1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. “Asker Nedir ve Kimdir?”
“Asker Nedir ve Kimdir?”

“Asker Nedir ve Kimdir?”

“Aman, asker yıpranmasın...” söylemiyle adeta darbelerin askerler tarafından yapıldığını gizlemeye çalışan yaklaşımı değerlendiren Selahaddin E. Çakırgil, askerin ne demek olduğu hakkında açıklamalarda bulunuyor.

A+A-

Selahaddin E. Çakırgil’in yorumu:

14 Temmuz akşamı, Bursa-Mudanya’dan vapurla, İstanbul’a dönerken, Yassıada civarından geçiyoruz.

Yolcular etrafı temaşa ediyorlar, fotoğraflar çekiyorlar. Ama, Yassıada’ya özel bir ilgi ve o mekânın yakın tarihimizdeki yeri, önemi, hatırlanmıyor gibi.. Sosyal hâfızanın durumuna dair bir ilginç örnek...

Halbuki, 27 Mayıs 1960 Askerî Darbesi’nden sonra bu adada, milletin reyiyle seçilip 10 yıl Başbakanlık hizmeti yapan Adnan Menderes’in, ‘Yüksek Adâlet Divanı’ gibi yaldızlı bir isimle oluşturulmuş uyduruk bir mahkemede yapılan bir yargılama sonunda, ‘adâlet’ adına asılarak öldürülmesiyle noktalanan ne büyük cinayetler işlenmişti. Ki, o -sözde-yüce divan’ın başkanı Salim Başol isimli kişi, yargılananların en hukukî itirazlarına bile, rolünün ne olduğunu itiraf edercesine, ‘Ne yapayım, sizi buraya tıkan kuvvet böyle söylüyor.’ diyordu.

Yassıada’da yargılanan m.vekillerinden birisi de ünlü şair Faruk Nâfiz Çamlıbel’di.

O, Yassıada’yı kor parçası gibi bir dörtlükle anlatıyor:

‘Bilmiyor gülmeyi, sâkinlerinin binde biri..

Bir vatan derdi birikmiş, bir avuçluk karada..

Kuşu hicrân getirir, dalgası hüsrân götürür,

Mavi bir gözde, elem katresidir Yassıada..’

*

‘Halkın ekseriyetinin iradesine göre yönetim şekli’ demek olan Cumhuriyet rejiminin 90 küsur yıllık saltanatı boyunca ne darbeler yaşadık, milletimiz ne zorbalıklar, ne zâlimâne dayatmalar altında ne hicrânlar, ne hüsrânlar yaşadı. Ve bütün bunlar kendilerini devletin sahibi, milletin ağası/efendisi zanneden bir Ordu adına yapılıyordu.

(...)

Yazının devamı için tıklayın: Millet, Musîbetlerden ‘Hayır’lar Devşirmek Merhalesinde..