1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. ANKARA

  4. Ankara'da Çin'in D. Türkistan Zulmüne Protesto
Ankara'da Çin'in D. Türkistan Zulmüne Protesto

Ankara'da Çin'in D. Türkistan Zulmüne Protesto

Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Müslümanlara yönelik saldırı ve uygulamaları, Ankara'da Çin Büyükelçiliği önünde protesto edildi.

A+A-

Büyükelçilik önünde toplanan Ankaralı Müslümanlar, Doğu Türkistan bayrağı ile  "Kahrolsun emperyalist Çin, yaşasın Doğu Türkistanlı Müslümanların mücadelesi" yazılı pankart açtı, "Türkistan halkı yalnız değildir" ve "Yaşasın ümmet dayanışması" sloganları attı.

Sözcülüğünü Bilal Yıldızhan'ın yaptığı gazeteci yazar Hamit Yaz'ın değerlendirmelerde bulunduğu eylemin basın açıklamasını Doğan Avşar okudu. Ankaralı Müslümanlar olarak zulme uğrayan Müslümanların yanında olmayı bir borç bildikleri, Mısır, Suriye ve Gazze'de olduğu gibi Çin'de de mazlumların yanında yer aldıkları ve Çin rejimiyle Kemalist rejimin kardeş olduğu vurgusu yapıldı.

Açıklamanın ardından bir süre slogan atan grup, daha sonra elçilik önünden ayrıldı.

ankara-20150705-01.jpg

ankara-20150705-02.jpg

ankara-20150705-03.jpg

ankara-20150705-04.jpg

Basın Açıklaması Tam Metni

KATİL ÇİN TÜRKİSTAN’DAN ELİNİ ÇEK!..

Bugün burada katil ve zalim Çin'in Doğu Türkistanlı kardeşlerimize uyguladığı zulümleri protesto etmek ve kardeşlerimizin yalnız olmadığını bütün dünyaya haykırmak için toplanmış bulunuyoruz.

İşgalci Çin her yıl olduğu gibi bu yıl da özellikle Ramazan Ayı’nda Doğu Türkistanlı kardeşlerimize olan zulmün dozunu ve şiddetini arttırmıştır. Lokantalara 1 ay boyunca açık kalma şartı; kamu çalışanları, öğretmen ve öğrenciler için oruç tutma, câmîye gitme ve dinî faaliyetlere katılma gibi ibadetlerin yasaklanması; onlarca yıldır Uygur Türklerine uygulanan asimilasyon politikalarının devamı niteliğindedir.

Çin devleti, yürüttüğü asimilasyon politikaları çerçevesinde 1949 yılından bugüne dek Doğu Türkistan’da 35 milyonu aşan insanı katletmiş, 1985 yılından beri uyguladığı nüfus politikaları ile sistematik şekilde Doğu Türkistanlıları Çin’in başka bölgelerine göçe zorlamıştır. Bu politikalar neticesinde, işgal edildiğinde %90’ı Uygur Türklerinden oluşan Doğu Türkistan'da, bugün Uygur Türklerinin nüfusu %45'in altına inmiştir.

Zalim Çin devleti namaz kılmayı, oruç tutmayı, başörtüsünü yasaklamış, mescit ve câmîlerin birçoğunu kapatmış, açık kalan ibadethanelere girmeyi ise özel izne bağlamıştır. Kur’ân okumak ve öğrenmek yasadışı ilan edilmiş, bu yasaklara uymayanlara ağır cezalar verilmiştir. Bu politikalara direnen Uygurlara ise her türlü devlet şiddeti uygulanmış, köy meydanlarında kolluk güçleri kadınların başörtülerini zorla açmış ve büyük zorbalıklar yaşanmıştır. Çin devletinin katliamları halen devam etmektedir.

ÇİN REJİMİYLE KEMALİST REJİM KARDEŞTİR!..

Türkiye’de bir ulus yaratabilmek için Muhammedî Ümmet’in yazı dilini kaldıran, camilere, medreselere, vakıflara, hatta tesettürümüze el uzatan, halkımıza zorla şapka giydiren, ezanı Türkçeleştiren, Kur’an okunmasını ve öğrenmesini yasaklayan ümmet birikimini yok eden Kemalist Diktatörlükle; Doğu Türkistan’da orucu, namazı, başörtüsünü yasaklayan Çin rejimi arasında isimlerinden başka bir fark yoktur.

18 yıl önce Kemalistlerin varisleri de, 28 Şubat Post Modern  sürecinde İmam Hatipleri fiilen kapatmışlar, başörtüsünü yasaklamışlar; tıpkı Çin rejimi ve Kemalist rejimin kurucuları gibi İslam’ı yok etmeye çalışmışlardı.

Çin tarafından Doğu Türkistan’da gerçekleştirilen hak ihlallerine karşı, uluslararası kamuoyu ne yazık ki, 3 maymunu oynamaktadır. Çin’in; dünya sisteminde artan ekonomik rolü dolayısıyla dünya nezdinde basit bir kınamaya dahi uğramaması Çin Yönetimi’nin Doğu Türkistan’daki baskısını daha da arttırmasına yol açmaktadır.

Ayrıca, güvenlik gerekçesiyle bölgenin bağımsız gözlemcilerin araştırmasına ve denetimine kapalı tutulması da, yaşanan baskı ve zulümlerin tüm boyutlarıyla açığa çıkarılmasını ve yaşanan vahşetin tüm yönleri ile dünya kamuoyu tarafından bilinmesini engellemekte, bu sebeple sosyal medyada paylaşılan fotoğraf, video ve yazılar bilgi kirliliği oluşturmakta, bu da Doğu Türkistan halkının haklı mücadelesine gölge düşürmektedir.

Bizim duruşumuz nettir. Biz, 200 yıldır zulme uğrayan, sömürülen, asimile edilen, şiddet uygulanan bu Ümmetin bir parçası olan mazlum Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin yanında, zalime karşı, onurlu ve vicdanlı bir duruş sergiliyoruz.

Şunu unutmamalıyız ki, Doğu Türkistan meselesi sadece Doğu Türkistanlıların meselesi değildir. Doğu Türkistan bu Ümmetin meselesidir. Çünkü biz biliyoruz ki

"Mü'minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar."

İşte bu sebeple, Ankaralı Müslümanlar olarak, zalim Çin devletine asimilasyondan, inkârdan, baskı ve katliam politikalarından vazgeçmesi gerektiğini bir kez daha şiddetle haykırıyor, yapılan zulümleri protesto ederek lanetliyoruz!

ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM!..

Bizler Ankara’dan dünyaya Birleşmiş Milletlere ve diğer Uluslararası örgütlere seslenerek diyoruz ki:

İşgalci Çin yönetiminin uyguladığı bu zulüm ve katliamlar acilen durdurulsun ve Müslümanların yaşam hakları, inanç hakları tesis edilsin!

Ve bütün Müslümanları Doğu Türkistan’da yaşanan zulme duyarlı olmaya ve protesto etmeye ve Müslüman kardeşlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Rabbimizin Şûra Sûresi’nde buyurduğu gibi: "Müslümanlar bir zulme uğradıklarında ‘birlik’ olup karşı koyarlar!".

Rabbimiz bizi dosdoğru yolundan ayırmasın ve bizleri ümmetin yeniden ihya ve inşasına çabalamak için güç ve kuvvet versin. Toplumu ifsad etmek isteyen sapkınların oyunlarını bozsun.

Rabbimiz bizleri hayatını ibadetlerini sâdece Allah’a adayan kullarının arasına katsın. Doğu Türkistan’da zulüm altındaki Müslümanlara Suriye ve Mısır’da zor şartlar altında yaşayan Müslümanlara yardım etsin.

Bizler Ankaralı Müslümanlar olarak Suriye'den Mısır'a, Filistin'den Irak'a, Çeçenistan'dan Arakan'a, Patani'den Doğu Türkistan'a kadar kan ve gözyaşı içinde boğulan Ümmet Coğrafyasındaki tüm zulümlerin sona ermesini, adaletin ve barışın yeniden Müslümanlar eliyle dünyaya hâkim olmasını diliyor ve zalimleri şiddetle lanetliyor,

Kahrolsun Çin emperyalizmi, Yaşasın küresel intifada, diyoruz.

Değerli Ankaralı Müslümanlar;

Rabbimiz şahitliğinizi kabul etsin. Ramazan ayınız mübarek olsun.

HABERE YORUM KAT