Muhammed Salih El Musfir

Muhammed Salih El Musfir

Yazarın Tüm Yazıları >

Araplar seyrediyor

A+A-

Araplara, Batı’ya ve Acem’e 1991’den Amerikalı işgalcilerin çekilme yılı olarak adlandırılan 2011’e kadar kardeş Irak halkına yaptıklarını hatırlatırım.

13 yıldan fazla Irak’ı ambargo altına aldınız. Silahlarından arındırıldıktan sonra muhteşem ordularınız üçüncü dünya ülkelerinden biri olan Irak’la savaşmak için her taraftan geldi. Hedefiniz, açıkladığınız gibi Irak’ı, ulusal yönetiminden (Saddam Hüseyin) kurtarmak, demokrasiyi tesis etmek ve refahı Irak halkına yaymaktı. Tüm yaptığınız, Irak devletini ve toplumunu yıkmak oldu. İran hükümetiyle anlaşarak Nuri el Maliki ve beraberindekilerin başını çektiği halk desteğine sahip mezhepçi bir rejim kurdunuz. Bugün Bağdat’ta kurulu olan Nuri el Maliki’nin Irak rejimi, kardeş Irak halkına karşı en sert, tehlikeli ve çirkin suçlar işlemektedir. Öncesi siyasi rejimlerin zamanında Irak’ın görmediği mezhepçiliğin kökleri iyice yerleşti. Bugün Irak halkının bu durumu karşısında sizler neredesiniz?

Maliki, bugün Bağdat’ta şöyle diyor: “Mezhepçi fitnenin davulları herkesin kapısını çalar. Patlak verirse hiç kimse bu fitneden kurtulamaz.” Burada asıl soru “Irak’ta fitne ateşini tutuşturan Maliki değil mi?” olmalıdır. Maliki, Irak halkının tüm grupları arasında özgürlük, saygınlık, eşitlik ve adalet isteyen barışçıl gösterileri ‘kokuşmuş ve kabarcık’ olarak niteliyor, meydanlardaki göstericileri para almakla suçluyor. Oysa Irak’ta mezhepçi fitneyi uyandıranlar iddia edildiği gibi dış güçler değil, Maliki ve grubudur. Mezhepçi fitnenin yok edilmesini istiyorsa Irak halkının ve özellikle de Maliki zümresi, ordusu ve mezhepçi milisleri tarafından savaş ilan edilerek hedef alınan Sünnilerin genel taleplerine olumlu karşılık vermelidir.  

Arap ülkeleri ve özellikle de Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin kindar mezhepçi bir yönetime karşı ayaklanan Irak halkına yönelik yerine getirmeleri gerekli rolleri vardır. Çok geç olmadan, halk, kaynaklar, uygarlık ve modern Arap tarihinin unutmadığı milli tutumlar bazında bütün umutlar kaybolmadan Irak’ı mezhepçiliğin pençesinden çıkarmak ve geri kazanmak için bu son şansınız. Bugün Irak bu duruma gelmişse bunda sizin de parmağınız var ve Irak’ın Araplılığının, özgürlüğünün ve egemenliğinin kazanılmasını isteyenleri destekleyerek Irak’ı geri almalısınız.

Irak, sizi, kendisine destek olmaya çağırıyor. Siz bu desteği verdiniz mi? Bağdat’ta mezhep fitnesinin tutuşması iç savaşa götürebilir. Maliki, dünyanın dikkatlerini Beşşar Esed’in cesur Suriye halkına karşı işlediği yıkım ve cinayetlerden başka tarafa çekmeyi hedefliyor. Lübnan’daki Hizbullah ise bütün güçleriyle zalim rejimine karşı ayaklanan Suriye halkıyla savaşan Beşşar Esed’in Şebbiha’sının yanında yer aldı. Bizler Siyonist düşmana yönelik direnişçi tutumlarından dolayı Hizbullah’ı övmüştük ancak bugün örgütün güneyde İsrail’le mücadele saflarından çıkıp Beşşar Esed’i desteklemek için kuzeye doğru yöneldiğini görüyoruz. Sayın Nasrallah, liderlikler geçicidir ve süresi sınırlıdır ancak halklar tarih boyunca hep bakidir. Halklar kendilerine kötülük yapanları unutmazlar ve halka bel bağlamak, rejimleri desteklemekten daha iyidir.

Hizbullah’ın Lübnan-Suriye sınırındaki Kusayr, Humus ve Suriye’deki başka bölgelerde çatışmalara katılması özelde Lübnan ve genelde bölge için endişe veren bir gelişme. Bağdat ve Lübnan’ın güneyindeki Hizbullah, Suriye halkına karşı yeni savaş cepheleri açarak büyük bir hata ve hatta büyük bir suç işliyor.

*El Kuds El Arabi gazetesi’nde (30 Nisan 2013) yayımlanan yazı kısaltılarak tercüme edilmiştir.

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT