Almanyada Din

04.09.2007 16:56

Hüsnü Yazgan

AB yolunda ilerleyen Türkiye halkının, batıdaki uygulamaları da görmesi gerekir. Salt söylem yerine pratik önemlidir. AB ülkelerinden lokomotif özellik arz eden ülkelerin başında Almanya gelmektedir. Almanyada yaşayan Müslümanlar, içinde yaşadıkları toplumda mevcut kurumlar ve bunların icra ettiği foksiyonları bilmek durumundadırlar. Dini topluluklara tanınan özerklik ve bundan doğan hakları kullanmada Müslümanlar sözkonusu olunca bir takım zorluklar ve devletin tedbirli, tedirgin yaklaşımı sözkonusu. Almanyadaki dini gruplar ve sahip oldukları haklara kısa bir de değini ile yetinmek gerekir. Zira her bir alt başlık araştırmaya değer önemde.
Almanyada en yaygın iki mezhepten biri Katolikler diğeri Protestanlardır. Latin-Katolik Kilisesinin ve aynı zamanda Vatikan Devletinin başındaki Plonyalı Papa II. Jan Paul’un vefatı üzerine yerine XVI. Benedikt adı ile Bavyeralı bir Alman olan Kardinal Josef Ratzinger geçti.
Protestanlık ise 16. yüzyılın ilk yarısında bir Alman olan Martin Luther ve bir Fransız olan Jean Calvin'in öncülüğünde Katolik Kilisesi'ne ve Papa'nın otoritesine karşı girişilen Reform hareketi'nin sonucunda doğmuştur. Protestanlar yerleşik kuralları protesto ettikleri için bu adı almışlardır. İncil'i Hristiyanlık için tek kaynak kabul ettikleri ve papazlara ihtiyaç duymaksızın okuyabildikleri için Protestanlığa ‘İncil (das Evangelium) Kilisesi’ de denilmiştir. Bunların ruhani başkanları yoktur, tek bir mezhep yerine çeşitli mezhepler halinde faaliyet gösterirler. Kiliselerinde resim, heykel ve tasvir bulundurmazlar. Katoliklerin aksine Protestan râhipleri evlenebilir. Katoliklerle Ortodokslar İncili Yunanca ve Lâtince okumak zorunda iken Protestanlar İncil'i kendi dillerinde okuyabilmektedirler.
Yayınlanan istatistiklere baktığımızda 2003 yılı itibarı ile Almanyadaki din ve mezheplerle ilgili şöyle bir manzara karşımıza çıkmaktadır;
Protestan Kilisesi üyesi (yaklaşık) : 25,8 milyon kişi
Latin-Katolik Kilisesi üyesi (yaklaşık) :26,2 milyon kişi
Hiç bir dine bağlı olmayan : 20 milyon kişi
Müslüman : 3,3 milyon kişi
Budizm : 210 bin kişi
Yahudi :189 bin kişi
Yehova Şahitleri :166 kişi
Hiç bir dine bağlı olmayanlardan bir kısmının diğer hiristiyanlarla ciddi bir farkları olmadığı halde, Kilise vergisini vermemek için Kilise kayıdlarını sildirdikleri ve hiç bir dine tabi olmayan dinsizler kategorisi içinde yer aldıklarını da bir tarafa not etmekte fayda vardır. 2004 yılı sonunda yapılan bir ankete göre Almanların % 65’i Tanrı’ya inanmaktadır. Tanrı’ya inananların oranı Batı Almanlarda %76, Doğu Almanlarda ise %21’dir. Fakat bu oranlar kiliseye gitme oranlarına yansımamaktadır. Buna göre, 2003 yılında Protestanların sadece %3,9’u, Katoliklerin ise sadece %15,2’si kiliseye gitmiştir [1]. Pazar günleri kiliseler boş kalırken, yılda bir yapılan Noel kutlamaları sırasında ise Kiliseler dolup taşmaktadır.
Almanyada kurumlaşmış din denilince akla iki temel kurum gelmektedir. 1.Almanya Protestan /Evangeliş Kilisesi (Evangelische Kirche in Deutschland)
2. Almanya Roma Katolik Kilisesi (Römisch-Katholische Kirche in Deutschland)
Bu iki kilise de özerk bir yapıya ve hakka sahiptir.
Bu iki Kilisenin Kiliseler dışında Resmi daire hüviyetinde Kilise Konferansı, Yüksek Meclis, Rühaniler Meclisi, Kilise Dairesi/Kurmu gibi üst yönetim organları ve taşra organları bulunmaktadır. Bu kurumların da belli sayıda üyesi ve başkanı bulunmaktadır.
Almanyada kiliselerin özerk oluşlarları, Weimar Cumhuriyeti Anayasasına dayanmaktadır. Weimar Cumhuriyeti (Weimarer Republik) 1919 ile 1933 yılları arasında egemen olmuştur. Alman Monarşisisnin yıkılması ve Hitler dönemi arasında kalan bu dönem, Federal Almanya devlet yapılanması, özgürlükler ve liberal ekonomiye de referans olan bir dönemdir. Weimar Cumhuriyeti Anayasası din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili olarak 136-141 maddelerinde şu ilkeleri benimsemiş idi;
1. Devletin Kilisesi yoktur.
2. Dini örgütlenme özgürlüğü güvence altındadır.
3. Her dini topluluk, içişlerini dilediği gibi düzenleyip yönetebilir.
4. Dini topluluğun vergi toplama hakkı vardır.
5. Dini gruplar, silahlı kuvvetlerde, hastanelerde, cezaevlerinde ve diğer kamu kurumlarında ibadetlerini yerine getirebilirler.
Weimar Anayasası’nın 137. maddesiyle düzenlenen dini özerklik Fedaral Anayasaya da aktarılmıştır. Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası'nın 4. maddesi şöyledir: “Din ve vicdan özgürlüğü ile din ve dünyevi inanç özgürlüğüne dokunulamaz”.
Kiliseler için hayati önemi olan meselelerin başında gelir kaynakları gelmektedir. Almanyada, dünyada nadir bulunan kilise vergisi (Kirchensteuer) adı altında bir vergi alınmaktadır. Bu vergi bizzat devletin maliyesi tarafından ve normal diğer vergiler gibi ama sadece kilise mensuplarından kesilir ve kiliselere aktarılır.
Anayasanın 140. maddesine göre tüzel kişi olan dini cemaatlerin eyalet yasalarının belirlediği nispette vergi alma hakları bulunmaktadır. Dinî topluluklar, eyaletlerin çıkardıkları kilise vergisi yasalarına ve dinî topluluğun kendi cemaatinin yaşadığı bölgeleri için çıkardığı vergi yönetmeliğinin belirlediği ölçülerde vergilendirme hakkını kullanırlar.
Kilise vergisinin belirlenmesinde esas alınan matrah, gelir vergisidir. Bavyera ve
Baden-Württemberg eyaletlerinde bir kiliseye mensup olan kişiler, gelir vergisine ilave olarak %8 kilise vergisi ödemektedirler. Diğer eyaletlerde ise %9 talep edilmektedir. Bu kilise vergileri, kilisenin durumuna göre farklı olmak üzere, kilise gelirlerinin yaklasık %63 ila %80’ini oluşturmaktadırlar. Kilise vergisini ödeme yükümlülüğü ilgili dinî kuruluşa mensup olmaya bağlıdır ve kiliseden resmen ayrılmakla bu yükümlülük ortadan kalkar.
2002 yılında Almanya’da kilise vergilerinden elde edilen gelir 8,4 milyar Euro’ya ulaşmış, bunun 4,1 milyarı Katolik Kilisesine 4,3 milyarı ise Protestan Kilisesine verilmiştir.
Almanyada kiliseler okul öncesinden üniversiteye kadar her aşamada eğitime katılmakta ve okulların bizzat sahibi ve işleticisi durumundadırlar. 23 ayrı kilisenin birleşmesi ile meydana gelen bir federasyon niteliğindeki Almanya Protestan / Evangeliş Kilisesi (EKD) ın 2004 yılı itibarı ile işlettiği okul sayısı: 988, bu okullarda okuyan öğrenci sayısı: 147.382 kişidir. Bu Kilisenin işlettiği okul öncesi kreş, yuva, anaokulu (Kindergarten) ise 61ç000 çalışanı ve 540.000 çğrencisi ile 9.000 civarındadır. Federal Almanya çapındaki okul öncesi eğitimin % 50’sini bu iki Kilise yürütmektedir.[2]. Ayrıca bir çok üniversitede Evangeliş İlahiyat Fakültesi (Evangelisch-theologische Fakultät) bulunmaktadır [2].
Alman Katolik Kilisesi ise eğitimde daha ataktır. 4.000 kişiyi aşkın öğrencisi ve ve 100’den fazla profesörden oluşan akademisyen kadrosu ile kiliseye bağlı ‘Die Katholische Universität Eichstätt’ üniversitesi Almanya Katolik Kilisesine bağlı bir üniversitedir. Bunun yanında bir çok üniversiteye bağlı Katolik İlahiyat Fakültesi (Katholisch-Theologische Fakultät) bulunmaktadır. Bu gün Almanyada yaklaşık 1146 Katolik okulunda 370.000 civarında öğrenci okumaktadır. [3].
Yine Almanyadaki bir çok hastane, klinik ve yaşlılar yurdu da bu iki kilise tarafından işletilmektedir.
Almanyanın diğer bir özelliği de ordunun içinde dini ve psikolojik yardım hizmetini görmek üzere Evangeliş ve Katolik Kiliselerine bağlı iki ayrı askeri piskoposluğun bulunması. Bunlar ordunun içinde birer daire olarak bulunmaktadırlar. Katolik Askeri Bişofluk Dairesi (Katholisches Militärbischofsamtes) ve Evangeliş/Protestan Askeri Bişofluk Dairesi (Das Evangelische Kirchenamt für die Bundeswehr) [4]..
Almanyada resmi din olarak tanınan diğer bir grup da yahudilerdir. Almanya Yahudileri Merkez Konseyi (Der Zentralrat der Juden in Deutschland) adı altında organize olan Almanya yahudilerinin bu federal üst çatı kuruluşu toplam 102 yahudi Cemaatinden oluşan 23 Eyalet Çatı Organizasyonun bir araya gelmesi ile kurulmuştur. Resmi açıklamalarına göre 105.000 üyesi bulunmaktadır. Almanya Yahudileri Merkez Konseyinin 4 ayrı okulu bulunmaktadır.
Berlin: Heinz-Galinski-Schule
Düsseldorf: Yitzhak-Rabin-Schule
München: Sinai-Grundschule
Frankfurt: I. E. Lichtigfeld-Schule
Ayrıca okul öncesi kreşler (Kindergarten), Spor Klüpleri, Yaşlılar için Yurtlar, Gençlik Merkezleri, Mezarlıklar gibi resmen tanınan bir çok kuruma sahiptirler ve kendi okullarında okumayan yahudi çocuklarına Yahudi Din Dersi vermektedirler[5].
Almanya’da her ne kadar resmî bir devlet dini yoksa da, 23 Mayıs 1949 Alman Anayasanın 140’ıncı maddesi 11 Ağustos 1919 tarihli Alman Anayasanın 137’nci maddesine gönderme yaparak, Kiliseyi tanımaktadır. Anayasa bu şekilde Kilisenin medenî hukukun genel hükümlerine uygun olarak hak ve fiil ehliyetine sahip olduğunu kabul etmektedir (1949 Anayasası, m.140 delaletiyle 1919 Anayasası, m.137). Yine aynı şekilde kilise, kamu hukuku tüzel kişisi olarak Anayasa tarafından tanınmaktadır (1949 Anayasası, m.140 delaletiyle 1919 Anayasası m.137). Yine yukarıda izah edildiği gibi, Anayasa, Kiliseye vergi alma yetkisini de tanımaktadır. (1949 Anayasası, m.140 delaletiyle 1919 Anayasası m.137). Yani Almanya’da Kilise, kamu gücü kullanan bir kamu tüzel kişisi, dolayısıyla bir nevi kamu kuruluşu niteliğindedir. Keza, Almanya’da din işleri yle devlet işleri birbirinden ayrı değildir. Kilise kamusal alanda da faaliyet göstermektedir: Anayasaya göre kilise, ordu, hastane, cezaevleri ve diğer kamu kuruluşlarında dinî faaliyette bulunabilmektedir (1949 Anayasası, m.140 delaletiyle 1919 Anayasası m.141). Ayrıca Anayasa, Pazar günlerinin ve dinî bayramların tatil olacağını öngörmektedir (1949 Anayasası, m.140 delaletiyle 1919 Anayasası m.141)[6].
Almanyada kiliselere tanınan kendi kaderlerini tayin hakkını (Kirchliches Selbstbestimmungsrecht) kullanan kiliselerin devletin ‘sosyal devlet’ olma özelliğine ciddi katkıda bulunduğu, aynı zamanda kendi dini değerlerini yaşama ve koruma çabasının da geriye götürmediği gerçeği ortada. Bundan Türkiyedeki laikçiler de ders almalı. Yine Almanyada yaşayan Müslümanlar, Anayasanın bu hakkı sadece kiliselere değil bütün dinlere tanıdığı bilinci içinde olmalı ve bu haklarını kullanma önündeki engellerin kalkması için mücadele etmelidirler.
............................................................
1. http://www.konrad.org.tr/Medya%20tr/07marlies.pdf
2. http://www.ekd.de
3. http://www.katholische-kirche.de
4. http://www.militaerseelsorge.bundeswehr.de
5. http://www.zentralratdjuden.de
6. Kemal Gözler, Türk Anayasa Hukuku, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 2000, s.137-05-153 (www.anayasa.gen.tr/laiklik.htm, 15 Kasım 2005).

Mizan.De

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim