AKP üçüncü kez kazanabilir mi?

27.10.2009 01:06

Şahin Alpay

Anayasa Komisyonu bundan sonraki genel seçimlerin 17 Temmuz 2011'de yapılmasına karar verdi.

Hükümet sözcüleri şimdiden 2011 ilkbaharında erken seçim olasılığından söz ediyorlar. Sorulmaya başlayan soru şu: Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 2002 ve 2007'den sonra 2011'de de kazanabilir, yine tek başına iktidar olabilir mi?

Bu soruyu sorduran nedenlerin başında, geçen Mart ayında yapılan yerel seçimlerde oy oranının % 47'den 39'a inmiş olmasından ziyade, ekonomide bu yıl % 6'lık küçülme ve kentlerde % 16'ya tırmanan işsizlik ortamında AKP hükümetinin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirme girişimi ve "Kürt açılımı"nın sonuçları nasıl etkileyebileceği geliyor. Evet, bir buçuk yıl Türkiye için çok uzun bir vadedir ve arada çok şey değişebilir. Yine de bazı tahminlerde bulunmak mümkün.

Bütün seçimleri olduğu gibi önümüzdeki seçimleri etkileyecek en önemli etkenin ekonomi olduğunu varsayabiliriz. 2010'da % 4'e yakın bir büyüme, buna bağlı olarak işsizlik oranında hissedilir azalma beklenmekte. Bu öngörülerin gerçekleşmesi halinde, AKP'nin ekonomik krizin giderek daha ağırlaştığı bir sırada elde ettiği % 39'luk oy oranının daha da gerilemesini beklemek gerçekçi olmaz.

Ermenistan ile normalleşme hamlesinin geleceği belirsiz. CHP ve MHP, her şeye karşı çıktıkları gibi buna da karşı çıkıyor; imzalanan protokollerle gerek Türkiye gerekse yakın dost Azerbaycan'ın çıkarlarının ihlal edildiğini iddia ediyor. Normalleşmede ilerleme sağlanamazsa, bunun daha önce AKP'ye oy veren seçmenlerin muhalefete kaymasına yol açması uzak bir olasılık. Ama normalleşme süreci Ermenistan ile sınırların açılmasıyla, hele Ermenistan'ın işgal altında tuttuğu Azerbaycan topraklarından çekilmeye başlamasıyla sonuçlanacak olursa, AKP'nin yeni oylar kazanması olası. Son bir yıldır hükümetle devletin PKK'nın silah bırakmasını sağlamak için eşgüdümlü bir çalışma içinde oldukları anlaşılıyor. Hükümetin DTP ile, MİT'in örtülü bir şekilde İmralı'da hükümlü Öcalan ve Kandil dağındaki PKK ile yürüttüğü görüşmelerin, Dışişleri'nin gelecek yıl Irak'tan çekilecek ABD'nin yanısıra, Irak Kürdistan Bölge Yönetimi ve Bağdat, Şam ve Tahran'la yaptığı temasların bu çabanın birer parçası olduğu muhakkak.

Geçen hafta bu çabaların ilk ürünleri görüldü. CHP ve MHP sözcüleri, gelenlerin teslim olduktan sonra serbest bırakılmalarını hükümetin PKK'ya teslim olması şeklinde yorumladığı gibi, karşılanışlarında yapılan kitle gösterilerini de PKK'nın zafer kutlamaları olarak niteledi. Gerek Cumhurbaşkanı, gerekse Başbakan gösterilerin tekrarlanması halinde sürecin kesileceği uyarısında bulundular. Ama Başbakan sürecin devamında kararlı olduğunu da yineledi. Ağır basan beklenti, sürecin devam etmesi; çatışmaların durması, PKK'nın silah bırakmasına paralel olarak, hükümetin önce idari kararlarla, sonra yasa ve nihayet anayasa değişiklikleriyle Kürtlerin kültürel ve siyasi haklarını genişleten adımlar atması; böylelikle Türkiye'nin 25 yıllık iç çatışmayı geride bırakması. CHP ve MHP, her zaman yaptıkları gibi, sert muhalefet yaparak, korkuları körükleyerek oy toplamaya çalışabilir. Çatışmadan rant elde eden çevreler süreci baltalamak için provokasyonlara başvurabilir. Dolayısıyla "açılım"ın geleceği belirsiz. İşler kötüye giderse, AKP hayli oy kaybedebilir. Ne var ki süreç, başarılı olabilir: Çünkü gerek Türkiye, gerekse Irak Kürtleri şiddetin devamına destek vermiyor, barışçı çözümden umutlu. Süreç en azından çatışmaların durmasıyla sonuçlanacak olursa, AKP iktidarının gerek Kürt bölgesinde gerekse ülkenin geri kalanında oy artışı sağlaması muhtemel.

Netice olarak AKP iktidarının "açılım"larının hem Türkiye'yi zincirlerinden kurtarması, hem de AKP'ye bir üçüncü seçim kazandırması olasılığının ağır bastığını söyleyebilirim. Tabii ki demokrasinin yerleşmesi yolunda ilerlediğimiz; Ergenekon davası ve "AKP ve Gülen'i Bitirme Planı"nın ifşasından sonra, askeri ve yargısal darbe girişimlerinin sonunun geldiği varsayımıyla....

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim