Arap dünyasında birlik sıkıntısı

03.02.2009 20:09

Tarık El-Humeyid

Halid Meşal'in Katar'ın başkenti Doha'dan Filistin halkı için Filistin Kurtuluş Örgütü'ne(FKÖ) alternatif yeni bir merci oluşturma niyetini açıklaması, Arap barış girişimini diri diri toprağa gömmenin ve daha öncesinde Filistin sorununu ilk karesine döndürmenin ilk pratik adımını temsil etmektedir.

Filistinli yetkililerden birine göre Meşal'in adımı 'Arap barış girişimine arkadan ilk kurşunu sıkmak' anlamına geliyor. Kanımca bu adım Filistin sorununa yönelik ciddi Arap siyasî çalışmasının şakağına doğrultulmuş ilk ve son kurşun olacaktır.

Obama'nın Arap barış girişiminde iyi düşünceler gördüğünü açıklaması ve Suud Faysal'ın Arapların tartışma ve diyaloğu sürdürmeye hazır olduğuna dair yorumu, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ve Suriye Devlet Başkanı Esed'in katılımıyla geçen ay Doha'da yapılan toplantılarda sunulan konulara binaen bazı tarafların Arap girişimini öldürme amaçlı pratik adımlarını hızlandırdı. Filistin merciliğinin iptali, bu merciliğe yönelik uluslararası tanımanın sağlanması yolunda sıfırdan başlamak anlamına gelecektir. Bu ise bütün müzakere yıllarının ve toprak üzerinde elde edilen kazanımların zayi edilmesi olacaktır. Bu kazanımlar içinde Hamas'ı iktidara getiren Oslo anlaşması da vardır. Burada hatırlatmak gerekir ki, Hamas bütün siyasî çalışmaya karşı bir darbe yapmıştır. Ayrıca bu durum, Filistin devlet projesinin sona ermesi ve dolayısıyla Arap barış girişiminin iptal edilmesi anlamına gelmektedir. Böylelikle İsrail'in 'Filistinli ortak yoktur' deme hakkı olacaktır. Barack Obama ve Avrupalıların varacağı sonuç budur.

Arap barış girişiminin iptali ise Suriyelilere İran'ın ABD ve Avrupa ile müzakerelere Filistin sorunu dosyasını da almasını sağlama imkanı verecektir. Özellikle de Hamas'ın şu an siyasî mercii Tahran'dır. Şam ise Hamas'ın ikamet ettiği yerden ibarettir. Dolayısıyla Suriye, Amerikan garantisiyle İsrail'le müzakerelere başladığı zaman Şam o vakit İran'la müttefik olarak kalacak, Golan Tepeleri'ni geri alacak ve üstüne üstlük Lübnan önemli bir kart olacaktır. Ki İsrail başbakanlığının güçlü adayı Netanyahu, bu müzakereleri uzak görmüyor ve ayrıca aynı eğilim Washington'daki güçlü lobiyi Suriye ile çözümün Filistin sorununun çözümünden daha kolay olacağı düşüncesine sevk ediyor. Bu noktadan hareketle Meşal'in yeni Filistin mercii oluşturma niyetini açıklaması, Doha toplantısının sonucunun hayata geçirilmesinden ve bölgede İran-Suriye-Katar ekseninin derinleştirilmesinden başka bir şey değildir.

Bazıları 'Hamas hakkında ne söylenebilir?' diye sorabilir. Maalesef bu hareket Filistin sorununun yıkıcı unsuru olmaya razı oldu. Hamas, bölgemizi uzun savaşlara götüren uzun siyasî ve silahlı mücadele tarihini ortadan kaldırmak istiyor. Hamas, İran-Suriye-Katar ekseninde büyük koltuğun topuğunda hızlı ve kolayca hareket eden küçük bilyeden ibaret hale geldi. Tabii Filistin devletine götürecek bir çözüme değil, uzun çekişme yıllarını sıfır noktasına götürecek bir çözüm için.

Yaşanacak gelişme ise şu: Batı Şeria, Ürdün yönetimine bağlanacak, Gazze'nin İslam emirliği ilan edilecek, Mısır'ın istikrarı bozulacak. Gördüğümüz bu durum Hamas'ın Gazze'deki yönetime darbe yapmasından itibaren başlasa da geçen üç haftada iyice kendini gösterdi. Halid Meşal'in Filistinlilere yeni mercii oluşturma niyetini açıklamasının bölgenin evlatları olarak tarihimizi ve geleceğimizi hedef alan bir intihar eylemi olarak tanımlanması mümkün. Dikkat çekilmesi gereken nokta işte bu. Londra'da Arapça yayımlanan El Şarkulevsat gazetesi, 2 Şubat 2009

ZAMAN

  • Yorumlar 2
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim