Arap Birliği, Suriye elçiliklerini kapatmalıdır..

07.02.2012 00:04

Osman Atalay

BM güvenlik konseyinde Esad’ın dolaylı olarak istifasını isteyen karar tasarısı, Rusya ve Çin tarafından 2. kez veto edildi. Cuma gecesi Humus da yaşanan katliam, İslâm dünyasında ve Türkiye’nin birçok şehirlerinde protesto edildi. Suriye’de yaşanan katliamlar geçmiş yıllarda Bosna ve Çeçenistan da ve Gazze de yaşanan katliamları hatırlatıyor. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar sokaklarda rastgele ateş açılarak öldürülürken, insanlar gece yarısı evlerinden alınarak bilinmeyen yerlere götürülüp işkence ediliyor. Şehirler havan topları tank atışları ile vuruluyor.

Suriye’de 10 ayda 7 binin üzerinde insan sivil gösteri yaparken öldürüldü, 400 çocuk hayatını kaybetti, öldürülen 88 kız çocuğunun yaş ortalaması 1 ile 16 yaş. Son üç aydır Suriye’de birçok kent cezalandırılıyor, hükümete karşı gösteriler yapıldığı için elektrik, su ilaç ve gıdadan mahrum bırakılıyor.

Arap Birliği gözlemcileri Suriye’de çalışmalarını yarım bırakmak zorunda kaldı. Uluslararası İnsan hakları örgütleri maalesef Suriye’de görev yapamıyor. Suriye’de her geçen gün insanlar asker ve güvenlik güçlerinin ağır silahları ve işkenceleri altında can veriyor. Arap Birliği’nin çabaları henüz akan kanı durdurmaya yetmiyor.

Rusya 1970 yıllardan beri Tartus limanı üzerinden Akdeniz’de var olma hayalini devam ettiriyor, bir yandan da Suriye’ye sadece son iki yıl içersinde 700 milyon dolara varan silah satışını, daha da arttırma peşinde. Rusya’nın Suriye ile ticari işleminin, 20 milyar dolarlık bir anlaşma çerçevesinde olduğunu unutmayalım. Rusya için Suriye, çok eski dost bir ülke. Bosna ve Kosova’da Müslümanlar katledilirken, Sırpların en büyük destekçisi Ruslar idi. Çeçenistan ve Afganistan’da uzun yıllar Müslüman katliamını unutmayalım. Hâlâ İstanbul sokaklarında Rus istihbaratçıları Çeçen muhalifleri katlediyor.

Çin, Suriye’nin en büyük destekçisi ve Suriye’nin en çok ithalat yaptığı ülke.. Çin’in dünya insan hakları bağlamında Doğu Türkistan, Tibet ve Tayvan’da yıllardır yaptığı katliamları unutmayalım. Çin ve Rusya gibi insan hakları karnesinin en zayıf iki ülkesinin, bugün Suriye’de Müslümanlar katledilirken, Esad’a kol kanat germelerine fazla şaşırmamak gerekiyor.

Suriye halkının; geldiği 10 aylık süreçde, ne BM Güvenlik Konseyi’nden, ne de Arap Birliği’nden çok fazla beklentisi kalmamıştır. Suriye halkı; canı-kanı pahasına 7 bin insanını feda etmiş ve özgürlük yolunda kararlı bir şekilde direnmeye devam ediyor. Suriye direnişi, Beşşar ve rejimi yıkılıncaya kadar mücadelesini sürdürecektir. Burada İslâm dünyasına düşen tek görev; Suriye halkı katledilirken, Bosna-Çeçen–Afgan-Irak-Filistin halkına verilen desteği kendilerine çok görmemeleridir.

Arap Birliği üye ülkeleri, Tunus ve Libya gibi, Suriye elçiliklerini bir an evvel kapatmalıdır.

Bundan sonraki süreç hızlı bir şekilde sokak gösterilerinden, (Bosna ve Filistin’de olduğu gibi) gerilla savaşına dönüşecektir. Müslüman Suriye halkı; kendi namusunu, malını, canını koruma hakkını kullanmaya sonuna kadar devam edecektir. Mısır-Libya-Tunus ve Filistin’in gençleri, STK ve kurumları Suriye halkına daha da geniş ve güçlü bir destek sürecini başlatacaktır.

Suriye’nin bölünmesini engelleyecek tek şans Beşşar ve aile çevresinin Rusya ya da Çin’e sığınması ile mümkün olacağa benziyor. Suriye halkının Arap Birliği’nden tek beklentisi Suriye’ye yaptırım kararlarını uygulamaya sokmaları, Suriye’de Arap halkı katledilirken Suriye’nin Arap Birliği üyeliğinden çıkarılma kararının bir an evvel alınması ve Arap dünyasında bulunan tüm Suriye Elçiliklerinin kapatılmasıdır.

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim