1. YAZARLAR

  2. Fikret Ertan

  3. Amerika, İran ve Risen davası...
Fikret Ertan

Fikret Ertan

Yazarın Tüm Yazıları >

Amerika, İran ve Risen davası...

A+A-

Amerikan Milli İstihbarat Dairesi'nin geçen aralık ayında açıkladığı İran'ın nükleer silah faaliyetlerini 2003 yılında durdurduğu yolundaki tahmine rağmen Bush yönetimi İran'ı nükleer tehdit olarak görmeye devam ediyor.

Nitekim Başkan Bush geçen perşembe günü Amerika'nın finanse ettiği Radyo Farda'ya verdiği demeçte İran'ın insanları yok etmek için nükleer silahlara sahip bir güç olmak istediğini ilan ettiğini, bunun Amerika ve dünya tarafından kabul edilemez olduğunu söylemiş bulunuyor.

İran esasında hiçbir zaman nükleer silahlara sahip bir güç olmak istediği yolunda bir açıklama yapmadı; ama buna rağmen Bush tersini söyleyip duruyor.

Bush yönetimi İran'ı tehdit olarak gördüğü için de bu tehdidi bertaraf edebilmek amacıyla aleni ya da gizli pek çok faaliyette bulunuyor. Aleni olanlar arasında İran'a BM tarafından müeyyideler konması ve bunların sıkı takibi var. Nitekim, geçenlerde BM, Amerika ve diğer büyük güçlerin teşebbüsüyle İran'a karşı üçüncü müeyyide kararını aldı da.

Amerika bu BM'nin müeyyide kararlarını kendi müeyyideleri ile de güçlendirip İran'ı nükleer programının uranyum zenginleştirme bölümünden vazgeçirmeye çalışıyor. Mesela bu bapta kendi mali sistemini kullanarak ve bununla diğer ülkelere baskı yaparak İran'ı mali yönden tecrit etmek için elinden geleni yapıyor.

Diğer yandan İran'ın nükleer programını durdurmak ya da sekteye uğratmak için Amerika'nın birtakım gizli, örtülü operasyonlar yaptığı ve yapmakta olduğu da muhakkak. Bunları şüphesiz bilmenin imkânı yok. Ancak arada sırada medyaya sızan birtakım haberlerden, bilgilerden, yazılardan bu konularda bazı şeyler de öğreniyoruz.

Buna bir örnek New York Times'ın güvenlik ve istihbarat konularında uzman yazarlarından James Risen. Risen 2006 yılında çıkan 'Savaş Durumu: CIA ve Bush Yönetiminin Gizli Tarihi' adlı kitabında CIA ve İsrail gizli servisi MOSSAD'ın birlikte İran'ın nükleer programını sabote etmek için bazı fikirler, projeler geliştirdiklerini yazıyor.

Bunların arasında mesela özel elektromanyetik cihazların kullanımı var. Yapılan planlara göre bu özel cihazlar İran'a gizlice sokulacak ve bunlarla İran'ın ana nükleer merkezlerine giden elektik hatlarında zincirleme reaksiyonlara yol açılacak ve sonunda meydana gelecek kısa devrelerle kilit bilgisayarlar devre dışı bırakılacaktı. Risen'e göre, MOSSAD elemanları İran'daki ajanları vasıtasıyla bu özel elektromanyetik cihazları İran'a gizlice sokmayı CIA'e teklif etmişlerdi. Ancak, bu plan birtakım teknik problemler yüzünden hayata geçirilememişti.

Bu konuda bir başka proje de Merlin Operasyonu denen proje. CIA bu projeyle 1990'lı yıllarda Amerika'ya iltica eden önemli bir Rus nükleer mühendisi kullanarak İran'a yanlış nükleer bomba planı verip bununla nükleer silah projesini durdurmayı hedeflemiş. Bu projenin özeti şöyle: CIA Rus mühendise Sovyetler'de imal edilecek bir nükleer bombanın projesini verir. Ancak projeye yanlış bilgiler yüklenir. Plana göre mühendis bu projeyi İranlı yetkililere sunacak ve onları da kandıracaktı. Mühendis projedeki yanlış bilgilerin farkına varır ve bunu İranlılara verdiği projede açıkça belirtir. Bunu da CIA'e ihanet dürtüsünden değil İranlıların güvenini kazanmak için yapar. Sonuçta bu proje fiyaskoyla sonuçlanır.

CIA ve MOSSAD'ın İran projelerinin bir kısmını kitabıyla açıklayan James Risen'in başı bir süreden beri belada; Bush yönetimi bir federal mahkemeden çıkarttığı celp kararıyla Risen'in mahkemeye gelip bu bilgileri kimden aldığını öğrenmeye çalışıyor. Milli güvenlik mülahazalarıyla bir tür ambargo konulan bu konu hangi aşamada bilmiyoruz. Risen'in gazetesinde bile bu konuda bir bilgi verilmiyor. Ayrıca, Risen'in haber kaynağını açıklayıp açıklamayacağı da meçhul. Bakalım Risen davası nasıl sonuçlanacak?

Zaman gazetesi

YAZIYA YORUM KAT