Alkollü içki ve modernlik

01.05.2008 04:53

Şahin Alpay

Bir dostumdan şöyle bir mesaj aldım: "Azizim, gazetelerde Konya'da senin de bulunduğun bir yemekte İsveç'in İstanbul Başkonsolosu'na kırmızı şarabın lokantanın ayrı bir köşesinde gizli saklı verildiği, Profesör Eser Karakaş'a ise rakı verilmediği yazıyor...

Eğer bir şehirde bir 'tek' rakı içilemiyorsa, ben o refahı, modernliği ne yapayım?.. Konya'ya ilk kez 1970'lerin başında gitmiştim. Modernlik açısından Ankara'dan farkı yoktu. Sonra 1980'lerin başında gittiğimde bayağı değişmiş, kapanmış bulmuştum. Şimdi ise doğrusu gitmeye çekiniyorum... Ben 'türban' ile yaşamayı öğreniyorum, ama 'onların' da, bazılarımızın arada bir, bir 'tek' rakı içme özgürlüğünü kabul etmeleri lazım. Bu özgürlüğümün elimden alınmaya başladığını görüyor ve ondan huylanıyorum..."

Yeni açılmış, alkollü içki ruhsatı henüz gelmemiş olan bir restoranda, rakı değil de şarap servisi yapılması olayının bu denli büyük bir ilgi göreceği doğrusu aklıma gelmemişti. Doğrusu ben 17 yıl sonra 36 saatliğine ziyaret ettiğim Konya kentini, son derece bakımlı, gecekondusu olmayan, yepyeni yolları ve binalarıyla, nüfusun neredeyse % 10'unu oluşturan 80 bin üniversite öğrencisiyle, başörtülü ve örtüsüz kadınların kent hayatında gayet görünür bir yere sahip olmasıyla, geçen yıl 100 ülkeye, 1,2 milyar dolarlık ihracat yapan sanayileriyle, istenen malın bulunduğu süpermarketleriyle modern ve etkileyici bulmuştum. Alkollü içki tüketimi bana göre, modernliğin ya da laikliğin bir ölçüsü değildir. Ama elbette ki, demokratik bir ülkede alkollü içki tüketmek isteyenlerin bu imkânı bulabilmeleri, bu konuda yasak olmaması gerekir. Herkes farklı tercihlere saygılı olmalıdır.

Konyalı dost ve yetkililerden aldığım bilgilere göre, Konya'da bütün belediyelerde geçerli olan, okul ve camilerin yakın çevresinde içki satışı yapılamaması ötesinde özel bir yasak, isteyen işletmecilere ruhsat verilmemesi gibi bir kısıtlama yok. En azından basına yansıdığı kadarıyla caydırıcı türden "mahalle baskısı" olayları görülmüş değil. Evet, Konyalıların büyük bölümü dini veya başka nedenlerle alkollü içki kullanmıyor. Bu yüzden alkollü içki servisi yapan restoranlar (50 dolayında) ve satışı yapan dükkanlar sınırlı. Evet, Konya'nın "Türkiye'nin kişi başına en çok alkollü içki tüketilen ili" olduğu iddiası bir efsane. Tahkik edebildiğim kadarıyla Konya'da alkollü içki tüketimi, Türkiye ortalamasının ancak üçte biri dolayında olsa da gerek kentte, gerekse ilçelerinde hayli yaygın. İki milyon nüfuslu Konya ilinde 2007'de sadece bira tüketimi 5 milyon litreye yakın ve Türkiye tüketiminin % 1'i dolayında. Alkollü içkiye talep, gelen turist sayısı arttıkça büyüyebilir; o zaman arz da artabilir.

Alkol tüketimi modernliğin bir ölçüsü olmadığı gibi, modernleşme de herhalde alkollü içki tüketiminin özendirilmesini gerektirmez. Aksine, beden ve zihin sağlığına zarar verdiği için alkollü içkilerin özendirilmemesi modernliğin bir icabı olarak görülebilir. Birçok demokratik ülkede televizyonda içki reklâmına izin verilmemesi bundandır. Aşırı alkollü içki tüketiminin bir sosyal sorun olduğu İsveç'te içki satışı devlet tekelindedir; 18 yaşından küçüklere satılmaz. Modernliği ve laikliği tartışılamayacak başka bir ülke olan ABD'de 1920-33 yılları arasında alkollü içki üretimi ve satışı (sağlığa zarar verdiği, çalışanların verimliliğini engellediği, sosyal sorun doğurduğu gerekçeleriyle) bütün ülke çapında yasaklanmıştı. Söz konusu yasaktan kaçakçılığa ve mafyaya kapı açtığı, suç işlenmesini özendirdiği için vazgeçildi. Ama bugün dahi ABD'nin hemen bütün eyaletlerinde alkollü içki konusunda kısıtlamalar var; kimi belediyelerde tamamen yasak.

Bir "tek" rakı içme özgürlüğünün elinden alınmaya başlamasından huylanan dostuma hatırlatacağım bir husus da, 2001-2006 arasında (yani AKP iktidarı altında) Türkiye'de alkollü içki pazarının 4 milyar dolara yükseldiği, rakı tüketiminde % 10 azalma görüldü ise de, bira tüketiminde % 35, şarap tüketiminde % 75 artış kaydedildiği. (Bkz: Referans, 8 Temmuz 2006)

Zaman gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim