1. YAZARLAR

  2. Abdülkadir Selvi

  3. Anketlerde kim düşüyor kim yükseliyor
Abdülkadir Selvi

Abdülkadir Selvi

Yazarın Tüm Yazıları >

Anketlerde kim düşüyor kim yükseliyor

A+A-

Türkiye iyiden iyiye seçim havasına girdi.

Saflar netleşmeye, partilerin oy oranları ortaya çıkmaya başladı.

Sandık yaklaştıkça, kararsızların oranı azalıyor, 'Diğer partiler' hanesi eriyor.

Kararsızların en az olduğu seçimler, yerel seçimler.

Hükümete yönelik darbe girişimi, şantaj-montaj kasetleri nedeniyle bir türlü yerel seçim havasına giremedik.

30 Mart'ta seçmen sadece yerel faktörlerle değil, cemaatle ve darbe süreciyle hesaplaşmak için sandık başına gidecek.

Sandık yaklaştıkça seçmen tercihleri de netleşiyor.

Elimde iki önemli düşünce kuruluşunun anketi var.

Önce Konda'nın Şubat Barometresi.

Konda'nın anketinde dikkat çekici nokta, CHP'nin oy oranındaki gerileme. 2014 yılı Ocak ayında yüzde 28.5 olan CHP'nin oyları adayların açıklanmasından sonra yapılan Şubat ayında hızlı gerileyerek 21.8'e iniyor.

Konda'nın anketine göre Ocak ayında yüzde 47.7 olan AK Parti oyları Şubat ayında yüzde 49.4'e yükselmiş.

MHP'de bir artış var. Ocak ayında 14.4 olan MHP oyları Şubat ayında 15.8'e tırmanmış.

Aynı tırmanış BDP'de de kendini gösteriyor. BDP, Ocak ayında 3.6'dan Şubat ayında 8.3'e çıkıyor.

Şubat ayında ;

1-CHP'de

2-Diğer partiler seçeneğinde düşüş var.

Diğer partilerin oyları artıyor.

ANAR anketinin sonuçlarına geçmeden önce birkaç özelliğini vurgulamak istiyorum.

81 ilde ve 121 bin kişi ile yapılan bir anket.

ANAR şimdiye kadar benim itimadımı hiç sarsmadı. Başarılı çalışmaları ile seçim sonuçlarını çok büyük bir isabet oranıyla tespit etti. Hakeza aynı şeyi Pollmark için de söylemek isterim.

İki kuruluş kamuoyu araştırmacılığının yüz akı oldular.

ANAR'ın Şubat ayı anketine göre AK Parti 48.6 gözüküyor. CHP ise Konda'ya göre biraz daha yukarıda. 24.9. MHP'nin oranı 15.7. Konda da neredeyse aynı oranı bulmuştu. BDP'nin oranı 7.4 çıkıyor. Önemli bir oran. Diğerleri ise 3.4...

Oranlar burada, meydanlar orada.

Ancak bu oranların yorumlanmaya, seçmen eğilimlerinin analiz edilmeye ihtiyacı var. Sosyolojik olayların tek bir nedenle izah edilemeyeceğine inanıyorum. Araştırma şirketi yöneticileriyle konuştum.

17 Aralık operasyonuna, internete düşen ses kayıtlarına ve meydanları dolduran, anketleri patlatan seçmen tercihlerinin arkasında yatan unsurları tespit etmeye çalıştım.

Seçmen hızla politize oluyor. Son tartışmalar nedeniyle yerel seçimlerde görülmeyen ölçüde kutuplara ayrılıyor. Meydanları dolduran kalabalıklar bu kutuplaşmanın bir sonucu. AK parti mitingine gelenler, cemaate ve CHP'ye ders vermeye geliyor.

17 Aralık operasyonunu temiz eller operasyonu olarak değil, hükümeti devirme girişimi olarak görüyor. Yüzde 60-70'lik bir kitle, bu operasyonların arkasında paralel yapının olduğuna inanıyor. Operasyonların hedefinin Erdoğan'ı devirmek olduğunu düşünüyor.

Yolsuzluklar var mı diye sorulduğunda, 'var' diyor. Ama bu operasyonun amacının yolsuzluklar değil, hükümeti devirmek olduğu şıkkını işaretliyor.

3- Cemaatin saygınlığını kaybettiği gözleniyor. CHP ve MHP seçmeninin üzerinde cemaatin bir etkisi yoktu. AK Parti seçmeni itibar ediyordu. Fethullah Gülen, din adamı hüviyetini kaybetti, uluslararası bir şirketin lideri olarak görülmeye başlandı. Daha önce dünya çapında eğitim hizmetleriyle anılan cemaat, 17 Aralık operasyonundan bu yana dinlemelerle, şantajla, beddua ile, darbe girişimiyle ve porno kasetlerle anılan ve ürkülen bir yapıya dönüştü.

4- Toplum Erdoğan'dan sonrasını kaos olarak gördü. Hükümet devrilir, Erdoğan tasfiye edilirse Türkiye'nin kaos ve kriz ortamına sürükleneceğini gördü. Bunda muhalefet liderlerinin topluma güven vermemesi de etkili oldu. Kitleler güven duymadığı liderin peşine düşmez kuralı burada işledi.

5- AK Parti'nin hizmet siyaseti etkili oldu. Erdoğan'a yönelik montaj ses kayıtları ve sosyal medya üzerinden yapılan saldırılar, AK Parti'nin yeminli düşmanlarını motive ederken, sağlık, eğitim, konut, duble yollar gibi hizmetlerin yararlarını günlük hayatında hisseden seçmen üzerinde etkili olmadı.

6- Bence en önemli faktör. Erdoğan'ın liderliği. Bu toplum başbakanı bugün tanımıyor. Arkasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve 12 yıllık iktidar döneminin başarıları var. Her şeyden öte ise Erdoğan'ın kitlelere güven veren kişiliği. Seçmen bir Kılıçdaroğlu'na bakıyor bir de Erdoğan'a...

Yeni Şafak

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum