1. YAZARLAR

  2. Atilla Özdür

  3. Anayasa üzerine...
Atilla Özdür

Atilla Özdür

Yazarın Tüm Yazıları >

Anayasa üzerine...

A+A-

‘Zaman değiştikçe ahkam da değişir’ denilir. Zaman’dan murad, tarih değişikliğinin beraberinde sürüklediği altyapı hareketleri olmalı...

Anayasa, bir üstyapı müessesesi olduğunda, altyapıdaki maddi değişmeler, gelişmeler ve mülkiyet hareketleri, üstyapının da niteliğiyle birlikte niceliğini behemehal değişmeye, bir önceki evreye nisbet farklılaşmaya zorlayacaktır...
Alkol bağımlılığının ilk basamağını teşkil eden bira için hem reklamlarıyla, hem de halkın her an ve her yerde bulabilmesini kolaylaştıran satış noktalarıyla ilgili olarak üstyapıda birtakım kısıtlamalar, zora sokmalar ve yasaklamalar getirilmişti.
Devletin zaman içerisinde altyapıda meydana gelen güç kaybı, eşyanın tabiatı gereğince, dengeyi kendi lehine çeviren özel sermayeye üstyapıda borusunu öttürme-öttürebilme hak ve imtiyazını bahşetti.
Şimdi, içki reklamları, olabildiğince ve alabildiğince serbest. Kimsenin şeyi sıkmıyor, karşı çıkmaya...

Thomast Paine, bakalım neler söylemiş ve haykırmış, iki asırki evvel zamanlarda...
‘İngiltere’de insanların rızaları olmadan ceplerinden paraları alınamaz derler. Fakat acaba, 1688 Parlamentonusu, gelecek nesillerin ki, bu işlere ‘evet’ deyip dememek için daha henüz hayatta bile bulunmayan gelecek nesillerin hürriyetlerini ellerinden alarak, onların bazı hususlarda tasarruflarda bulunma hakkını ebedi olarak kısmak, daraltmak için, kim izin vermiştir, kim verebilirdi’...
‘İnsanın aklına Mr.Burke’nin okuyucularına sunduğundan daha abes bir şey gelmez. Bu zat onlara, aynı zamanda bütün geleceğe,
“Yüz sene evvelki bir kurul bir kanun yapmıştır; şimdi millete bunu değiştirme yetkin yoktur, asla olmayacaktır” diyor...
‘Hükümdarların uyruklarını idare etme haklarını Allah’tan aldıklarına saf insanlığı kandırmak için, ne inceliklere, ne safsatalara baş vurmamamıştır... Şimdi Mr. Burke yeni bir usul daha keşfetmiş ve eski günlerin bu yanılmaz parlamentosunun yetkisine başvurarak, Papanın yanılmazlığının yerine parlamentonun yanılmazlığını koyarak, Parlamentonun yapmış olduğu şeyi, Allah sözü gibi ileri sürüyor’...

Şimdinin Ankara’sına gelelim...
Hükümet, anayasada birtakım değişiklikler, tadilatlar yapmak isterken,
Tarih ile birlikte zamanın değişmesine rağmen Türkiye’nin gelecek nesillerinin de iradelerini bağlayıcı Kenan Evren anayasasının değiştirilmesine karşı çıkan geniş, yaygın ve güçlü bir Mr.Burke akımı ile karşı karşıya bulunuyor...
Altyapının Ergenekon, Balyoz ve benzeri isimlerle anılan, savunma amaçlı olup taarruza planlanmış bürokratik organizasyonlarıyla, yine altyapının üstyapı kurumlarında yerleşik kalemli, teçhizatlı ve erken ihbarcı tarassut kuleleri, hep bu akımın içerisinde yer alan ‘Sonsuza dek’çi unsurlar....

Mülkiyet gibi iktidarların da bir başlangıcı olmalı... ‘İlk birikim’i, mülkiyete başlangıc aldığımızda, bu noktayı erken Cumhuriyet’in İzmir İktisat Kongresi’ne bağlayabiliriz.
Hindistan, Pakistan, Güney Asya Müslümanlarının İstiklal Savaşı’nı desteklemek amacıyla Atatürk’e gönderdikleri nakdi yardımın bakiyesiyle ittihatçı müteşebislerin desteklenmesi de, günümüz özel sektörün kamuya hegemon mülkiyet parkının temelini oluşturmaktadır...
İktidarın başlangıcı da, partileşmenin gereğine olan inancıyla, sonradan onun adına kutsallaştırılan CHP’in Atatürk tarafından kuruluşu...
Birikim ve temerküzündeki niceliğine bakıldığında mülkiyetin niteliğinde alın terinin görülemeyeceği gibi, halk tasvipkarlığı kerterizinden de, iktidarın meşruiyetinin şüpheli olduğunu söylemek mümkün...
İktidar ile mülkiyetin ilk sahipleri, konumlarının kendini sürekli üretim garantisini anayasanın değişmez ve değiştirilemezlerinde gördüklerinden, Evren Paşa anayasasının 15. geçici maddesine karşı takındıkları tüm karşıtlıklarına beğenmezlik ve tahammülsüzlüklerine rağmen, mülkiyet parkının yeni orktaklarının bu ‘değişmezi’ değiştirmeye kalkışmasına,
Şiddetle,
‘Hayıırrr, istemezüükkk’ çekiyorlar...
Tanrı tarafından ebediyen kaydıyle kendilerine tanınmış vekalet sahipliği adına...
Her birisi, sanki birer Mr. Burke

Hükümet, anayasanın değiştirilemezlerini, mesela Cumhuriyet’in temel niteliklerini ortadan kaldırmaya azmetmiş bir ideolojik tehdit unsuruymuş gibi görüldüğünden, anayasa üzerinde niyetlendiği değişiklik taleplerin sözlüklerde yer alan ‘Türk kilisesinin’ yakıcı ve yıkıcı muhalefetiyle karşılaşıyor...
Oysa,
Yabancıların, radyo, televizyon gibisinden halkın bağımsızlık aşk ve şevkini çapraza yönlendirebilme, davranışlarını, ahlak ve maneviyat türünden manevi değerlerini altyapıda egemenlik tesis eden yabancı sermayenin doğrudan yüzde elli, dolaylı yüzde yüz kontrol ve mülkiyetine açan, açmayı kafaya koyan bir iktidarın, neresinde okunmaktadır,
Cumhuriyet’in temel niteliklerine karşıtlığı...
Zamanın değişmesiyle ahkamın da değişebileceği gibisinden birtakım laflar söylenir ya, külliyen yanlıştır...
1920’lerden 2020’ler methaline adım atmış bulunuyoruz... Aradan tam bir asırlık zamanının geçmiş olmasına rağmen, mülkiyetin kıdemli ve kutsanmış eski sahiplerince, altyapı tapınağında başkalarınca başka ilahlara düğme iliklensin istenmiyor...
Faks: 0212 632 83 06

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT