Arap Baharı ve Beyazıt Meydanı’nı doğru okumak

20.03.2012 00:33

Osman Atalay

18 Mart 2012 Pazar günü Beyazıt meydanında Suriye halkının direnişinin birinci yılı dolayısı ile hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı. Yaklaşık 5 bin insan Beyazıt meydanında 40 yıldır Suriye’de Baas diktatörlüğünün acımasızca devam eden katliamlarını protesto etti.

Aynı saatlerde Türkiye’de bulunan Hamas Siyasi lideri, Halit Meşal; Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri bakanı ile görüştü. Meşal, Arap Baharı’nın ümmeti uyandırdığını Müslümanlar tarihinde bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Meşal, Arap Baharı Ümmetin yeniden ayağa kalkmasıdır, Arap Baharı’yla birlikte bölgede çok büyük olayların yaşandığını ve hala yaşanmaya devam ettiğini söyledi. Meşal; Bizler Filistinliler olarak bu ümmetin bir parçasıyız yabancı değiliz. Arap Müslüman toplulukların olaylara yaklaşımlarıyla aynı bakış açısını paylaşıyoruz. Arap Baharı’nın ümmet tarihinde bir dönüm noktası olduğunu düşünüyoruz. Bize göre bu ümmetin yeniden ayağa kalkmasıdır. Arap Baharı’nda halkın özgürlük, reform, demokrasi, yolsuzluklarla mücadele amacı taşıdığını görüyoruz ve Arap halklarının evlerinin içini doğru temeller atmak için yeniden düzenlediklerini söyledi.

Beyazıt meydanı, yıllardır Türkiyeli Müslümanların dünya görüşlerini ifade etmeye çalıştığı bir platform görevi gördü. Bosna, Kosova, Çeçenistan, Doğu Türkistan Keşmir, Afganistan, Irak, Filistin ve başörtüsü meselesine varıncaya kadar bir çok meselenin ele alındığı ve tarihi olaylara şahitlik etme vazifesini görmüştür.

Dün Beyazıt’ta, Suriye’de hayatını kaybedenler için toplanan bir çok sivil toplum gönüllüleri; Suriye halkının bir kıyama kalktığını ve bunun bedelini ödemeyi göze aldığını, Esat rejimini devirmeye kararlı olduğunu ve on binlerce insanın özgürlük fidanını dikmek için canlarından vazgeçtiğini artık Esat’ın bu halkı durduramayacağını, Suriye’deki kıyamın ne doğunun ne batının eseri, bu özgürlük isteyen halkın iradesinin tecellisi olduğunu ifade ettiler.

Beyazıt meydanında toplanan binlerce insan Suriye’de uluslararası dengeleri gözetmek adına mazlum bir halkın katliamına seyirci kalmanın Hakk’ın emrine karşı gelinmek olduğunu haykırdı. Beyazıt meydanı yıllardır, siyasi ulusal çıkarların değil, adaletin, vicdanın sesi olmuştur. Arap Baharı’nı Türkiyeli Müslümanların hala komplo teorileri ile değerlendirmeleri Arap dünyasına olan ilgisizlik, dil problemi, iletişim ve bilgi noksanlığı ile hatalı okumaları, farklı görüşleri ortaya çıkardı.

Arap Baharı ve Suriye’ye siyasi ekonomik ve ulusal çıkarlar açısından bakanlar dün Beyazıt meydanını iyi okumaları gerekiyor. Tunus’un manevi lideri Gannuşi ve Hamas lideri Meşal’in ve İslam dünyasının Arap devrimlerini hayır ile yad etmesine şahit olurken, Türkiye’de ise, bazı kesimlerin inatla hala Arap devrimlerine olan burun kıvırma siyasetini hayretle izliyoruz.

Arap Baharı’nı anlamak isteyenler Beyazıt meydanını doğru okumalıdır. Siyasi çıkarlar değil adalet ile olaylara yaklaşanlar Beyazıt meydanından dünyaya bakanların haklılığını geçte olsa anlayacaklardır. Arap Baharı’nı ön yargılar, uluslararası komplo teorileri, ulus devletlerinin çıkar politikaları mantığı ile anlamak mümkün olmayacaktır. Arap devrimlerinin dinamikleri ile yakınlaşarak samimi ilişki içine girerek Arap devrimlerini doğru anlayabilirsiniz.

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim