1. YAZARLAR

  2. Murat Aksoy

  3. Aleviler CHP'den koptuğu gün özgürleşecek
Murat Aksoy

Murat Aksoy

Yazarın Tüm Yazıları >

Aleviler CHP'den koptuğu gün özgürleşecek

A+A-

Geçtiğimiz günlerde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin seçim beyannamesini açıkladı. Ertesi gün gazeteler Kılıçdaroğlu'nun seçim beyannamesini şu mealde başlıklarla verdiler; "Alevi ve Kürt açılımı", "İlk defa Alevi ve Kürt dedi". Bu başlıklar beyannamenin bütünü hakkında ne yazık ki, fikir vermiyor. Ama sorulması gereken, haberin neden bu başlıklarla verildiğidir. Beyannamenin bu başlıklarla verilmesinin nedeni bizatihi Kılıçdaroğlu'nun kendisidir.

Kendisi sahip olduğu Alevi ve Kürt kimliklerini sahiplenmeyip; bunları birer "hak" ve "özgürlük" sorununun nesnesi yaptıkça, bu tür manşetler atılmaya devam edecek. Tabi ikincil bir neden de CHP'nin bu sorunlar karşısındaki bugüne kadar ki, apolitik tavrıdır.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun kamusal alanda bu kimliklerine sahip çıkmamasının rasyonel bir nedeni var. Bu neden, Kılıçdaroğlu'nun geldiği noktaya bu kimliklerine rağmen gelmiş olmasıdır. Yani Kılçdaroğlu'nun bulunduğu sosyal konum, sahip olduğu bu iki kimlikten değil, tersine bu kimliklerini inkâr etmesindedir. Kılıçdaroğlu kamusal alanda Alevi ve Kürt değil; laik ve Türk kimliği sayesinde bu konuma gelmiştir.

KILIÇDAROĞLU KİMLİĞİNİ İNKÂR EDİYOR

Kemal Kılıçdaroğlu bu konudaki tutarlılığını aday listelerinde göstermiştir. Ergenekon Davası'ndan tutuklu olanlar, merkez sağdan isimler aday listelerinde seçilebilecek yerlere konulurken, partinin doğal tabanı kabul edilen Aleviler, sosyal demokrat isimler listelerde kendilerine yer bulamamışlardır. Bu tesadüf değil, bir tercihtir. Aleviler Kılıçdaroğlu'nun bu tercihinin yeterince farkında olmadıkları için sorgulayamıyorlar da.

Yapılan bir çok kamuoyu araştırmasında özellikle Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP lideri olmasından sonra Alevilerin partiye desteğinde ciddi artışın olduğun gösteriyor. Üstelik bu, 12 Eylül referandumunda test edildi. Alevilerin kitlesel olarak CHP'ye bu kadar yöneldiği ortamda, listelerde Alevileri görmemeyi nasıl açıklayabiliriz?

Mesela Ali Balkız. Kendisi Alevilerin en büyük örgütü olan Alevi Bektaşi Federasyonu'nun Başkanı idi ve adaylık için istifa etti. Aday yapılmadı. Fevzi Gümüş, Pirsultan Abdal Kültür Dernekleri'nin (PSAKD) Genel Başkanı idi. Ali Yıldırım, Alevilik Araştırmaları Merkezi Başkanı. Yine PSAKD Disiplin Kurulu Başkanı Ali Yılmaz ve Hubyar Eğitim Vakfı Başkanı Hıdır Temel. Bunların hepsi aday oldu ancak listelere giremediler.

Üstelik bu isimlerden bazıları AK Parti tarafından başlatılan Alevi Açılımı'na başından bu yana muhalif olan isimler.

Bu tablo bize, Aleviler ile CHP arasında tek yönlü bir ilginin olduğunu gösteriyor. Yani Alevilerin CHP'ye duyduğu ilgi ne yazık ki partide yeterince karşılık bulabilmiş değil. Bunda Kılıçdaroğlu'nun payı büyük. Çünkü kendi kimliğini kamusal alanda sahip çıkmadığı gibi, bu kimliği ile siyaset yapanlara da belli ki karşı. Tabi bunun iyi bir şey olduğunu söylemeliyim. Alevilerin CHP ilgisinin karşılıksız olması tamamen Alevilerin apolitikliğinden ve siyasetsizliğinden kaynaklanmaktadır. Çünkü ortada Alevilerin Kemal Kılıçdaroğlu'ndan sonra CHP'ye yönelmesini gerektirecek ne somut bir vaat, ne de bir çağrı var. Bu gerçeğe rağmen Alevilerin CHP'ye yönelmesinin tek bir gerekçesi var; AK Parti karşılığını, "laiklik elden gidiyor", "şeriat" ve "asimilasyon" korkusu ile meşrulaştırması. Bu da açık olarak Alevilerin kendini kandırmaktan başka bir şey değil.

Özet olarak CHP, adaylık için başvuran Alevileri aday yapmamakla ilke açısından doğru, siyasi açıdan yanlış bir adım atmıştır. Çünkü bu isimler bir kimlik olarak Alevilik üzerinden siyasete soyunmuş ve ait oldukları yapıların güçlerini arkalarına almaya çalışmışlardır. Adaylıkları bireysel değil, kurumsal olduğu için sorunludur. Ki benzer doğru adımı AK Parti de atmıştır.

CHP ALEVİLER İÇİN YANLIŞ ADRES

Ancak hemen ifade eldim ki CHP, Ergenekoncuları ve eski sağ artıkları da patiye almasa idi hem ilkesel hem de siyasi bir doğru yapmış olurdu. Alevi kurumsal kimlikleri ile başvurular konusunda doğru adım atan CHP, ne yazı ki, bireysel Alevi başvurularını da yeterince değerlendirebilmiş değildir. Sanırım bunda CHP'nin Alevilerin oyu nasıl olsa garanti algısının etkisi vardır.

Bu durum kaçınılmaz olarak Aleviler-siyaset ilişkisini bir kez daha gündeme getiriyor. Alevilerin Cumhuriyetin başından bu yana siyasetle daha doğrusu CHP ile kurdukları patetik ilişkiyi mutlaka gözden geçirmeleri gerekir. Bunun yolu özellikle örgütlü olmayan Alevilerin ve Alevi kimliğini siyasi kimlik aracı değil, bir anlama ve yüzleşme aracı olarak sahiplenenlerin kamusal alanda daha güçlü ses çıkarmalarından geçmektedir. Bu eleştirel bakış CHP'ye mesafe aldığı ölçüde özgürleştirecek ve siyaseten başka bir yolun inşa edilmesinin imkânını yaratacaktır.

Bugün kamusal alanda Alevileri temsil ettiğini söyleyenler Alevileri siyaseten körleştirmekten ve köksüzleştirmekten başka bir şey yapmadılar. Bunun nedeni de Aleviliğin bir kültürel kimlik olarak değil, siyasi bir kimlik olarak bu kurumlar tarafından manipüle edilmesindendir.

Aleviler, bundan sonra kurumlar üzerinden değil, kendi bireysellikleri üzerinden siyasete girmeli ve siyaset yapmalıdırlar. Aleviliğin kimlik olarak muhalif bir damardan gelmesiyle kendini siyasetin solunda konumlandırması doğaldır. Doğal olmayan CHP'yi sol sanmak ve ona kurtarıcı olarak sarılmaktır. Aleviler bu gerçeği keşfettiği gün özgür olacaktır. O günün yakın olması dileğiyle...

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT