AKP yüzde 50, ya sonra?

06.03.2009 05:43

Serdar Akinan

Saat 11.15'te 200 kişi olan bir meydanı yaklaşık 3 saat sonra on binlere ulaştıran dinamik nedir?
Tarkan konseri? Bedava dağıtılan yemek? Başbakan Erdoğan?
Ayrı ayrı veya tek başına hepsi olabilir ama bir tekinin kesinlikle buna muktedir olduğunu geçenlerde bir mitingde gördüm.
Burada, bir Erdoğan güzellemesine girecek değilim ancak geçen seçimlerde olduğu gibi bu kez de AKP'nin tırmanışını sürdüren oy grafiğini 29 Mart seçimlerinde de devam ettireceğini görüyorum.
Yani yüzde 47 ve üstü...
Türkiye'nin 'Beyaz Türk'leri bu fotoğraf karesi karşısında şaşkınlık, tepki ve çaresizlik içinde...
Görünen o...
Peki, ya AK Türk'ler?
Onlar daha şimdiden muazzam bir zafer sarhoşluğu içinde.
Seçim sonrasına dair bir tez şu idi:
Seçimlerden sonra derinleşen küresel ekonomik krizin etkisini sokaklarda görmeye başlarız. IMF ile anlaşan AKP iktidarı acı reçeteyi kabul eder ve ezilen yığınların farklılığı belli sosyal fayları hareketlendirir.
Bu süreci ne şekillendirir?
Baharın gelmesiyle PKK saldırır... Şehit sayısının tırmanmasıyla milliyetçi damar hareketlenir ve metropollerde aynı ekonomik tablo altında ezilen farklı yapıdaki yığınlar çatışmaya başlar.
Yani, kaos...
Peki, bu tez gerçekleşiyor mu?
Hayır.
Öncelikle AK PARTİ eliti arasında derin bir özgüven gözlemliyorum.
1 Nisan itibarıyla masalarında 'Sivil anayasa' var.
Kürt meselesinde Erbil, Washington ve Ankara arasındaki mutabakatın PKK'nın eylemselliğini budayacağını öngörüyorlar.
Körfez sermayesinin 15-20 milyar dolar civarında derhal Türkiye'ye akacağını ve bu paranın da ellerini rahatlatacağını düşünüyorlar.
Doğan Grubu'nun ve elbette büyük sermayenin temel bazı aktörlerinin çok canını sıkmaya muktedir olduklarını da hissediyorum. Yani muhalefet iyice susacak ve can sıkmayacak.
Tüm bu resmin dağınık gibi duran parçalarını bir araya koyunca sermaye ve medya açısından, asker ve sivil bürokrasi açısından, nisan sonrası, bir büyük uzlaşıya doğru uzanılabileceğinin güçlü sinyallerini alıyorum.
Ne olabilir?
AKP, yüzde 50 sınırına eksi artı iki yaklaşırsa, tasarımı, büyük ve tehlikeli bir özgüvenle, baştan yapacağı düşüncesindeyim.
Kürt meselesinde ve Ermenistan konusunda pozisyon çok açıktır.
Direnir gözüken Doğan Grubu ya dönüşür ya tasfiye olur...
PKK, 'silah bırakıyor' fotoğrafını verebilir...  
Son olarak, neden 'tehlikeli özgüven' vurgusu yaptığımı açayım...
Burada 'dönüşecek' olan aktörler bu projeye ne kadar teslim olur, küresel krizin boyutları ne kadar öngörülebilir ve nihayetinde AKP kadroları Yahudi ağırlıklı yeni Washington'a ne kadar güvenebilir bilemiyorum.
Dolayısıyla yüzde 50'leri ben de görüyorum ve fakat yarattığı havanın bir sarhoşluk etkisini şimdiden hissederek, bunu, başta AKP kadroları; Türkiye açısından çok tehlikeli buluyorum.

AKŞAM

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim