1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. FİLİSTİN

  4. Arap Ülkeleri Türkiye'yi Bu Kez Yalnız Bırakmasın
Arap Ülkeleri Türkiyeyi Bu Kez Yalnız Bırakmasın

Arap Ülkeleri Türkiye'yi Bu Kez Yalnız Bırakmasın

Arap Birliği'nin yeni Genel Sekreteri Nebil el Arabi, Arap ülkelerine İsrail'e karşı Türkiye'yi desteklemeleri çağrısında bulundu.

A+A-

Arap Birliği'nin yeni Genel Sekreteri Nebil el Arabi, Arap ülkelerine İsrail'e karşı Türkiye'yi desteklemeleri çağrısında bulundu. Ancak Arap liderlerin sessiz kalması Türkiye'nin Arap dünyası tarafından yine yalnız bırakılacağı izlenimi veriyor.

Türkiye'nin İsrail'e karşı başlattığı yaptırımlar, Arap halkları arasında ve medyada coşkuyla karşılanıyor. Ancak Arap liderlerin sessiz kalması Türkiye'nin İsrail'e karşı Arap dünyası tarafından yine yalnız bırakılacağı izlenimi uyandırıyor. Arap ülkelerinin Türkiye konusundaki sessizliğinin farkında olan Arap Birliği'nin çiçeği burnunda yeni Genel Sekreteri Nebil el Arabi, Arap ülkelerine çağrıda bulunarak Türkiye'yi desteklemelerini istedi. Önceki gün konuyla ilgili yaptığı açıklamada Arabi, 'Gazze'ye uygulanan ambargo konusunda "Türkiye Adalet Divanı'na gittiği zaman Arap ülkelerinden bu sürece sahip çıkmaları ve Türkiye'ye destek olma ricasında bulunuyorum." ifadelerini kullandı.

2009 yılındaki 'One Minute' ve geçtiğimiz yıl yaşanan Mavi Marmara olayından sonra Arap liderler büyük bir sessizliğe bürünmüş, konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçınmıştı. Hatta dönemin Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa'nın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'i protesto etmek için salonu terk etmesine destek vermemesi de sert eleştirilere sebep olmuştu. Mısır'ın ünlü simalarından insan hakları savunucusu George İshak, Türkiye'nin adımı karşısında büyük bir mutluluk duyduklarını belirtirken, bundan Mısır'ın önemli dersler çıkarması gerektiğinin altını çiziyor. İshak, Türkiye'nin attığı cesaretli adımın demokratik yapıdan kaynaklandığını da vurguluyor.

Önümüzdeki aylarda yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığını koyan Mısır'ın önde gelen isimlerinden Hamdin Sabbahi de Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin attığı adımla Mısır için örnek teşkil ettiğini ifade ediyor. Sabbahi, Türkiye'nin bu şekilde milli çıkarlarını en iyi şekilde koruduğuna da vurgu yapıyor. Geçtiğimiz ay Mısırlı 5 sınır muhafızı İsrail birlikleri tarafından öldürülünce halk günlerce İsrail elçiliği önünde gösteri yaparak büyükelçinin sınır dışı edilmesini talep etmişti. Mısır geçici kabinesi önce büyükelçinin sınır dışı edileceğini açıklamış, ancak İsrail'in üzüntülerini belirtmesi ve konunun araştırılması için ortak bir komisyon kurulmasını önermesiyle bu karar geri çekilmişti. Zagazig Üniversitesi öğretim görevlilerinden Magdy Zabel, Türkiye'nin attığı tarihî adıma Mısırlı akademisyenler ve halk olarak destek verdiklerini ifade ediyor. Aynı zamanda milliyetçi Tagammu Partisi'nin de önde gelen isimlerinden olan Zabel, Başbakan Erdoğan'a olan hayranlıklarının daha da arttığını söylüyor.

Mısır'ın en çok takip edilen internet gazetesi 7. Gün'ün yazarlarından Halit Salah ise Türkiye'nin son çıkışının İsrail için son yıllardaki en büyük darbe olduğunu ifade ediyor. Salah, bu adımla gerçek dışı tespitlerde bulunan BM raporuna en iyi cevabın verildiğinin altını çiziyor. Arap ülkelerinden sadece Mısır ve Ürdün'ün İsrail ile karşılıklı büyükelçilikleri bulunurken, diğer Arap ülkeleri ise resmî olarak İsrail ile herhangi bir diyalog içinde bulunmuyor. Ancak başta Arap Birliği olmak üzere Arap ülkeleri İsrail karşısında hiçbir zaman yekvücut olamadıkları gibi uluslararası arenada da İsrail'e karşı hiçbir ciddi yaptırımda bulunamıyorlar.

Bunda pek çok Arap ülkesinin İsrail'in arkasındaki gerçek güç olarak adlandırılan ABD ile olan çok yakın ilişkilerinin büyük rol oynadığı belirtiliyor. Ancak uzmanlar, Mübarek rejimini devirdikten sonra ABD'nin yörüngesinden çıkacağı tahmin edilen Mısır'ın bu dönemde atacağı adımların Türkiye'nin girişimlerinin başarısı üzerinde çok ciddi bir etki meydana getireceğini ifade ediyor.

Mısır'ın İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesmesi ve 1979 tarihli Camp David Anlaşması'nı iptal etmesi ya da bazı maddelerini askıya alması durumunda İsrail'in çok daha zor durumda kalacağı ifade ediliyor.

Cumali Önal / Zaman

HABERE YORUM KAT