1. YAZARLAR

  2. Mustafa Ünal

  3. Allah Allah!
Mustafa Ünal

Mustafa Ünal

Yazarın Tüm Yazıları >

Allah Allah!

A+A-

MHP lideri Devlet Bahçeli 'Kamuoyuna yansıyan iddialarla ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamaları tatminkâr değildir.' dedi. İddiaların neler olduğunu bilmeyen yok; altında Çetin Doğan'ın imzası bulunan 'Balyoz darbe planı...'.

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, yine sesini yükselterek konuştu, 'Bunlar vicdansızca. Lanetliyorum.' dedi. Tam dört defa 'Allah Allah' çekerek 'Bir ordu, Allah'ın evi camiyi nasıl bombalar?' diye sordu. Kamuoyunun isyanı da buna... 'Cami bombalamak' bir harp oyununda neden ve hangi amaçla yer alır? Birileri bunun cevabını vermeli.

Planın sızmasına veya medyada yayınlanmasına kızmak, çok sert ifadelerle tepki göstermek anlamsız. Öfke ve yumruk yayınlara değil, planı hazırlayanlara yönelmeli.

Anladığım kadarıyla Genelkurmay Başkanı, Balyoz'u tümden reddetmiyor, ihtiyat payı bırakıyor... Ben sözlerinin satır aralarından 'acaba doğru mu?' kuşkusu içinde olduğu izlenimi edindim. Onun için 'İddiaları inceliyoruz. Neticeyi bu hafta açıklarız.' dedi. Gerçeği ortaya çıkarmak kolay, zor olan hakikatin üzerini örtmek...

Yeter ki samimi olunsun... Ve inceleme veya araştırma gerçeği sadece gerçeği bulmak için yapılsın. Seminere katılanların isimleri belli... Hepsi de hayatta. Yayını başlatan Taraf Gazetesi belgeleri paylaşmaya hazır olduğunu ilan etti. Belgeler üzerinden iz sürmek çok kolay.

Bu alanda teknoloji çok gelişti. Uzmanlar belgelerin hangi bilgisayarda, ne zaman yazıldığını kısa sürede öğrenebilir. Ayrıca orijinal belgeler üzerine eklemeler yapıldıysa bunu öğrenmek de kolay. Darbe planının mimarı Çetin Doğan'ın 'Sesler bana ait ama bazı ilaveler yapılmış' iddiası var. Suça veya suçluya belgeler üzerinden de ulaşmak mümkün.

Başbuğ, Milli Mücadele'nin efsane komutanı Kazım Karabekir Paşa'nın 'Yanlış bilgi felaket kaynağıdır. Her işin evvela hakikatini ara ve öğren, sonra münakaşasını istediğin gibi yap.' sözünü hatırlattı. Balyoz'un incelemesini yapanlar da bu sözü rehber edinmeli. Evvela hakikati bulmayı amaçlamalı.

Son dönemde Genelkurmay inandırıcılık sorunu yaşıyor... İnternet sitelerine konulan açıklamalar, sözcüler tarafından kamuoyuna yapılan duyurular tatmin edici olmaktan çok uzak. Örnek mi? Dursun Çiçek imzalı darbe planına kâğıt parçası dendi, aslı ortaya çıktı. Poyrazköy'de bulunan LAW'ların boru olmadığı anlaşıldı. Balyoz incelemesinin akıbeti ıslak imzaya benzememeli. Gerçekten böyle bir plan yoksa bütün bu yazılanlar uydurma ise bu hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tüm açıklığıyla ortaya konulmalı.

Sokaktaki insana şaşkınlık içinde 'Allah Allah' dedirtmemeli. Başbuğ'un büyük harflerle söylediği gibi 'Yanlış bilgi felakettir'. Hele bu incelemenin sonucunda olursa... Daha büyük felaket olur. Erdal İnönü'nün sözünü tekrar hatırlatmak isterim: 'Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır'. Örtmeye çalışmak beyhude.

Genelkurmay Başkanı'nın konuşmasında en çok dikkat çeken cümlelerden biri şu: 'Siz bu ordunun tümünü nasıl itham edersiniz?' Eleştiriler ordunun içinde yanlış yapanlara yönelmeli. TSK yönetiminin de yanlış yapanları ayıklamak gibi bir sorumluluğu yok mu? Bu konuda iyi sınav verildiği söylenemez.

Mahkemelerin suçlu dediğine 'iyi çocuk' muamelesi yapıldı. Yargının peşine düştüğü isimlere pervasızca sahip çıkıldı. Bu durumda kurumun tümden yıpranması kaçınılmaz oldu. Başbuğ hicap duyarak 'Darbeler dönemi kapandı.' dedi. Doğruluğu tartışılır. Cuntalar döneminin kapanmadığı kesin. Söylenenin aksine darbelerden gerekli derslerin çıkarılmadığını, ordu içinde darbe ateşinin sönmediğini sadece 2003 tarihli Balyoz değil, 2009 imzalı Kafes, Albay Dursun Çiçek'in eylem planı gösterdi. 27 Nisan 2007 siyasete darbe girişimi değil miydi?

Bahçeli'ye katılıyorum, Başbuğ'un açıklamaları tatmin edici değildi, umarım Balyoz incelemesinin neticesi tatminkâr olur...

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT