1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Amasya İHH Temsilciliği'nde “Kudüs ve Etekleri” Konferansı
Amasya İHH Temsilciliği'nde “Kudüs ve Etekleri” Konferansı

Amasya İHH Temsilciliği'nde “Kudüs ve Etekleri” Konferansı

Amasya İHH Temsilciliği organizasyonuyla İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım tarafından Belediye Kültür Merkezi Şehzade salonunda 18 Aralık 2015 Cuma akşamı “Kudüs ve Etekleri” konulu bir konferans verildi.

A+A-

Konferanstan önce İlim Yayma Cemiyeti Yurdunda GÖKBİR Amasya Gönüllü Kuruluşlar Platformu Temsilcileriyle yemekli toplantıda buluşan Bülent Yıldırım, İslami camialar arasındaki işbirliği ve yardımlaşmanın önemi üzerinde durdu ve Amasya’daki İslami Camia ve Kurumların bu birlikteliğinden duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Konferans Programı Belediye Başkan Vekili İsmail Kazan, İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Hüseyin Güneş ile diğer protokolün yanı sıra, GÖKBİR Platformu'nu oluşturan dernekler, Amasya Merkez ile Samsun, Tokat, Çorum, Havza, Erbaa, Taşova, Merzifon, Gümüşhacıköy İHH Temsilcilikleri ile Çorum Özgür-Der Şubesinden dinleyicilerin iştirakleri ve Amasyalıların yoğun ilgi ve katılımıyla gerçekleşti.

Program Allah yolunda infaka vurgu yapılan Hadid Suresi 7’den 11’e kadar olan ayetlerin, sinevizyonda yansıtılan meallerinin eşliğinde İmam Hatip İsmail Ateş tarafından tilavetiyle başladı, ardından Amasya İHH Yönetim Kurulu Başkanı Serdal Benli’nin açılış konuşmasıyla devam etti.

İHH’NIN ÖNEMLİ BİR MİSYONUDA ÜMMETİ ORTAK KONULARDA BİRARAYA GETİRMEKTİR

Serdal Benli, 2013 yılında İHH’yı devraldıklarını, Amasya’da farklı cemaat, dernek ve vakıflarla ihtilafları bir kenara koyarak ortak noktalarda iş yapabilmek amacıyla GÖK-BİR Platformu'nu kurduklarını, İHH’nın yardım faaliyetlerinin yanında çok önemli diğer bir misyonunun da ümmetin farklılıklarına rağmen birlikte iş yapabilme konusunda zemin hazırlamak olduğunu, kendilerinin de Temsilcilik olarak yaptıkları tüm faaliyetlerde bu amacı gözettiklerini belirtti.

Program Amasya İHH’nın yaptıkları faaliyetleri anlatan sinevizyon gösteriminin ardından İHH Genel Başkanı Bülent Yyıldırım’ın konferansıyla devam etti.

Bülen Yıldırım konferansda şu hususlara vurgu yaptı;

28 Şubatta birçok kimse gibi biz de cezaevine girdik. Cezaevindeyken babam kanser tedavisi görüyordu. 1992 yılında Cezaevinden çıkar çıkmaz babamı hastanede bir saat ziyaret ettim. Daha sonra bir grup arkadaşla Bosna savaşında kardeşlerimize yardım yapmak için yola çıktık. O zaman her türlü riski göze alarak 125 tır yardım götürdük. O zaman yurt dışına yardım götürmek şimdiki gibi kolay değil. Yakalanırsak para ve hapis cezası vardı. Amasya’dan Suriyeli kardeşlerimize 34 tır yardım gönderilmiş çok şükür. Şimdi de 5 tane hazır. Ben inanıyorum ki Amasyalılar 5 tırla yetinmezler, daha fazla gönderirler.

MÜSLÜMAN COĞRAFYALARDA SAVAŞLARIN SEBEBİ YERALTI ZENGİNLİKLERİ

Amerika, Rusya, Polonya gibi 20 ülkenin Suriye’de ne işi var? Rusya-Ukrayna savaşı sadece şovdan ibaret. Müslüman coğrafyalardaki savaşların sebebi yeraltı kaynakları ve güç gösterisidir. Emperyalistler menfaatleri için İslamcı, laik, ulusalcı gibi hiçbir ayrım gözetmeksizin çoluk çocuk demeden herkesi öldürüyorlar. Bu bölgelerde fitne, fesat çıkarmak için her türlü oyunu oynuyorlar.

KUDÜS KİMİN ELİNDE İSE DÜNYAYI O YÖNETİR

Dünyanın kurtuluşu Kudüs’ün kurtuluşundan geçer. Kudüs bütün semavi dinlerin kutsalıdır. Peygamberlerden izler taşır. Dünyada ilk kurulan mescid  Beytullah, ikincisi Mescidi Aksadır. İkisi de tarihte yıkılmış aynı yerlerine yeniden yapılmıştır. Mescidi Aksa tevhidin merkezidir.

NİÇİN KUDÜS VE ETEKLERİ DİYORUZ?

Niye Kudüs ve etekleri diyoruz? Çünkü Suriye’nin, Mısır’ın kurtuluşu Kudüs’ten geçer. Kudüs kimin elinde ise dünyayı o yönetir. Kudüs merkez ise, Suriye, Mısır, Lübnan, Irak vd. etekleridir. Bizler arkadaşlarımızla Kudüs özgürleşinceye kadar bu yoldan dönmemek üzere sözleştik. İçimizden kimileri sözlerini yerine getirdi, kimi de yerine getirmeyi beklemektedir. Allah’ın izniyle Mescidi Aksa’ da özgürce namaz kılacağız. Bu yolda bayan kardeşlerimize daha çok iş düşüyor. Bu yolun yiğitlerini yetiştirmeye gayret göstermelisiniz. Yükümüz çok, sorumluluğumuz ağır.

KUDÜS YOLUNDA ŞEHİT OMAK EN BÜYÜK ARZUMUZ

Bizim Misak-ı Milli sınırımız tüm Ümmet coğrafyasıdır. Nerede bir mazlum, mağdur varsa biz orada olacağız. Biz bu inançla yola çıktık. Bu maksatla Gazzeli kardeşlerimize yapılan ambargoyu delmek amacıyla Mavi Marmara ile yola çıktık. Bizim bu yolculuğumuzu siyaset olarak nitelendirdiler. Bizler kadınları, çocukları öldürülen bir topluma sadece gıda yardımı yapmayı kendimize zul görürüz. Bu kardeşlerimize yapılan ambargoyu delmeye çalışmak siyasetse evet biz siyaset yapıyoruz. Burada tüm cemaatlere sesleniyorum. Gündeminizde Kudüs yoksa kendinizi sorgulayın. Bizim en büyük arzumuz Kudüs yolunda şehit olmaktır.

BİR CANIMIZ VAR O DA NİÇİN ALLAH İÇİN OLMASIN?

Rabbim Mavi Marmara’da bizlere öyle bir sekinet verdi ki, dünyanın en güçlü silahları ile bize saldırdılar. Bakmayın onların silahlarına bunlar korkakların taa kendileri. Elimizde hiçbir silah olmadığı halde o seçme denen birliğin bazı askerleri korkudan altlarına yaptılar. Arkadaşlarımızdan çoğu askerlerin elindeki silahları ele geçirdiler. Ama biz aramızda öleceğiz ama öldürmeyeceğiz diye karar aldık. Bir canımız var o da niçin Allah için olmasın? Zaten Allah dilemedikçe ölüm gelmez, dilerse de ona engel olacak yoktur. İsrail sözde bizi yargılayacaktı. Allah tuzaklarını bozdu şimdi birçok ülkede haklarında yakalama ve yargılama kararları çıkıyor. Allah’ın izniyle dünyaya bakacak yüzleri kalmayacak. Bu davalardan vazgeçmemiz için bizleri tehdit ediyorlar, bazen bize teklifte bulunuyorlar. Peygamber efendimizin ümmeti olarak sağ elimize güneşi, sol elimize ayı verseler biz bu davadan vazgeçmeyeceğiz.

ZULÜM GÖREN KARDEŞLERİMİZE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR

Elimizdeki nimetlere şükredebiliyor muyuz? Şükretmek sadece sözle olur mu? Yetimin hakkını vermiyorsak; komşumuz açken tok yatıyorsak; çevremize İslam’ı anlatmıyorsak; kardeşlerimiz zulüm görürken rahat uyuyorsak Allah’a şükretmiyoruz demektir. Kardeşler Kuranı anlayarak okuyalım. Namazlarınıza dikkat edin, özellikle sabah namazına. Bizler toplum olarak rahatlığa çok alıştık. Sadece en basitinden şunu söyleyeyim. Bir gün doğalgazı kapatalım, soğuk evde oturup sabahleyin soğuk suyla abdest alalım. Bu bile bizlere ne kadar zor gelir. Bizler burada iken kardeşlerimiz varil bombalarıyla çoluk çocuk demeden öldürülüyorlar. Varil bombası 3 km2’lik alanda etkili oluyor. Gittiğim yerlerde çok şeye şahit oldum.  Bir Suriyeli baba varil bombasında yanan bir kız çoğunun öldüğünü aynı şekilde yanındaki çocuğunun da tedavi olmazsa öleceğini söyledi. Çocuğun yüzünün tamamı yanmış ve yanıktan gözlerini kapatamıyor. Öleceğini duyunca damla damla gözünden yaş aktı. Daha bunun gibi ve daha feci ne olaylara şahit oluyoruz. Bu kardeşlerimiz için hiçbir şey yapamıyorsak bari sabah namazından sonra dua edelim. Bunu da mı yapamıyoruz?

MÜLTECİ KARDEŞLERİMİZE VATANDAŞLIK HAKKI VERİLMELİ

Hamd olsun Amasyalı kardeşlerim mülteci kardeşlerine sahip çıkıyor. Ama daha fazlasına ihtiyacımız var. Burada Belediye Başkan Vekilimiz, İl Milli Eğitim Müdürümüz var. Bu kardeşlerimizin evlerine daha sık ziyaret yapalım. Onlarla kardeşliğimizi pekiştirelim. Mülteci kardeşlerimizin çocuklarının kendi çocuklarımız gibi eğitim almalarını sağlayalım. Vatandaşlarımızdan bazıları bu insanların düşkünlüklerini fırsat bilip yüksek fiyata evlerini kiraya veriyor, bazıları köle gibi düşük fiyata çalıştırıyor. Bu bir fırsatçılıktır.  Allah’tan korkmak lazım.  İnşallah bu kardeşlerimizin sigortalı olarak çalışmalarının önü açılacak. Bu kardeşlerimize vatandaşlık hakkı verilseydi toplumla kaynaşmaları daha rahat olurdu. Bu konuda yetkililere sesleniyorum.

İSRAİLLE EN GÜZEL İLİŞKİ SIFIR İLİŞKİ

Bizim çocuk ve kadın katillerine ihtiyacımız yok. İsrail’le en güzel ilişki sıfır ilişkidir. Şu sıralar gündemde olan İsrail’le normalleşme haberleri konusunda Tayyip Beyin hassasiyeti olduğuna, Müslümanların aleyhine olacak işler yapmayacaklarına inanıyorum.

MEYDANLARA İNİN MEYDANLARI KÜÇÜMSEMEYİN

Sevgili kardeşlerim bu yolda yardımınıza ihtiyacımız var. Birincisi duanıza ihtiyacımız var. İkincisi yeri geldiğinde paranıza ihtiyacımız var. Üçüncüsü yeri geldiğinde meydanlara inmenizi istiyoruz. Meydanları küçümsemeyin. İsrail:” Bizim için en büyük tehdit İHH’dır” diyor çok şükür. İsrail bizim bütün basın açıklama ve programlarımızı takip ediyor,  sayımıza bakıyor. Ne kadar güçlü meydana inersek o kadar korkuyorlar. İsrailli yetkililer diyorlar ki bunların yaşlılarını öldürürsek, gençler davalarını unuturlar. Bizler bu davayı unutturmamak için her yıl Mavi Marmara’nın yıl dönümünde yürüyüş yapıyoruz. Maksadımız Kudüs’ü Müslümanların gündeminden düşürmemektir.

BİZİ DIŞARDAKİ DÜŞMAN DEĞİL İÇİMİZDEKİ HAİNLER YIKIYOR

Bülent Yıldırım, Sultan Abdülhamit’ten Kudüs’ü para karşılığı satmalarını isteyince “kanla alınan yerler parayla satılmaz.” demişti. Ne hazin bir durumdur ki içimizdeki hainler sayesinde bedavadan Kudüs’ e sahip oldular. Bu anlamda Allah’ın ipi Kuran’ a sımsıkı sarılıp aramızdaki tefrikayı bir tarafa bırakıp, hak üzere bir araya gelmeliyiz. Bizler ancak kardeşiz. Özgür Kudüs yolunda hepiniz Allah’ emanet olun.” Diyerek sözlerini bitirdi.

Program Belediye Başkan Vekili İsmail Kazan’ın, İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım’a hediye takdim etmesinin ardından, Bülent Yıldırım’ın İHH çalışmalarında desteklerinden dolayı Kurum, STK ve kişilere plaket vermesiyle sona erdi.

dsc_0752-(1).jpg

dsc_0753.jpg

dsc_0797.jpg

dsc_0812.jpg

dsc_0832.jpg

dsc_0842.jpg

dsc_0844.jpg

dsc_0881.jpg

dsc_0892.jpg

dsc_0918.jpg

dsc_0931.jpg

HABERE YORUM KAT