1. HABERLER

  2. HABER

  3. Akrabalarımız Ya Öldü Ya Cephede
Akrabalarımız Ya Öldü Ya Cephede

Akrabalarımız Ya Öldü Ya Cephede

Suriyeli muhacirlerin bayram sevinci buruk geçiyor, Ülkelerinden çıkmak zorunda kalan muhacirler, ziyaret edecek akraba dahi bulamıyorlar.

A+A-

Suriyeli muhacirler, bayram sabahını hüzün ve gözyaşıyla karşıladı. Ülkelerinden göç etmiş olmanın üzüntüsü ‘akrabasız, ziyaretsiz bayram’ın burukluğuna karıştı. Muhacir ailelerin duygularına tercüman olan Fatma Hasan, “Sevinme duygumuzu kaybettik. Ne ziyaret edeceğimiz bir akrabamız kaldı ne de şekerini tadacağımız bir dost.” diyor.

Çatışmaların sürdüğü Suriye, buruk bir bayram geçiriyor. Türkiye’ye sığınanlar ise Suriye’deki akrabalarına göre şanslı olsalar da aynı hüznü paylaşıyor. Ramazan Bayramı’nın sevincini yaşayamayan Suriyelilerin duygularına Halep’ten kaçarak Şanlıurfa’ya sığınan Fatma Hasan adeta tercüman oluyor. Ülkelerinden ayrı geçen bu bayram sabahında, ailece oturup ağladıklarını söyleyen Fatma Hasan, her Suriyelinin evinde yas, üzüntü ve gözyaşı olduğunu anlatıyor. Çok yorgun ve zorluklar içinde bir Ramazan geçirdiklerini dile getiren Fatma Hanım, hüzünlü bir ses tonuyla hislerini şöyle aktarıyor: “Suriye’nin her sokağı, her caddesi için ağlıyoruz. Çocuklarımızda sevinç kalmadı. Aylar oldu, sevinme duygularımızı kaybettik. Annem, babam ve kardeşimle Şanlıurfa’ya sığındık. Eski bayramları hatırladıkça ailece oturup ağlıyoruz. Burada ne ziyaret edecek bir akrabamız kaldı ne de bayram şekerini tadacağımız bir dostumuz… Tek tesellimiz, Türk insanının bize sahip çıkması, vefası. Buradaki komşularımız çok iyi. Bizi hayata bağlayan, Türkiye’nin bu misafirperverliği ve muhabbeti.”

Dinlediğimiz her Suriyelinin hüznü, tasası, endişesi ve temennisi Fatma Hasan ile aynı. Herkesin dilinden süzülen cümleler birbirine benziyor. Bayramı bayram yapan akraba ziyaretlerini soruyoruz. Suriyeli sığınmacıların verdiği cevap yürekleri dağlıyor: “Her bayram ziyaret ettiğimiz akrabalarımız şimdi ya mezarda, ya cephede.”

Humuslu Avukat Abdulnasır Ramazan, 17 yıllık eşi ile birlikte Şanlıurfa’ya sığınan bir başka muhacir. 12 yıllık meslek hayatında biriktirdiği mal varlığı ile Suriye’de bir ev yaptıran Ramazan, bir gecede evinin yok edildiğini anlatıyor. Evinin etrafında şiddetli çatışma çıktığını ve yuvasının delik deşik olduğunu vurgulayan Abdulnasır, bu çatışmalar sonucunda bir kuzeninin öldüğünü, birinin kayıp olduğunu söylüyor. Ramazan, “Buraya gelirken sadece elbiselerimizle geldik. Paramız kalmadı. Birkaç yardım geldi. Şimdi eşim ve 5 çocuğumla bodrum katta yaşıyoruz. Çok değerli bir ev sahibimiz var, iki ay bizden kira almadı. İş için çaldığım her kapıdan boş dönüyorum, inşaat işine de razıyım.” şeklinde konuşuyor. Ramazan’ın eşi Kobanili Verid Ahmed ise Türkiye’ye teşekkür ediyor. Hiçbir Arap ülkesinin gösteremediği misafirperverliği Türkiye’nin gösterdiğini hatırlatan Verid, 5 çocuğuna yokluğu anlatamadığını söylüyor ve eşi için iş istiyor. Bayram sevincini sorduğumuz Lizikiyeli Muhammed Fato da şu ifadeleri kullanıyor: “Ziyaret edeceğimiz bir akrabamız yok. Keyfimizi sorarsan keyif kelimesini unuttuk bile.” Suriyeli anne babaların bayram sabahı buruk geçse de Kimse Yok mu Derneği gönüllülerinin dağıttığı oyuncakları alan çocukların yüzü gülüyor. Şanlıurfa’daki Suriyelilerle bayram yapan Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç’in, sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı hediyeleri Suriyeli çocuklara dağıtması, yaşaran gözleri bir nebze olsun güldürdü.

Çocukların oyuncak sevinci

Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, bayram sabahında sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı hediyeleri Suriyeli çocuklara dağıttı. Yardım kuruluşu gönüllülerinin temin ettiği oyuncaklar ve hediyelerle çocuklarının sevinmesi, anne-babaların yüzünü de bir nebze güldürdü.

Zaman

HABERE YORUM KAT