Anayasa paketi paketçik mi oluyor

19.03.2010 02:15

Reşat Petek

Anayasa değişiklik paketi şekillenmeye başladı. Değişiklik öngörülen madde başlıklarına baktığımızda oldukça önemli konuların yer aldığını söyleyebiliriz.

Ama bu paketin, aylardır tartışılan ve son olarak HSYK'nın yargıya doğrudan müdahale operasyonu ile ele alınması zorunlu ve acil hale gelen değişiklik taleplerinin tamamını içermediği, çok önemli eksiklikler olduğunu ifade etmeliyiz.

Değişiklik paketinde öne çıkan başlıklar şöyle: Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yeniden yapılandırılması, parti kapatmaların zorlaştırılması, kadınlara pozitif ayrımcılık sağlanması, YAŞ kararlarına yargı yolunun açılması, devlet memurlarına verilen tüm disiplin cezalarına karşı yargıya başvurma hakkı tanınması, yurtdışına çıkma yasağının sadece mahkeme kararı ile verilebilmesi, memurlara sendikal haklar verilmesi, askerlere sivil yargı yolunu açacak anayasal düzenleme, temel hak ve hürriyetleri düzenleyen maddeye insan haysiyetine dokunulamayacağı kuralının ilavesi, kamu denetçiliğinin kurulması ve Anayasa Mahkemesi'ne kişisel başvuru yolunun açılması.

Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sağlanmasında darbe anlayışıyla düzenlenen HSYK'nın yapısının yeniden düzenlenmesi, üyelerinin seçim kriterlerinin çoğulcu, katılımcı ve kapsayıcı bir hale dönüştürülmesi son derece önemli. Bu bağlamda üye sayısının artırılarak bütün hakim ve savcıların oylarıyla 8 üyenin seçilecek olması, yargı mensupları arasında yüzde seksen tasvip gören bir düzenleme. Taslağa göre, Yargıtay 3, Danıştay 1, Anayasa Mahkemesi 1, cumhurbaşkanı 3, TBMM 3 üye seçiyor. Adalet bakanı ve müsteşarın üyeliği ile toplam 21 üyeli bir kurul oluşacak. Üye sayısının çokluğu ve farklılığı, alınacak kararlarda objektifliğin yakalanmasında önemli bir unsur.

Bu arada TBMM'nin üye seçmesinin tasarıdan çıkarılmasının gündemde olduğu söyleniyor. Zaten Yargı Reformu S Stratejisinin sunumunda bu konu oldukça titrek ve ürkek bir şekilde dile getirilmekteydi. 'Demokrasiyi ve seçilmişleri bir türlü hazmedemeyenlerin baskıları sonuç mu veriyor?' dedirten bu gelişmeye, umarız ki TBMM izin vermez. Yargının halkla barışık olması, halktan soyutlanmaması yani demokratikleşmesi, birinci derecede göz önünde bulundurulması gerekirken, bu çekingenliği anlamak ve mazur görmekte haklı bir neden göremiyoruz.

HSYK, tasarıda üç daireden oluşuyor. Atama, nakil ve yetkilendirme işlerine bir daire, terfi ve değerlendirmeye bir daire, disiplin ve soruşturma işlerine de bir daire bakacak. Bir dairenin verdiği kararlara itiraz halinde diğer dairede görüşülecek. Böylece etkin bir itiraz yolunun sağlanması öngörülürken, meslekten ihraç dışındaki kararlarına yargı yolunun yine kapalı olması öngörülmüş. Hemen ifade etmeliyiz ki; idarî bir organ olan HSYK'nın kararlarına karşı yargı yolunun tamamen açılmaması, şeffaflık ve saydamlığın sağlanmaması, idarenin bütün eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olması ilkesinin bir ihlali olarak eleştirilecektir. Yargı yolu tamamen açık olmalıdır. Devlet memurlarına uyarma ve kınama cezalarında bile yargı yolunu açan aynı pakette hakim ve savcıların bu haktan mahrum bırakılmasının hukukî bir izahı olamaz. Paket kendi içinde ilkesiz ve çelişkili hale gelir.

YAŞ kararlarına yargı yolunun açılması, olumlu ve önemli bir adım. Bu anayasa değişikliğini, YAŞ kararlarıyla mağdur edilenlere geçmişe yönelik haklarını yargı önünde arama imkânı tanıyacak yasal düzenleme takip etmelidir. YAŞ kararlarının önemli bir kısmının dindar olan subay ve astsubaylara zulme dönüştüğü düşünüldüğünde, telafi edilemeyecek bunca zarara rağmen ordumuzu inançlı insanlarla barışık hale getirecek önemli bir adım atılmış olacaktır.

Genel olarak olumlu gördüğümüz değişiklik paketinde yargı birliğinin sağlanması ve Anayasa Mahkemesi'nin yeniden yapılandırılmasına dair düzenlemenin yer almamasını anlayabilmiş değiliz. Halbuki, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ve demokratikleşmenin önünde en önemli engelin mevcut yapısıyla AYM olduğu tartışmasız. Fonksiyon gasbı ile Meclis'in yetki alanına müdahalede bulunduğunun pek çok örneklerini Sayın Başbakan daha yeni dillendirdi. 367 kararı, 10. ve 42. madde değişikliklerinde şekil denetimi yerine esastan inceleme yaparak anayasa değişikliğini iptal etmesi son örnekler. Kanunların anayasaya uygunluğunu denetlemek yerine Anayasa maddesini bile iptal eden bir AYM'nin acil reforma ihtiyacı olduğunu 2004 yılından beri AYM Başkanı da dile getiriyor. Üye sayısının artırılması, üyelerin seçilme sistemi, görev süreleri, kararlarına karşı etkin itiraz veya temyiz sisteminin getirilerek, anayasal sınırlar içinde görev yapmasının sağlanması yargı reformunun olmazsa olmaz en acil kısmını oluşturmuyor muydu? Şimdi ne değişti de paketten çıkarıldı? Değişiklik paketinde AYM'ye bireysel başvuru yer alırken, AYM'nin üye sayısını ve daire sayısını artırmadan bireysel başvurulara nasıl cevap vereceğinin düşünülmemesi de, makul ve mantıklı bir izaha muhtaç.

Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi'nin kaldırılarak yüksek mahkemelerin tek çatı altında toplanması, askerî mahkemelerin sadece disiplin suçlarına bakan kurullara dönüştürülerek, hukuk önünde asker olma ayrıcalığına son verilmesi niçin gündemde değil, neden tasarıda yok? Bu sorular da cevapsız. Anayasa'nın geçici 15. maddesinin kaldırılması tasarıya alınarak CHP'nin desteği umuluyorsa, Askerî Yargıtay ve AYM'nin kaldırılması da CHP'nin önerileri arasında yer alıyor.

Uzlaşma sağlanması bir mazeret olarak ileri sürülüyorsa, mevcut pakette de bir uzlaşma olmadığı şimdiden belli. CHP, kapıları baştan kapatmış. 'AYM'nin laikliğe aykırı eylemlerin odağı olduğuna karar verdiği bir parti anayasada hiçbir değişiklik yapamaz, önerilerine kapalıyız' diyor. MHP ise erken seçimden sonra yeni Meclis bu düzenlemeleri yapsın görüşünde. Değişiklik paketi bu haliyle paketçiğe dönüşmüş. Referanduma gideceği kesin olan bu paketin, yargı reformundan beklenen acil ihtiyaçlara cevap verecek tarzda yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini sorumlulara hatırlatmış olalım.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim