrol aracı olarak devşirmeyi hedefledi hep. Amacına ne kadar ulaşabildi tam olarak bilemiyoruz. Çünkü yürüttükleri faaliyetlerin önemli bir kısmı ancak Ergenekon davası sağlıklı bir biçimde sonuçlanınca aydınlığa kavuşacak. Kardelen Ayşe mizanseni, çağdaşlaştırma müsameresi şeklinde oynanan çirkinliklere son vermenin zamanı çoktan geldi de geçti bile!"

HAKSÖZ-HABER

  • Yorumlar 2
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim