Andıç da belge de doğrulandı

08.11.2009 13:46

Mustafa Ünal

Bir zamanlar öğrencilerin sınavlarda verdiği komik cevapları konu alan bir mizah kitabı vardı. Oradaki bir cevabı son günlerde tekrar hatırladım. Öğretmen orta üçüncü sınıflara 'Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı kaçtır?' diye sorar? Cevap: 'Üçe; Kara, deniz, hava kuvvetleri'. Komik değil, kara mizah. Son tartışmalara bakınca bu mizah filan değil 'bir Türkiye gerçeği' bile diyebilirsiniz.

Şaka bir yana, belge tartışmasında yeni bir noktadayız... Genelkurmay'ın bilgilendirme toplantısı tek generalle başladı, daha sonra sayı ikiye çıktı. Önceki gün ise basın mensuplarının karşısında üç general vardı. Son toplantıya Adli Müşavir Hıfzı Çubuklu da katıldı. Her soruya cevap vermedi, ya da veremedi. Örneğin savcı tarafından çağrılan 6 erin niye ifadeye gönderilmediği sorusu havada kaldı.

General Çubuklu'nun söyledikleri cevaplamadığı o sorudan çok daha önemli. İkinci ihbar mektubunda yer alan 'internet sitelerinin fişlendiği' andıcını doğruladı. Adli Müşavir'in ağzından ikinci mektupta anlatılanlar doğrulanmış oldu. Bu çok önemli gelişme.

O mektupta neler anlatılıyordu? Anayasa Mahkemesi'ne baskı yapılarak askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını öngören yasa değişikliğinin iptalinin sağlanacağından söz ediyordu. Belgenin orijinalinin askerî savcılık aracılığıyla elde edilerek rapor çıkarttırılacağı haber veriliyordu. Belgenin gerçekliğini ortaya koyan kişi ve kurumların yıpratılacağından dem vuruyordu.

Mektupta kısaca devletin resmi kurumlarınca orijinal olduğu kanıtlanan belgenin sulandırılması için eylem planı anlatılıyordu. İkinci mektupla birincisi arasında ilişkinin olduğu, aynı meçhul subayın kaleminden çıktığı söylenebilir. İlk ihbar mektubundaki bazı belirsizliklere açıklık getiriyor çünkü. Dolaylı yoldan ikincisi de doğrulanmış olmuyor mu? İkinci mektup birincisinin devamı olduğuna göre... İkinci mektubun eklerinden andıç doğruysa birinci mektuptan çıkan ıslak imzalı belge niye düzmece olsun? General Çubuklu'nun sözleri birinci mektubu da eklerini de doğrulamış oluyor.

Bugünlerde mektup moda ya... Darbe belgesinin altında imzası bulunan Albay Dursun Çiçek arkadaşlarına mektup göndererek tartışmalara kendince açıklık getirmeye çalıştı. Eklerle zenginleştirilmiş uzun bir mektup. Çiçek 'kâğıt parçası' diye nitelediği belgeyi inkar ediyor, ilk kez gazetede gördüğünü söylüyor. Mektubun bir yerinde belgeden söz ederken 'onaylanmayan' diyor. Kalemi sürçmüş olmalı. Bu ifade belgeyi kabullenmek anlamına gelmiyor mu? Demek ki hiç hazırlanmayan değil üstleri tarafından onaylanmayan bir belge söz konusu.

Çubuklu'nun doğruluğunu itiraf ettiği andıç da masum değil, belge kadar olmasa bile vahim. Adli Müşavir, Genelkurmay'ın psikolojik harekât için kurduğu sitelerin yasal zeminini anlatırken Başbakanlık'ın direktifini dayanak gösterdi. Bu sitelerin çoğunda gerek AK Parti gerekse hükümetin icraatlarıyla ilgili eleştirinin ötesinde hakaret dolu yazı ve yorumlar yer alıyor. Doğrudan Başbakan Erdoğan'ı hedef alan değerlendirmelere bile rastlanıyor. Başbakanlık herhalde hükümetin veya başbakanın yakından takip edilmesini bir direktifle istemez.

Zaten Başbakanlık kaynakları da Çubuklu'nun sözlerini doğrulamadı. Başbakanlık bürokratları, yapılan araştırmada andıca dayanak olabilecek direktife rastlamadı. Yani Genelkurmay'a bu yönde verilmiş bir direktif yok. Bunun üzerine Başbakanlık, dün Genelkurmay'a yazı yazarak andıcın dayanağını sordu. Haksız da değil. Bu andıcın yasal zemini de tıpkı belge gibi çok tartışmalı. Genelkurmay dün gece talimatın Ecevit hükümeti zamanında verildiğini açıkladı.

Belgenin savcılara ulaşmasının üzerinden iki haftadan fazla zaman geçti, ne gibi somut adımlar atıldı, sorusuna tatmin edici cevap vermek zor. Her türlü engellemelere rağmen sivil yargı soruşturmayı derinleştirmeye çalışırken askerî savcılık muhbir subayın peşinde. Kamuoyu haklı olarak somut adım bekliyor.

Bir aylık tartışmalar ışığında bu soru çok da anlamsız değil. Demokraside kuvvetler kaça ayrılır? Üç olduğu kesin de sonrası tartışmalı...

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim