1. YAZARLAR

  2. Hasan Cemal

  3. Ana dilinin inkârı nedir, hayvan vagonunda sürgün nedir bilir misin?..
Hasan Cemal

Hasan Cemal

Yazarın Tüm Yazıları >

Ana dilinin inkârı nedir, hayvan vagonunda sürgün nedir bilir misin?..

A+A-

Kürt meselesini Türkler ne kadar biliyor? En okumuşundan en cahiline kadar Türkler, Kürt sorunu deyince ne anlıyor?
Ne derseniz?
Bence Kürt sorununu bilen ve yüreğinde hisseden Türklerin bu ülkede hâlâ küçük bir azınlığı oluşturduklarını düşünüyorum.
Bilmedikleri ve hissetmedikleri için de Türkiye’yi çok uzun yıllardır maddi ve manevi bakımdan kanatan bu sorun bir türlü çözülemiyor.
Peki, bu onların kabahati mi?
Bu da meşru bir sorudur.
Çünkü, Türkler bu ülkenin tarihten gelen birçok temel sorunuyla olduğu gibi Kürt meselesinde de karanlıkta tutulmuştur. Devlet bunu bilinçli olarak yapmıştır. Okulda, üniversitede böyle bir sorundan habersiz yetişmişlerdir.
Ben de böyle yetiştirildim.
Herkese öylesine bir ‘Türk milliyetçiliği’ aşısı yapılmıştır ki, Kürtlerin varlığı, dili, kültürü her şeyi onca zaman inkar edilmiştir. Tersini söyleyenler baskı görmüş, hapislere atılmış, vatan haini ilan edilmişlerdir.
CNN Türk’te Cengiz Çandar’la birlikte yaptığımız Tecrübe Konuşuyor programında pazartesi akşamı, bilmiyorum, Dengir Mir Fırat’ı dinlediniz mi?
Dengir Bey bir Kürt, Adıyaman’lı.
AKP Adana milletvekili.
Yakın zamanlara kadar Genel Başkan Yardımcısı olarak iktidar partisinin iki numarasıydı.
Kürtlerin Türklere Kürt meselesini anlatmalarını önemsediğim için programın başında Dengir Bey’e de sordum:
“Kürtçe’yi nasıl öğrendiniz? Kürtçe’nin, kendi kimliğinizin yok sayıldığını, inkar edildiğini fark ettiğinizde neler hissettiniz?”
Yanıtı çok içtenlikliydi:
“Ankara Hukuk Fakültesine başladığımda Kürtçe bilmiyordum. 1960’ların başlarıydı. Bir gün Cebeci’de, eski konservatuarın bulunduğu Atatürk Öğrenci Yurdu’ndan çıkmış yürüyordum. Sanıyorum 27 Mayıs’tı. O tarihlerde bu darbe bayram olarak kutlanırdı. Dikimevi’nin önünde, on beş yirmi metrelik şöyle bir pankart asılmıştı: ‘Kürdüm diyenin yüzüne tükürün! Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel.’ Fena oldum! Gerisin geriye yurda, arkadaşlarımın yanına döndüm, Kürtçe öğrenmek istediğimi söyledim.”
Dengir Bey’in aile kökleri Adıyaman’ın Kahta ilçesinden. Dedesi, Atatürk’ün yanında Kurtuluş Savaşı’na katılmış, aynı zamanda ilk Mecliste milletvekilliği yapmış.
Ve ailesi tam dört kez, ilki 1920’lerde, sonuncusu 27 Mayıs darbesinden sonra sürgüne uğramış, her sürgünde de mallarına el konmuş...
Şöyle dedi:
“Jandarma akşam vakti kapıyı çalar, ertesi sabah elinizde sadece tek bir bohçayla evinizden barkınızdan gideceğinizi söyler. Yürüyerek yola koyulursunuz, en yakın tren istasyonunda sizi bekleyen hayvan vagonlarına binmek üzere...”
AKP Adana milletvekili Dengir Mir Fırat programın sonunda şöyle dedi:
“Ben insanım. Ben Kürdüm. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıyım. Devlet olarak bana saygı duyun!”
Dengir Bey’in bu anlattıklarını okuduktan sonra şimdi size sormak istiyorum, Kürt meselesi nedir, yüreğinizde hissedebiliyor musunuz bu sorunu diye...
Dengir Mir Fırat, Erdoğan hükümetinin başlattığı açılım konusunda, “Eğer Ergenekon soruşturması olmasaydı, bu örgüt ortaya çıkmasaydı böyle bir açılım gerçekleşemezdi” diye konuştu.
Demokratik açılımın bir süreç olduğunu, bu süreçte parmakların tetikten çekilmesi gerektiğini, bu açıdan asıl sorumluluğun da PKK’ya düştüğünü belirtirken şunu ekledi:
“Atış poligonundan dışarı çıkmak lazım. Atış devam ederken konuşamazsınız. Birbirinizin ne dediğini duyabilmek için önce poligondan çıkmak şart...”
Dengir Mir Fırat ve AKP Ankara milletvekili Prof. Zeynep Dağı’yla birlikte program devam ederken bir ara Başbakan Erdoğan’ın konuşması devreye girdi.
Önemliydi söyledikleri.
Demokratik açılımın kısa, orta ve uzun vadeli bir süreç olduğunu vurguladı. Engeller çıkarılmak istendiğini, çıkarıldığını, ancak “Bedeli ne olursa olsun geri adım atmayacakları”nı tekrarladı. Gelinen noktayı ise ‘umut verici’ olarak niteledi.
Başbakan Erdoğan’ın bu sözlerinin özetine gelince:
Siyasal kararlılık!
Dileriz devam eder.

MİLLİYET

YAZIYA YORUM KAT