Anormalleşip normalleşmeli

26.01.2010 20:52

Melih Altınok

Darbe planlarının vaka-i âdiyeden sayılmadığı gerçek bir demokrasiye kavuşmak için, bu utanç vesikalarının ifşa edilmesi şart elbette. Ama içine tıkıldığı ‘kafeste’ sağlığını yitiren gerçeklik algımızın sorgulanması da elzem.

Çünkü normal bir ülkede yaşamıyoruz. Haksız mıyım? Bir bakın;

Camileri bombalanacak Müslümanlar nerede?

Yasal partileri terör örgütleri arasında sayılan ÖDP’liler, EMEP’liler... niçin bu kadar sessiz?

Yakın tarihimizdeki provokasyonlarda, adı dokuza çıkmış örgütlere havale edilen terör eylemlerinde ve iç savaşta yakınlarını kaybeden, mağdur edilen yüz binler hâlâ niçin ‘davranmıyorlar?’

Darbe yandaşı olarak planlarda yer alan gazeteciler, adlarının hangi kirli işlere bulaştırılmaya çalışıldığının ortaya çıkartılmasına yardımcı olan gazete yerine, kendilerini kirli emellerine alet eden darbecilere ne zaman bulaşacaklar?..

Evet, normal koşulların hâkim olduğu bir ülke olsak, faillerinin bile varlığını inkâr edemediği bu deliller, yeri yerinden oynatmaya yeter de artardı.

Ama olmuyor işte. Yine bityeniklerinin peşindeler, sayısız darbeye ve muhtıraya bizzat şahit olmuş halkımız, aydınlarımız, solcularımız, demokratlarımız.

Neden? Çünkü yıllardır öylesine sistematik bir propagandayla hipnotize edildik ki, ülkece kolektif bir delilik hali yaşıyoruz.

Şemdinli’de bir kitapevine bomba atan JİTEM’ci astsubay suçüstü yakalanıyor. Olayın görüntüleri yayımlanıyor. Devletin savcısı suç mahallinde iddiaları destekler nitelikte delilleri topluyor. Tatbikat da yapılıyor. Ama birileri acaba diyor. Acaba?..

Balyoz Harekât Planı... Ses kayıtları, krokiler, sicil numaraları eşliğinde verilen isimler ortada. Hazırlayanlar bile kabul ediyor. Üstelik düzmece oldukları iddia edilmesin diye tüm materyaller devletin savcılarına teslim edilmiş. Ne var ki soruyorlar: Acaba?..

Hangi birini sayalım. Son birkaç yılda Türkiye’de ortaya çıkartılan darbe girişimi planları, bırakın bir kurumun hesap vermesini sağlamayı, paylaştırsanız AB üyesi en az on ülkede devrimlere neden olurdu.

Bizse hâlâ acabalardan müteşekkil agnostizm manifestolarıyla meşgulüz.

Bu acabalar gerçek bilgiye ulaşmak için şart olan şüpheciliğin ifadesi falan değil. Düpedüz paranoya işareti!

Zira sonuca ulaşmamızı sağlayan deliller iddialardan ibaret değil. Her biri duyu organlarımızla algıladığımız, varlığına dair karinelerin deneyimlerimizce de desteklendiği somut veriler.

Geçen cuma bu acayip durumu aşmak için, yeni bir muhalifliğin argümanları üzerine kafa yormak gerektiğini savlamıştım. Geçen birkaç gün zarfında, Balyoz Harekât Planı’nı umursamayan sol gazeteleri ve diğer muhalif grupları gördükçe, bunun gerçekten şart olduğuna daha çok kani oldum.

Etkilere uygun tepkiler vermek için, normalliğin anormal sayıldığı bugünkü atmosferde anormallikte ısrarcı olup havayı normalleştirmeliyiz.

Devlet aygıtının açık baskılarının yanında, medya, akademi, sendika, siyasi partiler gibi ideolojik aygıtların bangır bangır yaptığı propagandaya karşı kimi zaman ret ve inkârı da gözardı etmeyen bir karşı atak gerekiyor bize.

Nüfusunun yüzde ellisi 29 yaşın altında olan bir ülke burası. Manipülasyonu kırmak için popüler rol modelleri bile kullanmayı tartışabilecek özgür bir perspektife ihtiyacımız var.

Asker bir toplum yaratmanın olmazsa olmazı erkek egemen güç ilişkilerini yeniden yeniden üreten geleneklere, söylemlere, sloganlara, örgütlülük pratiklerine saldıracak cesaret bize lazım olan.

Karnından konuşmayan, devrimci bir muhalefet...

Yoksa darbe sabahı kurulacak darağaçlarında boynumuza yağlı ilmik geçirilip son sözümüz sorulduğunda da acabadan başka bir söz gelmeyecek aklımıza.

***

Şakir
Eczacıbaşı’nı kaybettik. Vakti zamanında darbecilerin karşısına cesurca dikilip, bizlere İstanbul Film Festivali’ni armağan eden Eczacıbaşı, en değerli entelektüellerimizdendi. Toprağı bol olsun.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim