Anayasa Mahkemesi’nin Yerini YSK almış oldu!

19.04.2011 16:04

Ergun Babahan

Yüksek Seçim Kurulu ardarda verdiği 3 kararla siyasetin tam göbeğine oturdu.

YSK once yurtdışında yaşayan yurttaşların oy kullanmasına engel oldu.

Çünkü yurtdışında yaşayanların ağırlıklı bir çoğunluğunun AK Parti’ye oy vereceğini düşündü.

Ardından CHP’nin Denizli sıralamasını kontenjan adayı kullanmadı diye iptal etti.

İlhan Cihaner aday gösterilene kadar direndi denilse yeridir.

Şimdi de son darbe Kürtlere vuruldu.

YSK aralarında Hatip Dicle, Leyla Zana, Sabahat Tuncel ve Gülten Kışanak’ın da bulunduğu 12 bağımsız milletvekili adayının adaylıklarını iptal etti.

Bu hukuki olmaktan çok siyasi bir karar.

Bölge halkının öfkesine neden olacak bir karar olması niteliği itibarıyla barış sürecine de darbe vuran bir karar.

Ergenekon sanıklarını zorla aday yaptıran anlayış Türkiye’de vesayet sisteminin son kalesi olarak kaldı.

‘’Yetmez ama evet’’ diyenlere ağır eleştiride bulunup sonra BDP’den aday olanlar da bu gerçeği görüyordur umarım..

Kanalı satamadık adaylıkları satalım

İddia vahim. Doğrudan CHP’nin en tepesini hedef alıyor.

Suçlamayı yapan kaynak da Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Yalçın kaya gibi sağlamdır” diyerek kefil olduğu Soner Yalçın’ın Odatv’si.

Yani muhafazakar medya değil.

Kemal Bey buna da dava açar mı bilemem ama açarsa komik olur gerçekten.

Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu’nun güvendiği, itibar ettiği bir haber portalıdır bu.

Üstelik Gazeteciler Cemiyeti’nden ödüllü.

Ödülü askıda ama olsun.

Askıda ödülde dünyada bir ilktir herhalde.

Cemiyet’in 2023 hedefi de ödülün askısını kaldırmak olur herhalde.

Şimdi biliyorsunuz, CHP yönetimiyle Odatv arasında akçeli işler döndü veya direkten döndü.

Kılıçdaroğlu, kanalın hisselerinin kontrolünü elinde tutan Deniz Baykal’ı ikna etmek için bizzat özel bir görüşme ayarladı.

Baykal ikna olmadı.

Bedelini yeni bir iddiayla ödedi.

Bir Odatv çalışanı Deniz Baykal’ın kendisini taciz ettiğini iddia etti.

Varan2 kaseti hazırlanıyordu ki, Ergenekon operasyonu oldu.

Kılıçdaroğlu bu operasyona karşı çıkarak Odatv ve Soner Yalçın’a kefil oldu.

Demek ki, bu portal ve burada çalışanlar Kemal Bey için güvenilir.

Yazdıklarına da kefildir herhalde.

Öyle olmasa partinin kanalını, partinin parasıyla bu arkadaşlara satmak istemezdi değil mi?

Şimdi bu kanalda ilginç bir haber-yorum yayınlandı.

Hem de CHP’nin İstanbul’dan Ankara’ya giden bir genel başkan yardımcısını isim vermeden tarif ederek.

İddia şu: CHP’de milletvekilliği adaylıkları para karşılığı satıldı.

İddia sahibi bu konuyu şöyle dile getirdi: “Anımsayın; bırakın sağı-solu 20 yıldır yalnız milletvekili adayları değil, belediye başkan adaylıkları bile para karşılığı satılmıyor muydu? Bunu kim inkar edebilir? Bu kez olmadı mı? Oldu ama eskiye oranla hayli düşük bir sayıda. Bunu da Kılıçdaroğlu yakında öğrenecek ve işin gereğini yapacaktır. Kim olduğunu hadi yazmayayım ama, Kılıçdaroğlu’nun yanı başında, her eylemiyle yeni bir Baykal duruyor.”

Yani, yolsuzlukları ortaya çıkarma iddiasında olan bir partinin aday belirleme sürecinde bile yolsuzluk yapılıyormuş.

Eskiye göre daha az yapıyormuş ama yine de yapıyormuş.

Kaça gidiyor acaba bu sıralar?

Alan kim veren kim?

Bunları da yazsalar bilsek.

Bunca emekli hakim ve savcı bunun için mi dolduruluyor listelere acaba?

Yoksa CHP yeterince Ergenekoncu’yu listeye koymamasının bedelini mi ödüyordur..

Kürt Sorunu artık Ankaralılaşamaz!

Başbakan Erdoğan, Milliyet yazarı Hasan Cemal’a Kürt sorunuyla ilgili açıklamalar yapmış.

Başbakan seçim listelerinde önemli değişiklikler yaptı, Kürt coğrafyası da bu değişimden nasibini aldı.

Seçim beyannamesinde de Kürt meselesine fazla atıf olmaması, reform beklentisi içinde olanların kaşlarının çatılmasına yol açtı.

Demokratik Açılım projesinin rafa kaldırıldığı kuşkusu doğdu.

Erdoğan, Hasan Cemal’e bu konuda Ankaralılaşmanın sözkonusu olmadığını, sorunun Türkiyelileştirildiğini söyledi.

BDP’nin aday kadrosu sorunun bir Türkiye meselesi olarak çözümüne katkıda bulunabilecek isimler.

Yeni anayasa devleti yeniden tanımlarken bireyi öne çıkarırsa, Kürt Sorunu’nun çözümü yolunda da kritik bir adım atmış olacak.

BDP’nin katkıda bulunacağı bir anayasa süreci şart.

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim