1. YAZARLAR

  2. İbrahim Sediyani

  3. Arnavut Her Yerde Arnavut’tur
İbrahim Sediyani

İbrahim Sediyani

Yazarın Tüm Yazıları >

Arnavut Her Yerde Arnavut’tur

A+A-

Ti Shqipëri;
Më jep nder,
Më jep emrin Shqipëtar...

 

Avrupa’nın en eski kavimlerinden biri olan ve “asıl Avrupalılar” kabul edilen Arnavutlar, tarihleri boyunca dünyanın farklı bölgelerine yayılmışlar, değişik ülkelerde yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bugün dahi Arnavutlar, dünyada, kendi ülkelerindeki nüfûsundan kat be kat fazlasının yurtdışında yaşadığı üç milletten biridir. Bugünkü Arnavutluk’un nüfûsu 3 milyonu ancak aşmaktadır ancak dünyadaki Arnavutlar’ın toplam nüfûsu 20 milyon kadardır.

Arnavutlar genelde millîyetçi insanlar oldukları için gittikleri yerlerde özelliklerini aynen korurlar, kolay kolay asimile olmazlar. Bir Arnavut, dünyanın her yerinde Arnavut’tur. Fakat gittikleri yerlere çabuk entegre olurlar; o ülkenin sosyal, ekonomik, siyasal ve sanatsal yaşamına hemen adapte olurlar. Entegrasyonları çok kolay, fakat asimilasyonları bir o kadar zordur.

Entegrasyon, elbette ki gidilen yerde, o topraklar üzerindeki sosyal, ekonomik, siyasal ve sanatsal yaşama aktif katılımcı olmayı da beraberinde getirir. Arnavutlar, göç ettikleri ülkelerde, o ülkenin siyasetine, ordusuna, ekonomisine, kültürüne, medyasına, sanatına, sinemasına, müziğine ve sporuna sadece aktif katılımcı olmakla kalmayan, bütün bu zikrettiğimiz alanları bizzat yönlendiren, öncülük eden becerikli insanlardırlar.

Siz sevgili okuyucularımız için, tabir yerindeyse “kılı kırk yararak” yaptığımız bu geniş kapsamlı araştırmada, yukarıda altını çizdiğimiz kriterlere uyan tüm Arnavutlar’ı bir çalışmada topladık.

Çalışmamızı ilgiyle ve hayretle takip edeceksiniz. Bu şahsiyetlerin hepsini çok yakından tanıyorsunuz; fakat çoğunun Arnavut olduğunu bilmiyordunuz, tabiî ki.

İşte tarihe damga vuran Arnavutlar...

≈ ROMA İMPARATORU OLAN ARNAVUTLAR ≈

Müslüman olmadan önce Roma İmparatorluğu’nun egemenliği altında yaşayan Arnavutlar’ın arasından bazılarının “Roma İmparatoru” olduğunu biliyor muydunuz? Evet, bazı Roma imparatorları Arnavut idiler.

İşte size Arnavut olan Roma imparatorları:

► Decius (200 veya 201 – 251; tam adı Gaius Messius Quintus Traianus Decius).

Roma imparatoru (249 – 251).

İlliryalılar arasından çıkan ilk Roma imparatorudur. Çoğu tarihçi tarafından “İllirya Kralı” olarak da anılmıştır.

İmparatorluğu daha çok Gotlar’a karşı verdiği savaşlarla geçti.

► II. Claudius (213 – 270; tam adı Marcus Aurelius Claudius Augustus Gothicus).

İllirya doğumlu.

Roma imparatoru (268 – 270).

Alamanlar’a karşı büyük zaferler kazandı.

► Aurelian (214 – 275; tam adı Lucius Domitius Aurelianus Augustus).

Roma imparatoru (270 – 275).

Kuzeyde Alpler’de Cermenler’e karşı savaştı; güneyde ise Mısır’ı savaşsız teslim aldı.

Roma’nın eski imparatoru Philippus Arabs ve imparatoriçesi Otacilia Severa’nın kızı olan prenses Ulpia Severina ile evlendi; bu evlilikten bir kız çocukları oldu. Roma’nın Arnavut imparatoru Aurelian, hükümdarlık ettiği 5 yıllık süre boyunca Roma’nın tüm madenî paralarının üzerine karısı Ulpia Severina’nın resmini yapıştırdı.

Aurelian ayrıca 25 Aralık 274 tarihinde kendi doğum gününü halka kutlattırdı ve ondan sonra da her yıl bu gün, imparatorluk topraklarında bayram olarak kutlandı. Roma İmparatorluğu tarihinde doğum günü bayram olarak kutlanan ilk imparatordur.

Aurelius’un en büyük projesi ise, Hristiyan mezhepler arasındaki ihtilafları tamamen yok etmek ve Avrupa’daki mezhep çatışmalarını tarihin derinliklerine gömmekti. Mezhepler arasındaki “farklı olan” tüm hükümleri ortadan kaldırdı ve onların yerine “ortak” yeni hükümler koydurttu. Bu politika kilise çevrelerinde “Ortada Hristiyanlık diye birşey kalmadı” gerekçesiyle büyük rahatsızlığa yol açtı.

► Probus (232 – 282; tam adı Marcus Aurelius Probus Augustus).

Roma imparatoru (276 – 282).

Kuzeyde Alpler’de Cermenler’e ve Franklar’a, güneyde Mısır’da Nübyeliler’e, doğuda Trakya’da ise Traklar’a karşı savaştı.

Kendinden önceki imparator ve kendisi gibi Arnavut olan Aurelius zamanında yapımına başlanan ancak Aurelius öldüğünde henüz bitirilmemiş olan Aurelius Surları’nı tamamladı.

Dışarıdaki “düşmanlara” karşı oldukça başarılı olan imparator Aurelius, kendi topraklarında, tarihe “3. Yüzyıl Krizi” olarak geçen “Askerler Krizi” ile baş edemedi  Bizzat kendi emri altındaki askerler tarafından öldürüldü.

Aurelius’un kardeşi Dometius ve iki yeğeni Probus ve Konstantinopel ise Byzantion (= İstanbul)’da piskopos idiler.

► Diocletianus (245 – 312; tam adı Gaius Aurelius Valerius Diocletianus).

Dalmaçya doğumlu Arnavut.

Roma imparatoru (284 – 305).

Tarihe “3. Yüzyıl Krizi” olarak geçen ve bir önceki imparator Probus’un hayatına mal olan “Askerler Krizi”ni sona erdirdi. Ardından Roma tarihinde görülmemiş bir reform paketini yürürlüğe koydu. Hem devlet hem millet rahatladı.

Diocletianus’un Roma tarihindeki en büyük önemi, Balkanlar’a kadar girmiş ve daha da ilerlemeye azmetmiş olan doğunun güçlü devleti ve İran merkezli Sasanî İmparatorluğu’na karşı kazandığı büyük zaferden sonra Roma İmparatorluğu’nun topraklarını Mezopotamya topraklarını da içine alacak şekilde genişletmesidir.

Diocletianus, ömrünün son yıllarını doğduğu yerde yaptırdığı bir sarayda gözlerden uzak bir şekilde geçirmiş, bu sarayda ölmüştür.

► I. Konstantin (272 – 337; lakabı Büyük Konstantin, tam adı Gaius Flavius Valerius Aurelius Constantinus).

Roma imparatoru (306 – 337).

Roma imparatorluk tarihinin en büyük imparatorudur.

İllirya’nın Naissus şehrinde (bugünkü Sırbistan’ın Niş şehri) doğdu. General Konstantius Chlorus’un oğludur.

Müthiş bir yöneticilik zekâsına sahip olan, güçlü bir savaş taktisyeni olan Roma imparatoru I. Konstantin, aynı zamanda çok acımasız ve merhametsiz bir insandı. Düşmanlarına ve tebâındaki halka asla acımazdı.

I. Konstantin’in Roma tarihindeki önemi o kadar büyüktür ki, imparatorluk tarihini “ondan önce ve ondan sonra” diye ikiye ayırmak mümkündür. İmparatorluğun köhneleşmiş kurumlarıyla ve yozlaşmış alışkanlıklarıyla artık Roma’dan yönetilemeyeceğini görerek, Roma İmparatorluğu’nun ezelî başkenti Roma şehrinin elinden bu sıfatı alarak, Byzantion (bugünkü İstanbul) şehrini “başkent” yaptı (13 Mayıs 330).

İstanbul’u adeta yeniden kurdu.

22 Mayıs 337 tarihinde ölen I. Konstantin’in mezarı halen İstanbul’dadır.

Ölümünden sonra şehre O’nun ismi verildi: “Konstantinopolis”.

(GÖNÜLDAŞLARIMIZ İÇİN İLGİNÇ BİR BİLGİ NOTU: İstanbul’un 1453’ten önceki ismi olan Konstantinopolis, Türkiye kamuoyunun zannettiği gibi bir Yunan’ın değil, bir Arnavut’un ismini taşımaktaydı.)

≈ VATİKAN PAPASI VE KARDİNALİ OLAN ARNAVUTLAR ≈

Arnavutlar arasından Katolik dünyasına papalık ve kardinallik yapan önemli âzîzler de çıkmıştır.

İşte size Katolik dünyasına dînî liderlik yapan Arnavutlar:

► Gian Girolamo Albani (1504 – 1591).

Kardinal; Vatikan kardinali.

Arnavutluk’tan İtalya’ya göç etmiş bir ailenin çocuğudur; kullandığı “Albani” soyadı zaten “Arnavut” anlamına gelmektedir. Sonradan bu aileden gelen tüm Vatikan liderleri “Albani” soyadını kullanacaklardır.

► XI. Clemens (1649 – 1721; gerçek adı Giovanni Francesco Albani).

Vatikan papası.

Katolik Hristiyanlar’ın 1700 – 21 yılları arasındaki papası.

Papa olduğu ilk yıl, Gregoryan Takvimi’ni yeniden düzenlemek amacıyla bir komisyon kurdu. Bir yıl sonra ise, 1701, Nobili Ecclesiastici Akademisi’ni kurdu.

► XII. Clemens (1652 – 1740; gerçek adı Lorenzo Corsini).

Vatikan Papası.

Katolik Hristiyanlar’ın 1730 – 40 yılları arasındaki papası.

Sadece baba tarafından Arnavut, anne tarafından İtalyan; annesi Floransa’nın meşhur ve soylu Strozzi ailesindendir.

Dînî otorite olmakla yetinmeyen, politik bir güç olmak için de çok uğraşan Papa XII. Clemens, siyasî alanda oldukça başarısız bir insandı.

► Annibale Albani (1682 – 1751).

Kardinal; Vatikan kardinali.

► Alessandro Albani (1692 – 1779).

Kardinal; Vatikan kardinali.

► Giovanni Francesco Albani (1720 – 1803).

Kardinal; Vatikan kardinali.

► Giuseppe Albani (1750 – 1834).

Kardinal; Vatikan kardinali; Vatikan Kütüphanesi başkanı.

≈ OSMANLI TARİHİNE DAMGA VURAN ARNAVUTLAR ≈

Müslüman olmadan önce aralarından Roma imparatorları çıkartan Arnavutlar, Müslüman olduktan sonra da Osmanlı İmpatorluğu içinde pekçok önemli şahsiyet çıkarmışlardır. Bu isimleri okuduğunuzda eminim ki çok şaşıracaksınız; çünkü çoğunu yakından tanıyorsunuz, isimlerini sıklıkla duymuşsunuz.

İşte size Osmanlı tarihine damga vuran Arnavutlar:

► İskender Bey (1405 – 1468; gerçek adı Gjergj Kastrioti – Skënderbeu).

Arnavutlar’ın Osmanlı’ya karşı savaşan ulusal kahramanı.

Babası Gjon Kastrioti de 1407’den itibaren sürekli olarak Osmanlı’ya karşı savaştı. Bir yenilgi sonrası Edirne’deki üç oğlunu Osmanlı sarayına esir vermek zorunda kaldı; bunlardan biri olan Gjergj Yeniçeri Ocağı’nda devşirilerek Müslüman yapıldı ve İskender Bey adını aldı. Fakat Hristiyanlık’tan ayrılmadığını Osmanlı’ya karşı savaşana dek hep sakladı.

İskender Bey yaşadığı dönemde Haçlı Avrupası’nda çok ünlendi, Papa tarafından kendisine “İsa’nın Savaşçısı” anlamına gelen “Athleta Christi” ünvânı verildi.

Günümüzde Haçlı Batı ülkeleri tarafından Müslüman Arnavut halkını Hristiyanlaştırmak amacıyla bir “sembol” olarak kullanılmaktadır.

► Gedik Ahmet Paşa (? – 1482).

Fatih Sultan Mehmed döneminde 1474 – 77 arası sadrazamlık yapmıştır.

Sadrazam; Rumeli beylerbeyi; Anadolu beylerbeyi; vezir-i azam; kaptan-ı deryâ.

Arnavut olduğu için Arnavutluk Seferi’ne çıkmak istememesi ve Fatih’in bu emrine riayet etmemesi, O’nun hayat hikâyesindeki en ilginç anekdottur.

Bugün Aydın vilayetimizde yaşayan ve 17. yy’dan itibaren burada ikamet eden Arpazlı ailesi, O’nun soyundan gelmektedir.

► Koca Davud Paşa (? – 1498).

Sadrazam; Anadolu beylerbeyi; Rumeli beylerbeyi; Ankara sancakbeyi; Bosna sancakbeyi; vezir-i âzâm.

İstanbul’un Davutpaşa semti O’nun adını taşımaktadır.

► Kara Ahmed Paşa (? – 1555).

Kanunî Sultan Süleyman döneminde 1553 – 55 arası sadrazamlık yapmıştır.

Yavuz Sultan Selim’in kızı Fatma Sultan ile evlenmiştir.

Temeşvar fatihi; kapıcıbaşı; yeniçeri ağası; Rumeli beylerbeyi; vezir.

Rüstem Paşa’nın sadrazamlıktan azledilmesi üzerine Ekim 1553’te O’nun yerine atanmış, Rüstem Paşa’nın tekrar sadrazamlığa getirilmesi için kışkırtılan Padişah Kanunî’nin fermanıyla 28 Eylül 1555 tarihinde arz odası önünde idâm edilmiştir.

Topkapı’da kıymetli çinilerle süslü olan cami kendisinin olup, idâmından kısa süre önce yaptırmaya başlamış ise de tamamlanışını görememiştir, cenazesi caminin yanına gömülmüştür.

► Koca Sinan Paşa (1506 veya 1512 veya 1520 – 1596).

Doğum yeri Arnavutluk’tur.

Kanunî Sultan Süleyman’ın çeşnigirbaşı; Malta sancakbeyi; Kastamonu sancakbeyi; Gazze sancakbeyi; Nablus sancakbeyi; Erzurum beylerbeyi, Halep beylerbeyi; Mısır beylerbeyi; Şam beylerbeyi; Yemen serdarı; Yemen fatihi; Tunus fatihi; sadaret; serdar-ı ekrem.

İstanbul – Sarayburnu’ndaki diğer ismi İncili Köşk olan Sinanpaşa Köşkü O’nundur.

► Köprülü Mehmed Paşa (1578 – 1661).

Arnavutluk’un Berat sancağının Rudnik köyünde doğmuştur.

Sadrazam; mirê xor; mirê miran; Şam valisi; Kubbealtı veziri; Trablus valisi; Bozcaada fatihi, Limni fatihi.

Çok zor ve karışık bir dönemde yönetime gelerek dirlik ve düzeni sağlamış olan Köprülü Mehmed Paşa, Osmanlı Devleti’ne eski itibarını yeniden kazandırmış olan büyük bir devlet adamıdır. Arnavut olduğu için devlet yönetimine girdiği andan itibaren sık sık haksızlıklara maruz kalmış, O’nu çekemeyen ırkçı ve kıskanç isimlerin hased ve iftiralarına maruz kalmış, fakat o yine de yılmayarak devlet hizmetine koşmuş, en sıkıntılı zamanda hizmete talip olarak çok zor dönemler geçiren devleti selamete çıkarmayı başarmıştır. O yönetime gelmeden önce memlekette anarşi ve terör kol gezmekteydi, zorbalık ve haksızlık almış yürümekteydi. Halka hem devlet hem de çeteler zorbalık yapıyordu, devlet düzeni bozulmuş ve ordudaki disiplin yok olmuştu. Henüz çocuk yaşta olan Padişâh IV. Mehmed’in duruma hâkim olması mümkün değildi. O esnada İstanbul’da bulunan Köprülü Mehmed Paşa, en yakın arkadaşları mimar Kasım Ağa, seyyâh Evliya Çelebi ve şâir – müzisyen Solakzade Mehmed Hemdemî Efendi ile sürekli biraraya gelerek sohbet ediyor, bu sohbetlerde biribirleriyle fikir teatilerinde bulunuyorlar ve memleketi ve halkı bu durumdan nasıl kurtaracaklarını konuşuyorlardı. Mütevazi fıtratıyla tanınan ve makam ve mevkiîde hiç gözü olmayan Köprülü Mehmed Paşa, 78 yaşında olduğu halde memleketi bu durumdan kurtarmak için kendisine sadrazamlık teklif edilmiş, o ise devlette kümelenmiş ırkçı ve kavmiyetçi tipleri iyi bildiği için, ancak kendisine geniş yetkiler verilmesi ve aleyhinde iftira ve karalama kampanyaları yapılmaması, ırkçı sözlere muhatap olmaması şartıyla bu görevi kabul etmiş, yönetime geçince de asayiş ve huzuru tekrar sağlamış, Osmanlı devletine yerde sürünen itibarını tekrar kazandırmıştır.

Edirne’de vefât eden bu şahsiyetin cenazesi İstanbul’a getirilerek Divanyolu’ndaki türbesine defnedilmiştir.

► Süleyman Paşa (? - ?; gerçek ismi Sulejman Bargjini).

Arnavutluk’un başkenti Tiran’ın kurucusu.

Kurban bayramının ilk günü kurban dağıtımı yaptığımız Mulet köyünde doğmuş, 1614 tarihinde küçük bir köy olarak Tiran’ı kurmuştur. Süleyman Paşa (Sulejman Bargjini) köye, şu anda İran İslam Cumhuriyeti’nin başkenti olan Tahran (Tehran)’ın isminden esinlenerek “Tiran” adını verdi.

Süleyman Paşa, büyük bir askerî dehaya sahip, Osmanlı – İran Savaşları’na “komutan” düzeyinde katılmış ve Safewî ordusuna karşı büyük başarılar kazanmıştı. Süleyman Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, İran Safewî ordusuna karşı bu başarıları kazanırken, muzaffer ordunun komutanı Süleyman Paşa, Safewî Devleti’nin hüküm sürdüğü İran coğrafyasına hayran kalmış, İran ülkesinin, bu toprakların güzelliğine adetâ âşık olmuştu.

Süleyman Paşa yalnızca doğuda İran Safewî İmparatorluğu’na karşı değil, batıda Haçlılar’a karşı yapılan savaşlarda da “komutan” düzeyinde yer almış, Osmanlı ordusunun Haçlı güçlerine karşı yaptıkları savaşlarda komutanlık yapmış, orduyu yönetmişti. Süleyman Paşa’nın üstün bir askerî zekâsı vardı ve fakat bundan çok daha önemlisi ise, O, müthiş cesaretli bir komutandı. O’nun komutanlığı döneminde Haçlılar Balkanlar’da Osmanlı topraklarına saldırmaya kolay kolay cesaret edemezlerdi. Süleyman Paşa, birkaç yüz askerden oluşan orduyla büyük Haçlı güçlerinin karşısına dikilebilecek cesarete sahipti. O’nun varlığı bile İslam düşmanlarının kalplerine korku salıyordu.

► Mere Hüseyin Paşa (? - ?).

Genç Osman’ın Yeniçeriler tarafından tahttan indirilerek idam edildiği ve amcası I. Mustafa’nın ikinci kez tahta geçirildiği anarşi sırasında 13.06. – 08.07.1622 ve 05.02. – 30.08.1623 tarihleri arasında toplam 7 ay 18 gün sadrazamlık yapmış devlet adamı.

Lakabı, kellesini istediği kişiler için söylediği ve Arnavutça “Alınız” anlamına gelen “Mere” sözcüğünden gelir.

Osmanlı tarihinde Türkçe bilmeyen tek sadrazamdır.

► Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa (? – 1653).

Arnavutluk’un, kurban bayramının ikinci günü kurban dağıtımı yaptığımız Mat ilinde doğmuştur.

Sadrazam; kapıkulu süvârisi; kedhüdâ; Diyarbakır valisi.

Osmanlı ekonomisinde ıslahat yapan ilk iktisad ıslahatçısıdır.

► Köprülü Fazıl Ahmed Paşa (1635 – 1676).

Köprülü Mehmed Paşa’nın oğludur.

Sadrazam; Erzurum valisi; Şam valisi; Girit ve Podolya fatihi.

Bugün Yunanistan’a ait olan Girit Adası’nı ve Polonya’nın Podolya bölgesini fethedip Osmanlı topraklarına katan şahsiyettir.

Yeni bir sefer hazırlığındayken Edirne’de vefât etti; babasının yanına gömüldü.

► Köprülü Fazıl Mustafa Paşa (1637 – 1691).

Köprülü Mehmed Paşa’nın ikinci oğlu, Köprülü Fazıl Ahmed Paşa’nın kardeşidir.

Sadrazam; vezir; Silistre valisi; Babadağı serdarı; Kandiye muhâfızı; Sakız muhâfızı.

Köprülü Fazıl Mustafa Paşa halk tarafından çok sevilen bir kişilikti ve gerçek bir halk adamıydı. Her mevkiîde yönetimde bulunduğu dönemlerde saltanat rejiminin çıkarlarını değil, halkın menfaatini ve hukukunu gözeten bir yönetim anlayışı ortaya koymuştur. Sadrazam olur olmaz, halkı ezen ve belini büken vergileri ortadan kaldırmış, sarayda sırf süs ve görkem niyetiyle tutulup gösteriş amacıyla sergilenen değerli eşyaları darphanede paraya çevirterek hem devlet ekonomisini hem de halkın ekonomik durumunu düzeltmiş, ayrıca ordudaki asker sayısını azaltarak orduyu yenilemiştir.

Çok değerli bir şahsiyet olan Köprülü Fazıl Mustafa Paşa, Avusturya üzerine yürüyerek Niş, Budin ve Belgrad’ı geri almış, 1691 Slankamen Savaşı’nda vurularak şehâdet şerbetini içmiştir.

► Köprülü Amcazade Hacı Hüseyin Paşa (1644 – 1702).

Köprülü Mehmed Paşa’nın kardeşi Hasan Ağa’nın oğlu olduğu için “Amcazade” sıfatıyla anılmıştır.

Sadrazam; Çardak muhâfızı; vezir; Sedd’ül- Bahir muhâfızı; İstanbul kaymakamı; kaptan-ı deryâ; Sakız muhâfızı; Belgrad muhâfızı.

► Hacı Halil Paşa (1655 – 1733).

Sadrazam; Trabzon valisi; Girit valisi.

► Arnavut Abdurrahman Abdi Paşa (? – 1686).

Budin beylerbeyi; Budin ve Girit kahramanı.

► Patrona Halil (? – 1730).

Levent; yeniçeri.

Lale Devri’nin kapanmasıyla ve Damat İbrahim Paşa’nın idâm edilmesiyle sonuçlanan, taraftarlarının çoğu Arnavut olan 1730 Patrona Halil Ayaklanması’nın lideri.

► Tepedelenli Ali Paşa (1744 – 1822).

Yanya valisi; lakâbı “Yanya Aslanı”.

Osmanlı idaresine karşı ayaklanmıştır.

► Çavuşbaşı Memiş Paşa (? - ?).

II. Mahmud döneminde 15.11.1808 – 01.01.1809 arası sadece 1 ay 9 gün sadrazamlık yapmıştır.

Yeniçeri Ayaklanması’ndan sonra Padişah II. Mahmud tarafından görevinden azledildi ve İstanbul’dan sürüldü.

Mezarı şu anda Ege Denizi’ndeki Sakız Adası’ndadır.

► Namık Kemal (1840 – 1888; asıl adı Mehmed Kemal).

Tekirdağ doğumlu.

Sadece anne tarafından Arnavut; baba tarafından Türk.

Doğduğu evin civarında bulunan tekkenin şeyhi Tokatlı Hafız Ali Rıza Efendi tarafından kendisine “Mehmed Kemal” ismi verildi; fakat gençliğinde Sofya’da şiir yazdığı yıllarda, şiirlerini okuyup çok beğenen şâir ve aynı zamanda dedesinin arkadaşı olan Binbaşı Eşref Bey tarafından “kâtib” anlamında “Namık” ismi takıldı.

Sıfatları, “vatan şâiri” ve “hürriyet şâiri”.

Şâir; edebiyat öğretmeni; mütercim; gazeteci; yazar; devlet adamı.

Bugün Yunanistan’a ait olan Sakız Adası’nda öldü. Adada bir caminin haziresine defnedildi. Naaşı daha sonra II. Abdülhamid tarafından Gelibolu’ya nakledildi.

Namık Kemal’in ölümünden sonra Sultan II. Abdülhamid, şâirin oğlu Ali Ekrem’i sarayda görevlendirdi; babası Mustafa Asım’ı ise saraya müneccimbaşı tayin etti.

► Şemseddin Sami (1850 – 1904; gerçek ismi Şemseddin Fraşerî).

Arnavutluk’un Fraşer şehrinde doğdu.

Yazar; ansiklopedici; sözlükçü; dilbilimci.

Latin harfleriyle yazılan ilk Türkçe roman olan “Taaşşuk-i Talat ve Fitnat”, ilk Türkçe ansiklopedi olan “Kamus’ül- Alam” ve modern anlamdaki ilk geniş kapsamlı Türkçe sözlük olan “Kamus-i Türkî”nin yazarıdır. Ayrıca “Kamus-i Fransevî” adlı Fransızca ve “Kamus-i Arabî” adlı Arapça sözlükler kaleme almıştır.

Ağabeyi Abdül Fraşerî ile birlikte Latin ve Yunan harflerini kullanan ilk Arnavut alfabesini geliştirmiş ve Arnavutça bir gramer kitabı kaleme almıştır. Bir diğer kardeşi Naim Fraşerî, Arnavutluk millî şiirinin kurucusu kabul edilir.

Şemseddîn Sami veya gerçek ismiyle Şemseddin Fraşerî, Galatasaray Spor Kulübü’nün kurucusu ve Galatasaray takımının futbol oynadığı, geçtiğimiz aylarda yıkılan Ali Sami Yen Stadı’na adını veren Ali Sami Yen’in babasıdır.

► Avlonyalı Mehmed Ferid Paşa (1851 – 1914).

Sadrazam; Konya valisi.

► Damat Ferid Paşa (1853 – 1923; tam adı Damat Mehmed Ferid Paşa).

Şura-yı Devlet üyelerinden, “Gülistan” mütercimi Hasan İzzet Efendi’nin oğludur.

1885 yılında Sultan Abdülmecid’in kızı ve Sultan Vahideddin’in “anne bir” kızkardeşi Mediha Sultan ile evlendi; üç yıl sonra vezir rütbesine yükselerek “paşa” ünvânını aldı.

Sadrazam; Paris Elçiliği kâtibi; Berlin Elçiliği kâtibi; St. Petersburg Elçiliği kâtibi; Londra Elçiliği kâtibi; Ayan Meclisi üyesi.

Hürriyet ve İtilâf Fırkası’nın kurucularından.

Osmanlı son döneminin en ilginç ve halen dahi en çok konuşulan ismidir. İttihat – Terakki’ye muhalefetinden dolayı Atatürk ve arkadaşları tarafından “vatan hainliği” ile suçlandı ve yurtdışına gitmek zorunda kaldı; Fransa’nın Nice kentinde öldü.

► Mehmet Esat Bülkat (1862 – 1952).

Yüzbaşı; binbaşı; Yanya Kolordusu kurmay başkanı; albay; Harbiye Mektebi ders nazırı ve kurmay başkanı; tuğgeneral; tümgeneral; Selanik 3. Ordu komutan yardımcısı; Gelibolu 5. Nizamiye Tümeni komutanı; Tekirdağ 2. Kolordu komutanı; İşkodra Müretteb Kuvvetleri komutanı; Yanya Bağımsız Tümen komutanı; Yanya Kolordusu komutanı; Tekirdağ 3. Kolordu komutanı; Gelibolu 3. Kolordu komutanı; Arıburnu Kuzey Grubu komutanı; İstanbul 1. Ordu komutanı; Bandırma 5. Ordu komutanı; Batum 3. Ordu komutanı; bahriye nazırı.

► Furgaç Ahmet İzzet Paşa (1864 – 1937).

I. Dünya Savaşı’nın son günlerinde sadrazamlık yapmıştır.

 (GÖNÜLDAŞLARIMIZ İÇİN İLGİNÇ BİR BİLGİ NOTU: Osmanlı döneminde sadrazamlar genelde Arnavutlar arasından seçiliyordu.) 

≈ MISIR SULTANI OLAN ARNAVUTLAR ≈

 Osmanlılar tarafından Mısır’a vali olarak atanan Arnavutlar, Osmanlı’dan bağımsızlık ilân etmişler ve Mısır sultanı olarak hüküm sürmüşlerdir. Mısır’ın İngilizler’den bağımsızlığını kazanmasından sonra da Mısır kralı olarak tahtta kalmışlardır.

İşte size Mısır sultanı olan Arnavutlar:

► Kavalalı Mehmed Ali Paşa (1769 – 1849).

Bugünkü Yunanistan Makedonyası’na ait Kavala şehrinden olduğu için “Kavalalı” sıfatıyla anılmıştır; sonraki sultanlar olan oğulları ve torunları da bu sıfatla tarihe geçmişlerdir.

Mısır sultanı; Mısır ve Sudan hidivi; Mısır, Sudan, Filistin ve Suriye hükümdarı.

Osmanlı’ya karşı başarıyla sonuçlanan bir ayaklanma başlattı. Her ne kadar Osmanlılar’a bağlıymış gibi görünse de Osmanlı devleti tarafından “Mısır valisi” olarak atandığı dönemde Osmanlı’dan tamamen bağımsız olarak, Mısır, Sudan, Filistin ve Suriye’nin gerçek hükümdarı olarak kabul edilmiş ve bu topraklar 150 yıl boyunca O’nun hanedanı tarafından yönetilmiştir.

Bizler her ne kadar o dönemi “Osmanlı dönemi” diye okuyorsak da bugün Mısır’daki ders kitaplarında bile o dönem “Osmanlı dönemi” diye okutulmaz; zira o dönemde bu topraklar 150 yıl boyunca Osmanlı’dan tamamen bağımsız olarak yönetiliyordu.

► Kavalalı İbrahim Paşa (1789 – 1848).

Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın oğludur.

Mısır sultanı.

Vahhabî isyanlarını bastırdı; babasının bunaması üzerine Mısır sultanı oldu ancak çok kısa süre sonra öldü.

Kemal Sunal – Şener Şen ikilisi tarafından komedi şeklinde çekilen ve Mısır’daki iki ailenin Yeşil Vadi’ye sahip olmak için verdiği kavgayı anlatan “Tosun Paşa” filmindeki İbrahim Paşa, işte bu şahsiyettir.

► Tosun Paşa (1794 – 1816; gerçek ismi Tusun Paşa).

Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın en büyük oğludur.

Mısır sultanı.

Kemal Sunal – Şener Şen ikilisi tarafından komedi şeklinde filmi çekilen “Tosun Paşa”, işte bu şahsiyettir.

► Giritli Mustafa Naili Paşa (1798 – 1886).

Girit valisi, sadrazam.

Aynı şekilde Arnavut olan Kavalalı Mehmed Ali Paşa himayesinde Mısır’da yetişmiştir.

► I. Abbas (1813 – 1854; gerçek ismi Abbas Hilmi).

Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın torunu, Tosun Paşa’nın oğludur.

Mısır sultanı.

Dedesi tarafından başlatılan yeniliklere ve Batılılaşma hareketlerine şiddetle karşı çıkmış, Batı’ya bağımlılığa karşı çıkıp daha İslamî bir yönetim istediği için “gerici” diye yaftalanmış, iki hizmetkârı tarafından boğularak şehîd edilmiştir.

► Said Paşa (1822 – 1863; tam adı Mehmed Said Paşa).

Mısır sultanı.

► İsmail Paşa (1830 – 1895).

Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın torunu, İbrahim Paşa’nın oğludur.

Mısır hidivi.

► Tevfik Paşa (1852 – 1892; tam adı Muhammed Tevfik Paşa).

İsmail Paşa’nın oğludur.

Mısır hidivi; Mısır başbakanı.

► Sultan Hüseyin Kâmil (1853 – 1917).

Mısır sultanı; Sudan kralı.

► Said Halim Paşa (1863 – 1921).

Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın torunu, Mehmed Abdulhalim Paşa’nın oğludur.

Sadrazam; mirê miran; Rumeli beylerbeyi; Yeniköy Belediye Dairesi reisi; Cemiyet-i Umumiye-i Belediye reis yardımcısı.

► Abbas Hilmi Paşa (1874 – 1944).

Mısır hidivi.

 (GÖNÜLDAŞLARIMIZ İÇİN İLGİNÇ BİR BİLGİ NOTU: Bizler her ne kadar o dönemi “Osmanlı dönemi” diye okuyorsak da bugün Mısır’daki ders kitaplarında bile o dönem “Osmanlı dönemi” diye okutulmaz; zira o dönemde bu topraklar 150 yıl boyunca Osmanlı’dan tamamen bağımsız olarak yönetiliyordu. Yukarıda isimlerini zikrettiğimiz şahsiyetler sadece bizim ülkemizde “Mısır valisi” diye öğretilmektedir; fakat bu bilgi doğru değildir. Mısır dahil tüm dünyada “Mısır sultanı” olarak kabul edilirler. Sözünü ettiğimiz 150 yıl boyunca Osmanlı’nın “Mısır eyaleti” diye bir yeri yoktu; orası Osmanlı’dan tamamen bağımsız Mısır Sultanlığı idi. Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Nil ülkesine Osmanlı tarafından “Mısır valisi” olarak gönderilmiş, ancak daha sonra Osmanlı yönetimine karşı çıkarak bağımsızlığını ilân etmişti. O ve çocukları bu topraklarda “Mısır sultanı” olarak hüküm sürdüler... Bugün Türkçe’deki en güzel atasözlerinden biri olan “Sev seni seveni hak ile yeksan ise de – Sevme seni sevmeyeni Mısır’a sultan ise de” deyimi işte o dönemden kalma bir deyimdir. Bu güzel ve estetik söz, Anadolu halkı tarafından Osmanlı yönetimiyle dalga geçmek, alay etmek amacıyla icâd edilmiştir. Anadolu insanının ince zekâsının ürünü olan bu şık sözle murad, en ufak bir muhalefette bile kellenizi kaybedeceğiniz saltanat yönetimine sanatsal bir yolla, hiciv san’atını kullanarak eleştiri yöneltmektir... Daha önce gezi yazılarımızda siz sevgili gönüldaşlarımıza defaatle bahsettiğimiz üzere, hiciv san’atı, İslam tarihinde müstesna bir yeri olan bir mizah san’atıdır. Mizah san’atının iki şekli vardır; komedi ve hiciv. Komedi tamamen güldürmek amaçlıdır, güldürürken yer yer bazı mesajlar da verir. Fakat hiciv, çok daha ustaca bir tarzdır. Hicivde söylediğiniz her sözün aslında iki anlamı vardır. Hiciv, eleştirmeye cesaret edemediğiniz durumlarda, bunu dolaylı yollarla yapmaktır. Söylenen her cümle, iki ayrı anlama birden gelir. Hiciv, ciddî bir edebiyat tarzıdır, İslam tarihinde büyük saygı gören bir metoddur. Anadolu’da bu tür eserler çok nadir olmasına karşın, diğer İslam coğrafyalarında, özellikle İran edebiyatında sayısız örnekleri vardır. Hiciv içerikli edebî eserler ortaya koyanlar da bizzat alimlerdir, belli bir ilmî birikimi olan saygın şahsiyetlerdir. Bunu İslam tarihinde en güzel yapan, İranlılar olmuştur. Hiciv, İslam tarihinde çok müstesna bir yere sahiptir. Özellikle saltanat baskısının yoğun olduğu, en ufak bir muhalefetin kılıçla cezalandırıldığı dönemlerde ortaya çıkan bir tavır şeklidir, hatta sanattır, edebiyattır... Anadolu halkı, “Sev seni seveni hak ile yeksan ise de – Sevme seni sevmeyeni Mısır’a sultan ise de” sözüyle, direk olarak eleştiri yöneltemediği Osmanlı idaresine karşı “Mısırlılar sizi sevmiyorlar işte! Ne peşine takılıp durmuşsunuz? Zorla mı kendinize bağlayacaksınız? Adamlar sizi sevmiyor, siz de onları sevmeyin olsun bitsin” mesajı vermek istemiştir. Hicivin en önemli gücü şuradan geliyor: Eleştiriyi hem çok güçlü ve muhatabınızı resmen yerin dibine geçirecek şekilde yapıyorsunuz; ve fakat hem de bunu yaparken, muhatabınızdan size bir kötülük gelmesini de önlüyorsunuz, çünkü eleştiriniz karşısında muhatabınızı sadece kızdırmıyor, aynı zamanda güldürüyor ve eğlendiriyorsunuz. Sözünüzdeki san’at ve estetik, hem eleştirinizi daha güçlü kılıyor, hem de bunu karşıdakinin kalbini kırmadan, bilakis ona bile keyif vererek yapıyorsunuz...)

≈ MISIR KRALI OLAN ARNAVUTLAR ≈

Mısır sultanı olarak hüküm süren Arnavut hanedanlar, Mısır’ın İngilizler’den bağımsızlığını kazanmasından sonra da Mısır kralı olarak tahtta kalmışlardır.

İşte size Mısır kralı olan Arnavutlar:

► Kral I. Fuad (1868 – 1936; asıl adı Ahmed Fuad Paşa).

Mısır kralı; İngiltere’den bağımsızlığını elde eden Mısır’ın ilk kralı.

İsmail Paşa’nın oğlu ve Mısır kralı I. Faruk’un babasıdır.

► Kral I. Faruk (1920 – 1965).

Mısır kralı; Sudan kralı; Darfur ve Nübye hükümdârı.

I. Fuad’ın oğludur; babasının ölümü üzerine 16 yaşındayken tahta çıktı.

1948 Arap – Siyonist Savaşı’nda alınan ağır yenilgi millîyetçiliğin güçlenmesine neden oldu. Bu başarısızlığı Kral Faruk’un kötü yönetimine bağlayan Cemal Abdulnasır liderliğindeki Hür Subaylar Hareketi, 1952’de Kral I. Faruk’u tahttan çekilmeye zorladı; yerine daha 6 aylık bir bebek olan oğlu II. Fuad geçtiyse de, bir yıla kalmadan Mısır’da Cumhuriyet ilân edildi.

Kral Faruk İtalya’nın başkenti Roma’da öldü.

► Kral II. Fuad (1952 - ... ; tam adı Ahmed Fuad).

Son Mısır kralı I. Faruk’un oğludur. Kral Faruk’un tahttan indirilmesiyle daha 6 aylık bir bebekken “Mısır kralı” ilân edildi; fakat kısa süre sonra Mısır’da Cumhuriyet ilân edildi, ailesiyle birlikte sürgüne gönderildi.

Şu anda İsviçre ve Fransa’da yaşamaktadır. 1976 yılında Fransız vatandaşı bir Yahudî olan psikolog Dominique – France Picard ile evlendi; bu evlilikten 3 çocukları oldu. 1999’da boşandılar.

≈ CUMHURİYET TARİHİNE DAMGA VURAN ARNAVUTLAR ≈

Osmanlı İmparatorluğu yönetimine damgalarını vuran Arnavutlar, aynı yöneticilik vasfını Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda ve devam eden siyasî hayatında da göstermişlerdir.

İşte size Cumhuriyet tarihine damga vuran Arnavutlar:

► Mehmed Âkif Ersoy (1873 – 1936; asıl adı Mehmed Ragif Ersoy).

 “İstiklâl Marşı” şâiri; sıfatları “vatan şâiri” ve “millî şâir”.

Gerçek ismi Mehmed Ragif, ancak arkadaşları O’na hep “Âkif” ismiyle seslendikleri için eserlerinde bu ismi kullanmıştır.

Sadece baba tarafından Arnavut, anne tarafından ise Özbek. Babası Kosova’nın İpek şehrinden İpekli Tahir Efendi’dir, annesi ise Özbekistan’ın Buhara şehrindendir.

İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Karagümrük semtindeki Sarıgüzel mahallesinde doğmuştur; fakat çocukluğu Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde geçtiği için nüfûsuna doğum yeri Bayramiç olarak kaydedilmiştir.

Sebil’ür- Reşâd dergisi başyazarı; 1. TBMM milletvekili, şâir, veteriner hekim, öğretmen, vâiz, hâfız, Qûr’ân mütercimi, yüzme sporcusu.

Ahmed Cevdet, Mustafa Sabri ve Bediuzzaman Sâîd-i Kürdî gibi isimlerin kurduğu Lübnan Dar’ul- Hikmet’il- İslamiye Cemiyeti başkâtibi.

Atatürk’le anlaşamayarak Mısır’a gitti, memlekete döndükten sonra doğduğu şehir olan İstanbul’da vefât etti.

Arnavutlar’ın tarih boyunca ve bizim de Cumhuriyet tarihi boyunca yetişmiş en büyük şâirimizdir.

 (GÖNÜLDAŞLARIMIZ İÇİN İLGİNÇ BİR BİLGİ NOTU: İçinde bulunduğumuz 2011 yılı, Türkiye’de “Mehmed Akif Ersoy Yılı” ilân edilmiştir.)

► Ali Fethi Okyar (1880 – 1943).

Türkiye Cumhuriyeti’nin 4. başbakanı.

Makedonya’nın Pirlepe şehrinde doğmuştur.

Piyade teğmen; kurmay yüzbaşı; 3. Ordu komutanı; binbaşı; Selanik Jandarma Subay Okulu komutanı; Paris askerî ataşesi; İşkodra Müretteb Kuvvetler Kurmay Heyeti üyesi; Manastır milletvekili; Çanakkale Boğazı Müretteb Kuvvetler kurmay başkanı; Sofya askerî ataşesi; İstanbul milletvekili; içişleri bakanı; İcra Vekilleri Heyeti reisi; TBMM başkanı; başbakan; Paris büyükelçisi; Serbest Cumhuriyet Fırkası genel başkanı; Gümüşhane milletvekili; Londra büyükelçisi; Bolu milletvekili; adalet bakanı.

► Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938).

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı.

Yunanistan’ın Selanik şehrinde doğmuştur.

Annesi Zübeyde Hanım, Çamerya Arnavutları’ndandır (Yunanistan Arvanitleri). Aynı şekilde Arnavut olan babası Ali Rıza Efendi’nin arkadaşları arasındaki lakabı “Arnavut Ali” idi. Arnavut kaynakların iddiâsına göre gerçek babası Arnavut gümrükçü Bekir Bey’dir; tarihteki Ali Rıza Efendi üvey babasıdır.

Teğmen; kurmay yüzbaşı; kolağası; 3. Ordu kurmayı; Rumeli Doğu Bölgesi Demiryolları müfettişi; Selanik Redif Fırkası kurmay başkanı; Birinci Kademe Birlikleri kurmay başkanı; 3. Ordu kurmayı; 3. Ordu Subay Talimgâhı komutanı; 5. Kolordu komutanı; 38. Piyade alay komutanı; binbaşı; Derne komutanı; Akdeniz Boğazı Kuva-yi Mürettebesi harekât şubesi müdürü; Sofya askerî ataşesi; kaymakam; 19. Fırka komutanı; albay; Anafartalar komutanı; 16. Kolordu komutanı; tuğgeneral; 2. Ordu komutan vekili; 7. Kolordu komutanı; 7. Ordu komutanı; “Padişâh’ın onursal yaveri”; Yıldırım Orduları Grubu kumandanı; Erzurum Kongresi başkanı, Erzurum milletvekili; TBMM Orduları başkumandanı; Cumhuriyet Halk Fırkası (bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi) kurucularından; Balâ milletvekili; cumhurbaşkanı.

► Mustafa Abdulhalik Renda (1881 – 1957).

Siyasetçi; öğretmen; Ziraat Bankası muhasebe kalemi mukayyit refiki; Ege Adaları maiyet memuru; Tepedelen kaymakamı; Pogon kaymakamı, Delvine kaymakamı; Berat mutasarrıfı; Kavala kaymakamı; Çamlık mutasarrıfı; Siirt mutasarrıfı; Bitlis valisi; Halep valisi; Dahiliye Vekâleti müsteşarı; Bursa valisi; İktisat Vekâleti müsteşarı; Konya valisi; İzmir’in Cumhuriyet tarihindeki ilk valisi; Çankırı milletvekili; maliye bakanı; millî savunma bakanı; TBMM başkanı.

Damat Ferid Paşa tarafından tutuklanmıştı, 6 ay tutuklu kaldıktan sonra Malta’ya sürgün edildi.

Atatürk öldükten sonra sadece bir gün, 11 Kasım 1938’de vekâleten cumhurbaşkanlığı yapan kişi de Mustafa Abdulhalik Renda’dır.

► Yahya Kemal Beyatlı (1884 – 1958; asıl adı Ahmed Agâh).

Makedonya’nın bugünkü başkenti Üsküp’te doğdu.

Şâir; yazar; tarih öğretmeni; edebiyat öğretmeni; Urfa milletvekili; Yozgat milletvekili; Tekirdağ milletvekili; İstanbul milletvekili; Pakistan büyükelçisi.

Balkanlar seyahatimizde sizler için gezdiğimiz Makedonya’nın “dünya şiir başkenti” Struga ilçesindeki Türkçe eğitim veren lise O’nun adını taşımaktadır.

► Ali Sami Yen (1886 – 1951).

Galatasaray Spor Kulübü’nün kurucusu.

Türkiye’nin ilk spor müzesi olan Galatasaray Müzesi’nin kurucusu.

Türkiye İdman Cemiyetleri Örgütü’nün kurucusu.

Futbolcu; teknik direktör; spor yöneticisi; 1924 Yaz Olimpiyatları Türkiye kafilesi başkanı, Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi başkanı.

Türkiye A millî futbol takımının ilk teknik direktörü.

Latin ve Yunan harflerini kullanan ilk Arnavut alfabesini geliştiren ve Arnavutça bir gramer kitabı kaleme alan Şemseddin Sami Fraşerî’nin ikinci oğlu, “Arnavutluk millî şiirinin kurucusu” kabul edilen Naim Fraşerî’nin yeğenidir.

Galatasaray takımının futbol oynadığı ve geçtiğimiz aylarda yıkılan Ali Sami Yen Stadı O’nun adını taşıyordu.

► Necati Cumalı (1921 – 2001).

Bugünkü Yunanistan Makedonyası’nın Florina şehrinde doğdu; 2 yaşındayken, ailesi 1923 Türkiye – Yunanistan Nüfûs Mübadelesi neticesinde ülkemize göç ederek İzmir’in Urla ilçesine yerleşti.

Edebiyatçı; şâir; yazar; redaktör; avukat; memur.

Birçok romanı sinema filmi olarak çekildi. Bunların başında Hülya Koçyiğit ile Erol Taş’ın başrolde oynadığı “Susuz Yaz” filmi ile “Makedonya 1900” romanından sinemaya uyarlanan ve başrollerinde Türkân Şoray ile Kadir İnanır’ın oynadığı “Dilâ Hanım” filmidir. “Dilâ Hanım”, “Makedonya 1900” romanındaki 11 öyküden biridir; hikâyede Dilâ Hanım (Türkân Şoray) bir Makedon kadını, Karadağlı Rıza (Kadir İnanır) ise bir Arnavut erkeğidir.

Bir takım iddiâlara göre, edebiyâtçı – yazar Necati Cumalı, “Dilâ Hanım” öyküsünde, bizzat kendi babasının başından geçen olayı anlatmıştır. Fakat bu iddiâların gerçek olup olmadığı kimse tarafından bilinmiyor, tam olarak. Necati Cumalı’nın babası Makedonya’da toprak sahibi bir ağa mıydı, bir ağa olarak başka bir ağayı öldürüp katil olmuş muydu, sonra da öldürdüğü ağanın karısıyla aşk yaşamış mıydı, bunların hiçbirini bilmiyoruz. Fakat bu iddiâlar, vakt-i zamanında güçlü bir şekilde seslendirilmişti.

► Süleyman Demirel (1924 - ... ; asıl adı Sami Süleyman Gündoğdu Demirel).

Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. cumhurbaşkanı; 7 defa başbakan.

Isparta’nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy doğumlu.

Türkiye tarihinin en genç genel müdürü; İsmet İnönü’den sonra en uzun başbakanlık yapan ikinci kişi. 31 yaşında genel müdür, 40 yaşında parti genel başkanı, 41 yaşında başbakan.

Seyhan Barajı proje mühendisi; DSİ Genel Müdürlüğü’nde barajlar dairesi başkanı; DSİ genel müdürü; Isparta milletvekili; başbakan; cumhurbaşkanı.

Çocukluğunda çobanlık yaptığı için “Çoban Sülü”, DSİ’deki görevi nedeniyle “Barajlar Kralı”, ABD’deki Morrison Knudsen firmasında mühendislik yaptığı için “Morrison Süleyman”, 12 Eylül askerî darbesinden sonra siyasî tasaklı olunca da “Bir Bilen” gibi lakaplarla anılmıştır.

Özellikle “Petrol vardı da biz mi içtik?” lafıyla tarihe geçmiştir. Bir mitingde halka yaptığı konuşmada ise aynen şunları söylemiştir: “Özal memleket çocuğu, İnönü muhalefet çocuğu, Ecevit halk çocuğu. Peki biz o... çocuğu muyuz?”.

► Hüsamettin Cindoruk (1933 - ... ).

TBMM başkanı.

İzmir doğumlu.

Hukukçu; Samsun milletvekili; Eskişehir milletvekili; TBMM başkanı; vekâleten cumhurbaşkanı.

► Çevik Bir (1939 - ...).

28 Şubat 1997 postmodern askerî darbenin mimarı.     

İzmir doğumlu.

Orgeneral; Somali BM Barış Gücü komutanı; Genelkurmay 2. başkanı; “Batı Çalışma Grubu” kurucusu; 1. Ordu komutanı.

Müslümanlar için acı hatıralara sebep olan 28 Şubat 1997 postmodern askerî darbenin mimarı olan Çevik Bir, komutanlığı döneminde İslamî değerlere ve Müslümanlar’a açık bir savaş ilân etti. Kudüs Günü kutlamasını bahane ederek Sincan’da tanklar yürüttü. Binlerce başörtülü genç kız O’nun yüzünden tahsil hayatlarından oldular. Emri altına aldığı gazete ve televizyonlar O’nun komutanlığı döneminde İslamî tüm değerlere karşı çirkince bir saldırı kampanyası başlattı. İsrail ile yakın dostluklar kurup Refahyol Hükûmeti’nin sonunu getiren süreci başlattı.  

► Ahmet Necdet Sezer (1941 - ...).

Afyonkarahisar doğumlu Arnavut.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. cumhurbaşkanı.

Ailesi Yunanistan Makedonyası’nın Serez şehrinden Türkiye’ye göç ettikleri için ilk başta “Serezli”, “Serezlioğlu” ve “Serez” soyadlarını kullanmış, fakat daha sonra Türkçeleştirmek amacıyla bunu “Sezer” olarak değiştirmişlerdir.

Hukukçu; Dicle Yerköy hâkimi; Yargıtay tetkik hâkimi; Yargıtay üyesi; Anayasa Mahkemesi asil üyesi; Anayasa Mahkemesi başkanı; cumhurbaşkanı.

Cumhurbaşkanlığı yaptığı dönemde değil yurtdışına gitmek, Ankara’nın bile dışına çıkmadığı ve ayrıca tarafsız olması gerekirken CHP partizanı gibi davranmasıyla kamuoyundan çok eleştiri aldı.

► Necdet Menzir (1945 - ... ).

Türkiye’nin en ünlü polis şeflerinden.

Bursa doğumlu.

Ordu emniyet müdürü; Denizli emniyet müdürü; Diyarbakır emniyet müdürü; OHAL emniyet müdürü; Kocaeli emniyet müdürü; İstanbul emniyet müdürü; İstanbul milletvekili; ulaştırma bakanı.

► Melih Gökçek (1948 - ...; tam adı İbrahim Melih Gökçek).

Ankara Büyükşehir Belediye başkanı.

Gaziantep doğumlu. Avukat babasının görev yeri olduğu için Gaziantep’te dünyaya geldi.

Gazeteci; muhabir; Çalışma Bakanlığı’nda özel kalem müdür yardımcısı; Keçiören belediye başkanı; Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu genel müdürü; Ankara milletvekili; Ankara Büyükşehir Belediye başkanı.

Başkanlık yaptığı dönemde Büyükşehir Belediyesi “Avrupa Şeref Bayrağı” (2001) ve “Avrupa Şeref Plaketi” (2003) ile ödüllendirildi. 10 Ekim 2009 tarihinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından kentsel, çevresel, sosyal, kültürel ve uluslararası ilişkilerde dünyada örnek teşkil edecek çalışmalar yapan kentler ve belediyelere verilen en büyük ödül olan “Avrupa Ödülü”nü aldı. Mayıs 2010’da OICC Toplantısı’nda belediye projeleri alanında 4 ayrı kategoride verilen ödüllerin 3’ünü toplayan Ankara, “Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi” ile Kentsel ve Bölgesel Planlama Birinciliği’ni, “Göksu Park” ile Çevre Düzenlemesi Birinciliği’ni ve “Mogan Park” ile de Çevre, Koruma ve Sürdürülebilir Kalkınma İkinciliği’ni 54 ayrı ülkeden 170 temsilcinin arasında kazandı.

► Kemal Derviş (1949 - ...).

İstanbul doğumlu.

İktisatçı; devlet adamı; Dünya Bankası’nın Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan sorumlu başkan yardımcısı; ekonomiden sorumlu devlet bakanı; İstanbul milletvekili; Brleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) başkanı; Sabancı Üniversitesi Uluslararası Danışma Kurulu üyesi.

3 Mart 2001’de Bülent Ecevit Hükûmeti’nin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevini üstlendi. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile müzakereleri yürüterek malî krizin asgarî hasarla atlatılmasını sağladı. Türk finans sisteminin radikal bir şekilde yeniden yapılanmasını sağlayan Güçlü Ekonomi Programı’nı hazırladı. Ağustos 2002’de başbakan yardımcısı Devlet Bahçeli ile görüş ayrılığına düşerek görevinden istifa etti.

► Ahmet Priştina (1952 – 2004).

İzmir’in halk tarafından çok sevilen sembol belediye başkanlarından.

İzmir – Buca doğumlu. Ailesi Kosova’nın Piriştina şehrinden Türkiye’ye göç ettikleri için “Priştina” soyadını kullanmaktadırlar.

Ege Bölgesi Sanayiî Odası meclis başkanvekili; İzmir Büyükşehir Belediyesi meclis üyesi; İzmir milletvekili; KİT daimî üyesi; İzmir Büyükşehir Belediye başkanı.

► Meral Akşener (1956 - ... ).

İçişleri bakanı.

Tarihçi; Kocaeli milletvekili; içişleri bakanı; TBMM başkanvekili.

≈ TÜRKİYE VE MISIR HARİCİNDEKİ ÜLKELERDE LİDERLİK VEYA DEVLET BAŞKANLIĞI YAPAN ARNAVUTLAR ≈

► Napolyon Bonapart (1769 – 1821; asıl ası Napoléon Bonaparte).

Fransız Devrimi’nin generali; Fransa Cumhuriyeti’nin ilk devlet başkanı. “I. Napoléon” adıyla Fransa kralı; İtalya kralı,

Korsika doğumlu Arnavut.

► Giuseppe Garibaldi (1807 – 1882).

İtalya Devrimi’nin lideri.

Nice doğumlu Arnavut.

İtalya devletinin kurulmasına öncülük eden ve İtalyanlar tarafından “İtalya’nın en büyük kahramanı” kabul edilen ulusal kahraman. Kendisine “İki Dünyanın Şövalyesi” ünvânı verildi.

Akdeniz Avrupası’nın gelmiş geçmiş en büyük devrimcilerinden biridir.

Ölüm döşeğinde iken, yatağının zümrüt yeşili ve safir mavisi denizi görebileceği bir yere taşınmasını istedi. 2 Haziran 1882’de, 75 yaşında öldü.

► Bill Clinton (1946 - ...; asıl adı William Jefferson Blythe III.).

Arkansas doğumlu  

Arkansas bölge savcısı; Arkansas’ın 50. valisi; Arkansas’ın 52. valisi; ABD’nin 42. başkanı.

İskoçya kökenli Arnavut.

Gerçek babası olan William Jefferson Blythe Jr., O doğmadan 3 ay önce trafik kazasında öldü.

Bill Clinton’un büyük büyük büyük dedesi, İskoçya’dan ABD’ye göç etmiştir. Aile, İskoçya’da “Yetholm Çingeneleri” olarak adlandırılan Arnavutlar’dandır.

Şu anda kurucusu olduğu William Jefferson Clinton Vakfı’nın başkanlığını yapmaktadır.

► Prens Charles (1948 - ...; asıl adı Charles Philip Arthur George Mountbatten – Windsor).

Galler prensi.

İngiltere’nin başkenti Londra’daki Buckingham Sarayı’nda doğdu.

Galler prensi; Rothesay dükü; Cornwall dükü; Birleşik Krallık veliaht prensi.

İngiltere Kraliçesi II. Elisabeth’in en büyük oğlu ve 1996’da Fransa’da trafik kazasında ölen Prenses Diana’nın eski kocasıdır.

Atalarının kökeni Arnavutlar’a dayanır.

≈ DÜNYACA ÜNLÜ ARNAVUTLAR ≈

Bugün dîn, siyaset, sanat, spor vb. alanlarda dünya çapında meşhur olan ve her biri farklı bir ülkenin vatandaşı olan Arnavutlar da vardır.

İşte size uluslararası şöhret yakalayan Arnavutlar:

Francesco Albani (1578 – 1660).

Ressam; dünyaca ünlü ressam.

► Dame Emma Albani (1847 – 1930; gerçek adı Marie – Louise – Emma – Cécile Lajeunesse).

Kanada doğumlu.

Müzisyen; Soprano; dünyaca ünlü klasik müzik sanatçısı.

► Rahibe Teresa (1910 – 1997; asıl ismi Anjezë Gonxhe Bojaxhiu; isminin okunuşu Anjezê Gonca Boyacı).

Sadece anne tarafından Arnavut, baba tarafından Ulah.

Râhibe.

Gonca Boyacı, Hindistan’daki hemşirelik okullarında okuyarak rahibe oldu ve Hindistan’daki Hristiyanlar kendisine “Teresa” ismini verdiler. 5 Eylül 1997’de Hindistan’ın Kalküta şehrinde hayata gözlerini yumdu.

Katolik dünyasının 20. yy’daki en büyük âzîzesi olan ve bugün Arnavutlar’ı “Hristiyanlaştırmak” gayesiyle Arnavutluk ve Kosova’da bir sembol olarak kullanılan Rahibe Teresa’nın aslında ateist olduğu, Allâh inancına bile sahip olmadığı tartışmaları yapılmıştır. Ömründe ilk kez, Komünizm yıkıldıktan sonra Arnavutluk’a giden Gonca Boyacı veya bilinen adıyla Rahibe Teresa’nın, Arnavutluk’a ayak basar basmaz Enver Hoca’nın dul hânımı Necmiye Hoca’nın ayağına gitmesi ve O’na sarılarak teselli etmeye çalışması, bu yöndeki kuşkuları daha bir arttırmıştır.

► Giuseppe Meazza (1910 – 1979).

İtalya’nın efsanevî futbolcusu.

Milano doğumlu.

Formasını giydiği takımlar: İnter Milan, AC Milan, Juventus, AS Varese, Atalanta (hepsi de İtalyan takımı).

Oynadığı 361 maçta 243 gol atmıştır.

Dünya futbolunda “star” olarak nitelenen ilk oyunculardan biridir.

İlk “kişisel sponsoru” olan fubolcudur.

Özel yetenekleri olan ve gerçek bir futbol ustası kabul edilen Giuseppe Meazza, oynadığı dönemde İtalya millî takımına adeta tek başına iki defa dünya şampiyonluğu kazandırdı.

Öyle özel bir fubolcuydu ki, futbol tarihinde hiçbir oyuncunun sahip olmadığı ayrıcalıklara sahipti. Maçlara sadece 5 dakika kala stada gelir, sahada sigara içer, kimse de sesini çıkarıp birşey diyemezdi.

Futbol oynama yaşını geçtikten sonra teknik direktörlük yaptı. Çalıştırdığı takımlar: Atalanta (İtalya), İnter Milan (İtalya), Beşiktaş (Türkiye), Pro Patria (İtalya) ve İtalya millî takımı.

Milano şehrindeki ünlü stadın iki ismi vardır. AC Milan kulübü burayı “San Siro Stadı” ismiyle anarken, İnter Milan kulünü “Giuseppe Meazza Stadı” ismini kullanır.

► Dean Martin (1917 – 1995; gerçek adı Dino Paul Crocetti).

ABD  doğumlu.

Hollywood yıldızı, komedyen ve ses sanatçısı.

Çevirdiği kovboy filmleriyle, dünyaca ünlü komedyen Jerry Lewis ile birlikte çektiği komedi filmleri ve dünyaca ünlü ses sanatçısı Frank Sinatra ile yaptığı düetlerle 20. yy sanat dünyasına damgasını vuran isim.

► Ferid Murad (1936 - ... ).

ABD doğumlu.

Dünyaca ünlü doktor ve farmakolog.

1998 Nobel Tıp Ödülü sahibi.

► İsmail Kadare (1936 - ... ).

Edebiyatçı; yazar.

Gezi yazımızda da detaylıca bahsettiğimiz bu şahıs, azılı bir İslam düşmanıdır. İslam’ı Arnavutlar’a zorla kabul ettirilen bir dîn olarak işleyip Arnavutlar’ın gerçek dîninin Hristiyanlık olduğu propagandasını yaydığı için Batılı ülkelerde popüler olmuş ve dünya çapında şöhreti yakalamıştır.

1992 Uluslararası Cino del Duca Ödülü ve 2005 Man Booker Uluslararası Ödülü sahibi.

Türkçe’ye tercüme edilmiş romanları: “Ölü Ordunun Generali”, “Düğün”, “Şenlik Kurulu”, “Canavar”, “Piramit”, “Kosova’ya Üç Ağıt” ve “Kaza”.

► Barış Manço (1943 – 1999; tam adı Mehmet Barış Manço).

Ses sanatçısı; bestekâr, televizyon yapımcısı; şâir, seyyâh.

Selanik göçmeni bir ailenin çocuğudur.

Türkçe sesli müziğin hiç tartışmasız gelmiş geçmiş en büyük sanatçısıdır.

Bestelediği 200’ün üzerinde şarkısı kendisine 12 altın ve bir platin albüm ve kaset ödülü kazandırdı. Barış Manço’nun şarkıları başta Arapça, Bulgarca, Flamanca, Almanca, Fransızca, İbranîce, İngilizce, Yunanca ve Japonca olmak üzere onlarca dile çevrilip yorumlandı.

Dünyanın her ülkesinde verdiği konserler hınca hınç doldu. Özellikle Japonya’da verdiği konser, ülke tarihinde bir rekor kırdı. Hiçbir Japon sanatçı bile o güne kadar Japonya’da verdiği konserlerde o kadar büyük ilgi görmemişti.

Televizyon programcılığı da yapan Barış Manço, dünya ülkelerini karış gezdi; kendisine “dünya vatandaşlığı” verildi. Seyyâh Barış Manço bu özelliğinden dolayı “Barış Çelebi” olarak adlandırıldı.

İki erkek çocuğu babası olan Barış Manço, bir oğlunun ismini Doğukan, bir oğlunun ismini de Batıkan koymuştu.

Çocuklara yönelik bestelediği şarkılar ve çocuklara yönelik hazırladığı televizyon programlarıyla çocukların sevgilisi oldu.

Barış Manço, müzik tarihinde yeni bir çığır açmış olan müstesna bir san’atçıdır. O gerçek bir sanât adamıdır.

Onlarca yerli ve uluslararası ödül kazanmıştır. Aldığı ödüllerin hepsini burada anlatmaya sayfalarımız yetmez.

Kendinden önceki hiçbir şeyin devamı olmayan Barış Manço, tamamen kendi ürünü, kendine has olan yeni bir müzik ekolü başlatmıştır. Ne kendisinden önce, ne de kendisinden sonra ikinci bir Barış Manço olmamıştır. Daha önce denenmiş olan hiçbir müzik türünü devam ettirmemiştir; yaptığı müzik, tamamen kendi icâdı ve üretimi olan bir müzik türüdür.

Büyük usta Barış Manço aramızdan ayrıldığında, geride yalnızca san’ât eserleri değil, gerçek anlamda bir SAN’ÂT EKOLÜ bıraktı.

► John Belushi (1949 – 1982; tam adı John Adam Belushi).

ABD doğumlu.

Hollywood yıldızı ve ses sanatçısı.

The Blues Brothers müzik grubunun solisti.

Bir otelde aşırı dozda eroin aldığı ve koluna uyuşturucu şırınga ettiği için ölürken bulundu.

► James Belushi (1954 - ... ; tam adı James Adam Belushi).

ABD doğumlu.

Hollywood yıldızı ve ses sanatçısı.

John Belushi’nin kardeşi.

► Sezen Aksu (1954 - ... ; asıl adı Fatma Sezen Yıldırım).

Ses sanatçısı.

Denizli’nin Sarayköy ilçesi doğumlu.

Türkçe sesli müziğin hiç tartışmasız en büyük kadın sanatçısıdır.

Onlarca albüme imza atmış, onlarca yerel ve uluslararası ödül kazanmıştır. Hepsini burada anlatmak imkânsızdır.

2009 yılında AK Parti Hükûmeti tarafından başlatılan ve “Kürt Açılımı” olarak da nitelenen “Demokratik Açılım” çalışmalarına destek verdiği, akan kanın durması, Kürt – Türk kardeşliğinin sağlanması çağrısı yaptığı için ırkçı – şoven çevrelerin tepkilerine ve hakaretlerine maruz kalmış, kendisi için adeta linç kampanyası başlatılmıştır. İzmir’deki “Sezen Aksu Sokağı”nin tabelası kemalistler tarafından sökülmüş, faşist Cumhuriyet gazetesi tarafından kendisine iftiralar atılmış, hatta babasının “Fethullahçı” olduğu bile iddiâ edilmiştir.

Yıllarını Ege’ye verdiği ve hemen hemen tüm şarkılarında Ege’yi işlediği halde sırf Kürtler’in de en temel insanî haklara sahip olması gerektiğini söylediği için bir anda Ege bölgesinden ırkçı – şoven bir linç kampanyasına maruz kalan Sezen Aksu’ya en büyük destek sanatçı dostlarından ve Diyarbakır’daki sivil toplum dernekleri ile halktan gelmiştir. 

► Adem Jashari (1955 – 1998; tam adı Adem Shaban Jashari, isminin okunuşu Adem Şaban Yaşari).

Kosova doğumlu.

Sırp işgali ve tecavüzüne karşı İslamî – ulusal kurtuluş mücadelesi veren Kosova Kurtuluş Ordusu UÇK’nin yiğit komutanı; aynı zamanda UÇK’nin kurucularından.

İsmi Kosova’da bir efsanedir.

6 Mart 1998 tarihinde gözü dönmüş Sırp çetniklerinin evine düzenlediği saldırıda çoğu akrabası ve dostları olan 56 kişiyle birlikte şehâdet şerbetini içti. Şehîd olurken yanındakiler “Komutanım” diye çığlık atıp O’na koştuklarında, O son nefesinde onlara “Korkmayın! Bugün Adem’in öleceği gün değildir, ölüm anlıktır, bugün Adem’in doğacağı gündür, bugün Adem’in Allâh’a kavuşacağı gündür” demiştir.

Kosova’nın bağımsızlığından sonra ülkenin her yerinde ismi yaşatıldı, Che Guevara gibi tişörtleri basıldı, tişörtlerin üzerinde Adem Jashari resminin altına bağımsız Kosova haritası koyulup üstüne “Bac, U kry!” [Amca, başardık!] ibaresi yazıldı.

2008 yılında, bir zamanlar yakın arkadaşı olan Kosova Başbakanı Hashim Thaçi tarafından kendisine “Kosova’nın Kahramanı” ünvânı verildi.

► Cevat Prekazi (1957 - ... ; isminin Arnavutça orijinal yazılış şekli Xhevat Prekazi).

Galatasaray’ın efsanevî fubolcusu.

Kosova’nın Mitroviça şehri doğumlu.

Serbest vuruştaki ve uzak toplardaki ustalığıyla futbolseverlerin gönlünde taht kurdu. Sol ayağını bir raket gibi kullanırdı.

15 Mart 1989 tarihinde, Almanya’nın Köln şehrinde Galatasaray – AC Monaco (Fransa) arasındaki Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Maçı’nda 37 metreden attığı gol, hâlâ hafızalardan silinmemiştir.

Şu anda Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da yaşamaktadır.

► Brad Pitt (1963 - ... ; asıl adı William Bradley Pitt).

Hollywood yıldızı.

Shawnee doğumlu.

Kendisi gibi Hollywood yıldızı olan, sanatçı kimliğinin yanısıra aktivist kimliğiyle de gündeme gelen, dünyanın farklı mahrumiyet bölgelerine veya çatışma alanlarına gidip zalim güçlere karşı mazlumlarla dayanışma eylemleri yapan Angelina Jolie’nin kocasıdır.

► Hakan Şükür (1971 - ... ).

Galatasaray’in ve Türkiye millî takımının efsanevî fubolcusu.

Kosova’nın Priştina şehrinden Sakarya ilimize göç eden Arnavut bir ailenin çocuğudur.

Türkiye futbol tarihinin hiç tartışmasız gelmiş geçmiş en büyük golcülerinden biridir.

Hem boyu, hem siması, tipi, hem mimikleri, hal hareketleri, hem oynadığı futbol, oyun stili, toplara vuruşu, yani hemen hemen her şeyiyle Hollanda’nın efsanevî fubolcusu Marco van Basten’e benzediği, sanki O’nun ikizi olduğu için arkadaşları tarafından “Van Besten Hakan” lakabı takılmıştı.

Türkiye’de sürdürdüğü futbol hayatı boyunca oldukça başarılı olan ve futbolseverlerin gözdesi olan Hakan Şükür’ün yurtdışı macerası da olmuş, ancak gittiği İtalya’da başarılı olamamıştır.

112 kez giydiği millî forma altında attığı 51 golle, Türkiye millî takımı tarihinde en fazla gol atan oyuncusu olmuştur.

2002 Dünya Kupası’nda Güney Kore’ye 10, 8. saniyede attığı golle, “Dünya Kupaları tarihinin en erken gol atan oyuncusu” ünvânına sahip olmuştur.

Süper Lig’de attığı 249 golle, lig tarihinin en çok gol atan oyuncusudur.

Süper Lig’de 3 kez “gol kralı” olmuştur.

12 Haziran 2011 seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti)’nden İstanbul milletvekili olarak meclise girdi.

► Luca Toni (1977 - ... ).

İtalya millî takımının golcüsü.

Modena doğumlu.

İtalya millî takımı ile dünya şampiyonluğu yaşadı. Almanya ligi Bundeslig’da “gol kralı” oldu.

► Nihat Kahveci (1979 - ...).

Beşiktaş’ın ve Türkiye millî takımının efsanevî futbolcusu.

İspanya ligi La Liga’da harika maçlar çıkarttı. Bask takımı Real Sociedad ve Villarreal formaları giydi. Dünyanın en zor ve en kaliteli ligi kabul edilen La Liga’da gol krallığı 2.’si oldu.

Türkiye’de yetişip de Avrupa takımlarına transfer olan futbolcular arasında bugüne dek en başarılı olan isimdir.

► Liv Tyler (1977 - ... ; asıl adı Liv Tallarico).

Hollywood yıldızı.

New York doğumlu.

► Hidayet Türkoğlu (1979 - ... ).

NBA yıldızı; dünyaca ünlü basketbolcu.

Formasını giydiği takımlar: Efes Pilsen, Sacramento Kings, San Antonio Spurs, Orlando Magic, Toronto Raptors, Phoenix Suns.

NBA’de “En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu Ödülü”nü aldı.

Dünya basketbolunda harika işlere imza atan bir oyuncumuzdur.

NBA’daki ilk sezonunda Türkiye’de Burger King’lerde “Hido Menü” adlı bir menü satışa sunulmuştu.

2005 yılında, çocukluğundan beri sevdiği Bnau Ergür ile evlendiğinde, düğününü Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirdi.

► Emre Belözoğlu (1980 - ... ).

Erzurum doğumlu futbolcu.

Fenerbahçe ve Türkiye millî takımının kaptanı.

Türkiye, İtalya ve İngiltere’de top koşturdu. Oynadığı her üç üllkede de çok başarılı oldu.

2002 – 03 sezonunda İtalya’da İnter Milan takımında, 2009 – 10 sezonunda ise Fenerbahçe’de “yılın futbolcusu” seçildi.

► Eliza Dushku (1980 - ... ; tam adı Eliza Patricia Dushku).

Sadece baba tarafından Arnavut, anne tarafından Danimarkalı.

ABD doğumlu.

Hollywood yıldızı.

 “Buffy the Vampire Slayer” dizisindeki “Faith” rolü ile ünlendi.

2005 yılında Arnavutluk Cumhurbaşkanı Alfred Moisiu’dan özel davetiye alınca atayurdu Arnavutluk’a gitti, Arnavutluk’a gittiğinde boynuna kartallı Arnavutluk Arması dövmesi yaptırmıştı.

sediyani@gmail.com 

YAZIYA YORUM KAT

39 Yorum