1. YAZARLAR

  2. Abdullah Yıldız

  3. Allah’ın Kerîm ismine inananlar kerim olur
Abdullah Yıldız

Abdullah Yıldız

Yazarın Tüm Yazıları >

Allah’ın Kerîm ismine inananlar kerim olur

A+A-

Allah’ın güzel isimlerinden olan Kerîm ile, onun ismi tafdili olan Ekrem ve ‘ikram sahibi’ anlamına gelen Zü’l-İkrâm; değerli, şerefli, çok nimet veren, iyilik yapan, keremi, nimet ve ihsanı bol, fazilet türlerinin hepsine sahip demektir.

Ramazan ayının bütün bereketi ve rahmeti ile tecelli ettiği şu günlerde, Allah’ın Kerim, Ekrem ve Zü’l-İkram isimlerine iman eden bizler; bu isimleri hayatımıza nasıl yansıtacağımızı düşünmeli ve bunun imkanlarını aramalıyız.

Allah Azze ve Celle’nin bu güzel isimleri; ‘aziz ve kıymetli olmak, cömert olmak, iyi ve ahlaklı olmak, kerem sahibi olmakta üstün gelmek’ anlamlarındaki “Ke-Ru-Me” kökünden türemişlerdir. Kerîm (çğl: kirâm, küremâ’): cömert, kerem sahibi, hoşgörülü, kıymetli, asil, nazik, şerefli, iyi, faydalı, erdemli, bol demektir. Ekrem: ‘Kerîm’ kelimesinin ismi tafdilidir; en büyük kerem sahibi demektir.

Kerîm: Allah’ın sıfatı olarak; yarattıklarına nimet veren, bağışta bulunan, tevbe edenleri affeden, ihsanı bol olan anlamına gelir.

Kerîm ismi Kur’ân’da iki yerde geçer:

“Ey insan! Kerîm olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?” (İnfitar 82/6)

“Kim nankörlük ederse, (bilsin ki) Rabbim Ğanî ve Kerîm olandır.” (Neml 27/40)

“Zü’l-İkrâm” ise; ikram sahibi demektir. Allah, “Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm”dır; yani yarattıklarına, karşılık beklemeksizin nimet veren, fazlı ve ihsanı tam, şerefli ve değerli olandır.

İkram sahibi Rabbimizin kullarına lütuf ve keremde bulunması “ekreme” fiiliyle de ifade edilir:

“Fakat insan; ne zaman Rabbi kendisini imtihan edip de ona bir ikramda bulunsa, ona nimetler verse: ‘Rabbim bana ikramda bulundu(ekreme)’ der.” (Fecr 89/15)

Ayrıca, “kerîm” kavramı Kur’ân’da; ‘şerefli, değerli’ anlamında Cibrîl’in (Tekvîr 81/19), Hz. Muhammed’in (Hâkka 69/40) ve Kur’ân’ın (Vâkı’a 56/77) sıfatı olarak kullanılmıştır. Yine iyi ve bol anlamında bitkilerin (Şu’ara 26/7), rızkın (Enfâl 8/4) ve mükâfatın (Yasin 36/11); değerli anlamında da makamın (Şu’ara 26/58) sıfatı olarak kullanılmıştır.

Ekrem: ‘Kerîm’ kelimesinin ismi tafdili olup Allah’ın kerem sahibi olmada üstünlüğünü ifade eden bu isim bir âyette geçer:

“Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir(Ekrem).” (Alak 96/3)

“Kerîm” ve “Ekrem” olan, “Zü’l-İkram” olan Rabbimiz, bu sıfatlarının gereği olarak, yarattıklarına karşılıksız ve bol bol ikram eder, türlü türlü nimetler verir. Peygamberimiz (s.), “Allah Kerîm’dir, keremi sever.” buyurur (Tirmizi, Edeb, 41.).

Rabbimizin Kerîm sıfatı, biz kullarını da kerem sahibi olmaya teşvik eder. Kur’ân’da “kerîm” bir insan olarak övülen Peygamberimiz (s.), kerem ve cömertlikte tüm insanlık için en güzel bir örnektir.

O halde, Allah’ın kulları ve Hz. Muhammed’in ümmeti olan bizler de; insanlara ikram ve ihsanda bulunmakta çok cömert olmalıyız. Yine, yukarıdaki âyetlerde geçen ikazları dikkate alarak, Kerîm olan Rabbimize karşı asla nankörlükte bulunmamalıyız. Gerçek şu ki, Rabbine karşı nankörlük edenler, insanlara da, nimetlere de nankörlük ederler.

Öyleyse, ikram ve ihsanda bulunmanın en fazla teşvik edildiği şu mübarek Ramazan ayında cömert olmalı, Allah’ın bize rızık olarak verdiklerinden bol bol infak etmeliyiz.

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT